Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"içi" içeren Türkçe örnek cümleler

içi kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Hafta içi her zaman meşguldür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom çevrim içi aradığı bilgiyi buldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom çevrim içi olmakta zorlanıyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun ceketinin içi kürktür.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, hafta içi her zaman meşguldür.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, bu bölgeyi avucunun içi gibi bilir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hafta içi beyaz gömlek giyerim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Aile içi şiddetin kaynağı sizce eğitimsizlik mi?
Translate from Türkçe to İngilizce

Evin içi hoş ve ılıktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Piknik içi tarih kararlaştıralım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şehir içi otobüsler nereden kalkar?
Translate from Türkçe to İngilizce

Bana çevrim içi mesaj yaz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kulak içi cihazlar faydalı mı?
Translate from Türkçe to İngilizce

İşitme kaybında kulak içi cihazlar işe yarar mı?
Translate from Türkçe to İngilizce

Sence hafta içi olaylar karşısındaki tutumum ne olacak?
Translate from Türkçe to İngilizce

Ken'in dükkanındaki kocaman içi doldurulmuş ayıyı almak istedim ama satılık değildi.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, modern İngiliz edebiyatını avucunun içi gibi biliyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, modern İngiliz edebiyatını avucunun içi gibi bilir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu bölgeyi avucumun içi gibi biliyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hafta içi günleri : Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe ve Cuma'dır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu kutunun dışı yeşildir ama içi kırmızıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gömleğinin içi dışına dönmüş.
Translate from Türkçe to İngilizce

Her hafta içi okula giderim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hafta içi bir gün.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom her zaman çevrim içi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kulübün içi gerçekten gürültülüydü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onur olmadan, zaferin içi boştur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mağaranın içi zifiri karanlık.
Translate from Türkçe to İngilizce

Madenin içi çok karanlıktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

New York'u avucumun içi gibi bilirim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bu alanı avucunun içi gibi biliyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tanıdığım en sosyal insanlardan bazılarının hem çevrim içi hem de çevrim dışı arkadaşları var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sanırım çevrim içi tanışma güvenli değil.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çevrim içi alımlar son bir yılda yüzde on beş arttı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Benim banka ekstresi artık posta ile gelmiyor, ona ancak çevrim içi ulaşılabilir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bütün bir gün seni çevrim içi görmemem neredeyse beni korkuttu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bazen aile içi anlaşmazlıklar kuşaktan kuşağa geçer.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dün onun çevrim içi bulduğum bir postasını okudum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Öğretim videolar birçok çevrim içi derslerin önemli bir bileşenidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hafta içi akşamları dışarı çıkmam.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kitabın içi toz dolmuştu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un içi dışı birdir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un içi dışı bir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu çevrim içi ankete katılmak için size bazı kişisel bilgiler sorabiliriz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Evin içi ılık.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun içi dışı bir değil.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom hâlâ çevrim içi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Senin içi uyuma zamanı.

Ürünlerini çevrim içi satmaya çalışmalısın.

Senin içi aldığıma bak.

Tom aile içi istismar konusunda uzmandı.

Kül tablasını boşalt, içi izmarit dolu.

Saat kulelerinin içi çeşit çeşit zamazingoyla doludur.

Ben bir çevrim içi müzik mağazasında Debussy'nin "Clair de Lune" parçasının bir mp3 kopyasını aldım.

Tom çok içi dışı bir.

O, Almanya'yı avucunun içi gibi bilir.

Tom çok samimi ve içi dışı bir.

Binanın içi ve dışı çürümüş.

Odanın içi çok karanlıktı.

Çadırın içi sıcaktı.

O, sabah 9 akşam 5, hafta içi her gün çalışır.

Bu havayolunun uçak içi yemeğini beğeniyorum.

Sınıfınız için çevrim içi kayıt olmanıza yardım edeceğim.

Şirket yurt içi satışlarındaki bir gerilemeyi telafi etmek için ihracat pazarlarına yöneliyor.

Ben iş yerindeyken Tom hafta içi yardım ediyordu.

Tom'un evinin içi zevkle dekore edilmiştir.

Tom'un evinin içi soğuk günlerde bile sıcaktır.

Sami aile içi şiddet nedeniyle altı kez tutuklandı.

Sami ev içi şiddet nedeniyle altı kez tutuklandı.

Tom bu şehri avucunun içi gibi bilir.

Ali'nin transferinden takım içi dengeleri bozabileceği için vazgeçildi.

Otobüsün içi çok sıcaktı.

Dışı seni, içi beni yakar.

Tom içi boş mesajlarıyla bilinen biridir.

Tom bu bölgeyi avucunun içi gibi bilir.

Çevrim içi olamadım.

Ali köfte için ekmek içi çıkardı.

Ali'nin içi içini yiyordu.

Ali'nin içi gidiyordu.

Ali içi boş biri.

Ali'nin içi içini kemiriyordu.

Bahse girerim evin içi darmadağındır.

Evin içi şöyle böyle ancak bir bahçesi var ki inanamazsın.

Evin içi soğuk.

Boston'u avucumun içi gibi biliyorum.

Aile içi şiddet ciddi bir sorundur.

O pastaya içi gidiyor.

Yıllarca sağlık alanında yaptığımız yatırımları eleştirenlerin ne kadar içi boş siyaset yaptıkları son 2,5 aydır yaşananlarla ortaya çıkmıştır.

Suskun insanın içi mana kuyusudur.

Donald Trump'ın içi dışı birliği hoşuma gidiyor.

Günümüzde çoğu yiyeceğin içi kimyasal maddelerle dolu.

Bu kullanıcı iki yıldır çevrim içi olmamış.

Travnik'teki evin içi.

Cevizin içi boş çıktı.

Bu boynuz, aslında bir diştir ve içi sinir hücreleriyle doludur.

Ona çıkma teklif etmelisin. Sana içi gittiğine adım gibi eminim.

Kafamın içi şehir statüsü alabilecek kadar kalabalık.

Bu aile içi bir mesele.

Ali'nin içi çıfıt çarşısı gibidir.

Börekler açık ve kapalı olarak yapılır. Açık olanlarda üstte börek içi bulunur, kapalı olanlarda ise üst kısım hamur ile kapatılmıştır.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce