Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"kötü" içeren Türkçe örnek cümleler

kötü kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

O kadar kötü birisi ki kimse ondan hoşlanmaz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bugün hava kötü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kötü mü?
Translate from Türkçe to İngilizce

Kötü bir karın ağrım var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sigara içmek kötü bir alışkanlıktır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sigara içmek kötü bir bağımlılıktır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kendi görüşüme göre, Twitter kuşu dünyamızdaki en kötü kuştur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun görme yeteneği kötü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun görme kabiliyeti kötü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kötü bir baş ağrım var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sen kötü bir çocuksun.
Translate from Türkçe to İngilizce

Diğerleri hakkında kötü şeyler söyleme.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sen kötü bir insansın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom, Fransızcayı İngilizceden daha kötü konuşur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bugün hava dünkünden daha kötü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dekorasyon kötü değil.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu ev yakında, iki yatak odası ve bir oturma odası var, ve dekorasyonu kötü değil; ayda 1500.
Translate from Türkçe to İngilizce

Eski ev kötü bir şekildeydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, kötü bir ruh hali içerisinde olması dolayısıyla seninle konuşmayı reddedebilir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kötü hava nedeniyle, şehir gezisi düşünceleri terk edildi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Binlerce insan Bhopal Gaz Trajedisi'nde hayatlarını kaybetti ve bugün bile yüzlerce, hatta binlerce insan hâlâ zehirli gazın kötü etkilerinden muzdariptir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Etin tadı kötü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Adet dönemimde kötü kramplarım oluyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kendini kötü mü hissediyorsun?
Translate from Türkçe to İngilizce

O, kötü bir yoldadır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sansar kötü kokusuyla bilinir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sırtımda kötü bir ağrı var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben ona biraz nasihat vermeye çalıştım fakat o bana şiddetle kötü davrandı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Birçok asker savaşta kötü yaralardan acı çekti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şu çocuklar kötü sözler kullanırlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Herkes Japonya'da artık asla kötü bir şey olmayacağını umuyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Birisi kötü kelimeler söylememeli.
Translate from Türkçe to İngilizce

Jose kendini kötü karakterli bir kişi olarak gösterdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Eurovision'un en kötü şarkısı birinci, en iyi şarkısı sondan ikinci oldu. Ne saçmalık!
Translate from Türkçe to İngilizce

İpucuyla kötü olmayın.
Translate from Türkçe to İngilizce

İster iyi olsun ister kötü olsun hayatı kabul etmeliyiz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ne kötü haber!
Translate from Türkçe to İngilizce

TV'nin çocuklar için kötü olduğunu düşünüyor musun?
Translate from Türkçe to İngilizce

Televizyonun çocuklar için kötü olduğunu düşünüyor musun?
Translate from Türkçe to İngilizce

Kötü bir çocuk olma.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kendimi kötü hissettim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kötü hissettim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ne kötü bir kız!
Translate from Türkçe to İngilizce

Güçsüz bir prens olan Eric Danimarkalılar arasında büyük hoşnutsuzluğa sebep olan kötü bir para sistemi çıkardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dün çok yedim ve şimdi kötü hissediyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hamam böceklerini yeme kötü bir fikir midir?
Translate from Türkçe to İngilizce

Karaciğer yemek sizin için kötü mü?

O kötü bir sürücü.

Kötü hasat büyük gıda sıkıntısına neden oldu.

Dün çok fazla yedim ve şimdi kendimi kötü hissediyorum.

Benim kötü bir şaşılığım var.

Kullanılmış araba satıcıları kötü üne sahip bir güruhtur.

Derhal doktoru çağır, yoksa hasta daha kötü olabilir.

Derhal doktoru çağır, yoksa hasta daha kötü olacak.

Onu kötü isimlerle isimlendirdi.

" Çamaşır makineni nasıl buluyorsun?" " O kadar kötü değil."

Annem kötü bir soğuk algınlığından dolayı hasta.

Hastalığından sonra onun sağlığı hâlâ kötü.

O kötü sağlık gerekçesiyle istifa etti.

Ben onun kötü sağlığı hakkında endişe duyuyorum.

Teyzeciğim kötü hissediyor.

Bir kurnaz avcı, Christopher Columbus bir zamanlar kırmızı bir başlık giydi ve ormana gitti. Şüphesiz, o büyük kötü kurdu cezbetti, onu yakaladı, ve bağıran kurdu gemisine geri götürdü.

Tom yorgun ve kötü bir ruh hali içindeydi.

Kötü havadan dolayı şehrin görülmeye değer yerlerini görme fikrinden vazgeçtim.

Kötü hava törene zarar verdi.

Kötü bir soğuk algınlığı ülke genelinde hüküm sürüyor.

Bir zamanlar İngiltere'de kötü bir kral vardı.

Ben kötü bir soğuk algınlığı çekiyorum.

Onun öğrencileri onun arkasından onun hakkında kötü konuşuyor.

O seninle konuşmayı reddedebilir çünkü o çok kötü bir ruh hali içinde.

Su yokluğu nedeniyle kötü hasat hasat yaptık.

Sadece başka biri kötü bir şey yaptığı için kötü bir şey yapmanız hak değildir.

Kuzeyde kötü hava var.

Gözlerin kötü mü?

Pirinç hasatı bu yıl kötü.

Biz ona çok kötü davranırsak, haksızlık olur.

"Nasılsın?" " Çok kötü değil."

Kötü hava pikniği iptal etmemiz için bizi zorladı.

Kötü hava balık tutmaya gitmemi engelledi.

Kötü hava yüzünden, o gelemedi.

Futbol oyunu kötü hava yüzünden ertelenmişti.

Arabada sorun yok, sadece sen kötü bir sürücüsün.

Oh! Bu çok kötü.

Neşelen! İşler düşündüğünüz kadar kötü değil.

Benim kötü bir sert ensem var.

Bir çalışma ile ulaşılan sonuç "ayaklarının pis koktuğunu düşünen insanların kötü kokan ayakları vardır; ayaklarının kötü kokmadığını düşünen insanların yoktur."

Her zamankinden daha kötü yağmur yağıyor.

Kötü bir alışkanlıktan kurtulmak kolay değildir.

Kötü alışkanlıklara düşmek kolaydır.

Kötü niyetli dedikodular orman yangını gibi yayılır.Sanırım kötü haber tez yayılır demelerinin nedeni budur.

Yani, kötü haber tez yayılırmış, derler.

Onun yaptığında hiçbir kötü niyet yoktu.

"Kötü bir öğretmene sahip olmak sizi rahatsız ediyor olmalı." "Ben de aptalım. Öyleyse, tamam. "

O kötü bir ruh hali içinde.

O kötü bir ruh hali içinde, bu onun için nadirdi.

O kötü bir tavşandı.

Kötü bir gün için tedarikli olmalısın.

O kötü bir gün için kendini sigortalattı.

Kötü bir gün için tasarruf yapın.

Kötü bir gün için her zaman para biriktirmelisin.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce