kısmı kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Tom günün daha iyi bir kısmı boyunca rapor üzerinde çalıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dağın üst kısmı karla kaplıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun hikayesinin bir kısmı doğrudur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un söylediğinin bir kısmı gerçekti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Paranın bir kısmı çalındı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Altı çizili kısmı tercüme et.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu arazinin bir kısmı benim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu bıçağı al ve üst kısmı kes.
Translate from Türkçe to İngilizce
O filmin favori kısmı nedir?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tavuğun en sevdiğin kısmı hangisi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Arazinin bu kısmı üvey anneme aittir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Herhangi bir ülkedeki suçun büyük kısmı 10' lu 20' li yaşlardaki genç erkekler tarafından işlenmektedir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Büyük bir şehrin cazibesinin bir kısmı onun binalarının mimarisinde görülebilen stillerin çeşitliliğine bağlıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hikayenin en üzücü kısmı söylenilmek için kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hokkaido kısmı hâlâ doğal durumunda duruyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun buluşlarının büyük bir kısmı tarihe bilinmeyen olarak kalacağı tahmin edilmektedir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hangi kısmı anlamadın?
Translate from Türkçe to İngilizce
Hangi kısmı anlamadınız?
Translate from Türkçe to İngilizce
Kapa çeneni! En iyi kısmı kaçıracağız.
Translate from Türkçe to İngilizce
En iyi kısmı kaçırdın.
Translate from Türkçe to İngilizce
En iyi kısmı kaçırdınız.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gecenin büyük kısmı uyanıktım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bizler dijital bir çağda yaşıyoruz ve istediğimiz her bilginin de bize bir yerlerde, yazılı olarak bir kitap, kütüphane ya da bir veritabanı aracılığıyla erişilebilir olduğunu düşünmükten zevk alıyoruz. Ne var ki bu gerçek olmaktan uzak bir durum; dillerin büyük bir kısmı hiçbir zaman ne yazıldı ne de kayıt altına alındı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Öyle görünüyor ki, insanlığın zengin kısmı, fakir kısmın problemlerini çok umursamıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yolun en zor kısmı önümüzde.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hayatının geriye kalan kısmı için sadece burada saklanamazsın.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu, filmin en sevdiğim kısmı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sanırım bu, filmin en iyi kısmı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom hayatının geriye kalan kısmı için hapse gidiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hayatta kalanların bir kısmı da kaçmayı başarmıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sana daha en iyi kısmı anlatmadım bile.
Translate from Türkçe to İngilizce
En zor kısmı hâlâ yapılacak.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu elmaların bir kısmı çürük.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kütüphanenin bu kısmı halka kapalıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Evin bu kısmı, sabah güneşini alır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dil öğrenmenin en zor kısmı kelime bilgisini ezberlemektir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom ve Mary hayatlarının geriye kalan kısmı boyunca birlikte yaşamayı planlıyorlar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Duvarın iç kısmı beyaz, dış kısmı ise yeşil renkte.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bilgilerin bir kısmı çok önemlidir.
Translate from Türkçe to İngilizce
O aynı zamanda gölün en derin kısmı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Paramın bir kısmı çalındı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dil öğrenmenin en zor kısmı kelimeleri hatırlamaktır.
İşin zor kısmı bu.
Son kısmı daha net izah edebilir misiniz?
Ceketin dirsek kısmı aşınıyor.
Adanın bir kısmı çok büyük dalgalar tarafından tahrip edildi.
Binanın sadece bir kısmı deprem tarafından tahrip olmuştur.
Bu konuşmanın en önemli kısmı bütün haberlerde tekrar edildi.
Dersin ikinci kısmı birinci kısmından daha zor ama üçüncü kısım en zordur.
Köprünün sadece bir kısmı yıkıldı.
Yolun sadece bir kısmı kapalıydı.
Bu zor kısmı.
Kar hakkındaki kısmı hariç, sizinle aynı düşüncedeyim.
Paranın büyük bir kısmı harcandı.
Ben zor kısmı zaten yaptım.
Bilmecenin sonraki kısmı nedir?
En zor kısmı zaten bitti .
O en kötü kısmı.
Telefon ve laptop bataryalarında kullanılan kobaltın bir kısmı Kongo'da elle aranarak bulunur.
Bu sadece buz dağının görünen kısmı mı?
Bu kısmı beğeniyorum.
O eğlence kısmı.
Kasabanın bu kısmı ne kadar güvenlidir?
Bu paranın bir kısmı Tom'dan geldi.
Derin okyanusun sadece küçük bir kısmı araştırıldı.
Afrika'nın birçok kısmı Avrupa ülkeleri tarafından sömürgeleştirildi.
Okyanusun en derin kısmı Challenger Deep olarak adlandırılır ve Mariana Çukurunun güney ucunda batı Pasifik Okyanusu'nun altında yer alır.
Okyanus sularının en az yüzde 15'i yılın bir kısmı deniz buzu ile kaplıdır.
İşin zor kısmı burası.
Bu kısmı anlamıyorum.
Bu kısmı gerçekten anlamıyorum.
Zor kısmı çoktan yaptın.
Şehrin bu kısmı çok tehlikelidir.
Dün gece fırtınada çatımızın bir kısmı havaya savruldu.
İşte bu kısmı pek anlamadım.
Buzdağının sadece görünen kısmı.
En kötü kısmı atlattın.
Bu senin yeni romanının bir kısmı mı? Ne zaman kitapçılarda görünecek?
Dil öğrenmenin en zor kısmı kelimeleri ezbere bilmektir.
Bu bölgedeki çiftçilerin büyük kısmı pirinç yetiştirir.
Çok fazla yiyecek getirmişti, bu yüzden bir kısmı arttı.
Yolculuğun en sevdiğin kısmı neydi?
''Romantik akşam yemeği'' sözcük öbeğinin ''Romantik'' kısmı daha çok kadınlara hitap ediyor iken, erkekler için önem arz eden ''Akşam yemeği'' olmaktadır.
Turistlerin büyük kısmı Kosova'dan geliyor.
Fakat bu sürecin bir de kabullenme kısmı var.
Fakat bu yaz, bunların bir kısmı adadan ayrıldı.
İşin asıl zor kısmı şimdi başlıyor.
Yalnızca ücretin bir kısmı alınabiliyor.
İşin en zor kısmı aileleri ikna etmek.
Nüfusun geri kalan kısmı ise on beş yaşın altında.
Bunların yalnızca bir kısmı kaldı.
Malların bir kısmı Almanya'ya ulaştı.
Yol yapım çalışması nedeniyle yolun bir kısmı tek şeride düşürülecek.
Dikkatini çekerim, işin zor kısmı daha başlamadı.
Her planın en önemli kısmı, plan planlandığı şekilde gitmeyince ne yapılacağını planlamaktır.
Kadın kısmı bu işlerden fazla anlamaz.
Hayatımın büyük bir kısmı çoktan bitti.
İşin esas kısmı tamamlanmıştı.
Cezayir'in bu kısmı farklıdır.
Kıbrıs'ın kuzey kısmı şu anda Türkiye'nin işgali altında.