japon kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Go büyük ihtimalle benim ülkemdeki en popüler Japon oyunu olsa da o bile bazı üniversite öğrencileri dışında pek bilinmiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun kız arkadaşı Japon.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çinli misin yoksa Japon musun?
Translate from Türkçe to İngilizce
Ailenizin bir Japon arabasına sahip olmasına şaşırdım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Uzaylı öğretmeniyle evlenen sıradan bir Japon okul çocuğu hakkındaki bir anime. Japonya'da böyle şeyler olur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu otel Japon bir mimar tarafından tasarlanmış.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çoğu Japon, suyu musluktan içer.
Translate from Türkçe to İngilizce
Japon musun?
Translate from Türkçe to İngilizce
Japon yemeklerini sever misin?
Translate from Türkçe to İngilizce
Sen Çinli misin yoksa Japon musun?
Translate from Türkçe to İngilizce
Sen bir Japon öğrenci misin?
Translate from Türkçe to İngilizce
Siz bir Japon öğrenci misiniz?
Translate from Türkçe to İngilizce
Japon ekonomisi geçen yıl %4 büyüdü.
Translate from Türkçe to İngilizce
8.8 büyüklüğündeki büyük deprem bugün Japon adalarını vurdu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Jane'nin iyi İngilizce konuşan Japon bir arkadaşı var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Malezya'daki gençler, Koreli ve Japon ünlüleri çok seviyorlar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yetişkin Japon erkeklerinin yüzde altmışı düzenli olarak alkollü içecek içerler.
Translate from Türkçe to İngilizce
Japon öğrencilerin genel kültür bilgisinden etkilendim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Japon kadınları bebeklerini sırtlarında taşırlar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Japon Diş Hekimleri Birliği sorunu Japon Diş Hekimleri Birliğinden LDP ye ait olan Diyet üyelerine yapılan gizli bağışlarla ilgili bir olaydır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hiç Japon birası var mı?
Translate from Türkçe to İngilizce
Pul koleksiyonum yok ama onu davet etmek için bahane olarak kullanabileceğim Japon kartpostal koleksiyonum var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Magdalena, Łódź Japon Okulunda okuyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Japon lise öğrencileri yılda 35 hafta okula gider.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu Japon arabasına bak.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, Japon değildir.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, bir Japon otomobiline sahiptir.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, Japon kültürünün takdir eder.
Translate from Türkçe to İngilizce
O bir Japon edebiyatı öğrencisidir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yurt dışına çıkan Japon sayısı yıldan yıla artmaktadır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yurt dışındaki Japon turistler çok para harcarlar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Benim Japon öğretmenim fiil çekimlerini hatırlamamıza yardımcı olan bir şarkı kullanırdı. Hiç kimse gerçekten birlikte söylemezdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
O Japon diniyle ilgili iyi bir bilgiye sahiptir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Futbol Japon öğrenciler arasında çok popüler.
Translate from Türkçe to İngilizce
Nasıl oluyor da Japon tarihi hakkında o kadar çok şey biliyorsun?
Translate from Türkçe to İngilizce
O bir Japon kimonosunun içinde kesinlikle güzel görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Takeshima Günü belirleyerek, daha fazla Japon halkının Takeshima adaları hakkında bilgi öğreneceği umulmaktadır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yeterlilik Belgeni aldıktan sonra, lütfen Londra'daki Japon Büyükelçiliği'ne gel.
Translate from Türkçe to İngilizce
Şu ana kadar tattığım ilk Japon yemeği buydu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Japonya'da yaşayan insanlar Japon ülkesi anayasasına göre hareket etmelidir.
Japon shogi satranca karşılık gelir.
Onlar Japon sumo güreşçileridir.
Japon olanları bir yana bırak, onun çok sayıda yabancı pulları var.
Hiç Japon biran var mı?
Japon olduğumu bilmiyorlar.
O, Japon olduğumu bilmiyor.
Japon flütleri çoğunlukla bambu kamışından yapılır, fakat son zamanlarda bazı ağaç olanları ortaya çıkmıştır.
O tipik bir Japon insanı.
Her nasılsa, Japon lisem hakkında en fazla fark ettiğim şey öğrenciler tarafından öğretmenlerine gösterilen büyük saygıydı.
Bir Japon insanı böyle bir şeyi asla yapmazdı.
Japon tarihi üzerine kitaplar okumak istiyorum.
Japon tarihi çalışıyorum.
Japon yemeğini severim.
Benim abim yaklaşık 12 yaşındayken Japon halk şarkılarına ilgi duymaya başladı.
O, Japon giysilerin içinde daha iyi görünüyor.
Yeni Yıl Günü birçok Japon ibadet etmek için türbeye giderler.
Güçlü yenin Japon ekonomisine etkisi çok ciddi oldu.
Japon folklöründe, bakenekolar büyülü güçleri olan kedilerdir.
Paris Japon kızları için büyük bir cazibeye sahiptir.
Japon ekonomisinin büyüme hızı bu yıl % 0.7'yi geçecek.
Japon edebiyatını ona tanıtmaya çalışmanın bir faydası yok.
Manila, Japon askerlerine düştü.
Japon güçleri Birmanya'ya yürüdü.
Bankalar Japon-Amerikalılara borç para vermeyi reddetti.
Japon askeri güçleri durdurmak için çok güçlü görünüyordu.
İlk kez, Japon Deniz Kuvvetleri yenilmişti.
Birçok Amerikalı, Japon işgali hakkında kızgındı.
Japon ve Amerikan güçleri hâlâ acımasızca mücadele ediyorlardı.
Fakir Japon göçmenler düşük ücretle çalışmaya istekliydiler.
Müttefik askeri liderler Japon planını yenmek için bir yol buldu.
O yılın yaz aylarında daha fazla Japon askeri Çin'e hareket etti.
Geçen temmuz ayınd bir Japon Lisesine devam ettiğimde, gördüklerimden etkilendim.
Tom Japon yemeklerini seviyor gibi görünüyor.
Tom Japon yiyeceğini çok seviyor.
Nehir Japon Denizi'ne akar.
Tom Japon yiyeceğini sevmiyor.
Tom dün ilk kez Japon-usulü bir kahvaltı yedi.
Yeni evli Japon erkek niçin karısı hakkında kötü bir şey söyledi?
Bu Japon öğrenciler arasında yaygın bir hatadır.
Bu Japon nezaketi ve Amerikan nezaketi arasındaki farktan kaynaklanmaktadır..
Jane, İngilizceyi iyi konuşan Japon bir arkadaşa sahiptir.
Jane İngilizceyi iyi konuşan bir Japon arkadaşa sahiptir.
John Japon tarihi üzerine bir kitap arıyor.
Ken, birçok Japon şarkılarını ezbere öğrendi.
Tina kısa sürede Japon yemeklerine alıştı.
Wendy her zaman Japon festivalleriyle ilgilenmiyordu.
Bayan Yamada büyüleyici Japon masalını düz Japoncaya çevirdi.
Tom bir Japon vatandaşı oldu.
O Japon mu?
Onlar Japon mu?
Sen Japon değilsin.
O bir Japon çocuk.
Bu bir Japon oyuncak bebeği.
O tipik bir Japon.
Japon satrancı oynamaya düşkünüm.
Onlar Japon mu Çinli mi?
Susie Japon müziğini seviyor.
Bir Japon vatandaşı mısınız?
Japon olduğunuzu düşünmüştüm.
Tom bir Japon vatandaşı değil.