kaçınılmaz kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 41'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Bu kaçınılmaz gibi gözüküyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kazalar kaçınılmaz.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, kaçınılmaz bir şeydir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Savaş kaçınılmaz değil.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dışişleri Bakanı, savaşın kaçınılmaz olduğunu söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Değişim kaçınılmaz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gelişme kaçınılmaz.
Translate from Türkçe to İngilizce
İlerleme kaçınılmaz.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, kaçınılmaz bir sorun.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gelişmeden kaçınılmaz fakat çocuklarımıza iyi örnek olmalıyız.
Translate from Türkçe to İngilizce
İşin doğrusu iflas kaçınılmaz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu kaçınılmaz bir sonuç.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir gün Fransa'ya gitmem kaçınılmaz, sadece ne zaman olduğunu bilmiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir oni oniden korkanlara kaçınılmaz şekilde görünecek.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu şimdi kaçınılmaz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kaosun gelmesi kaçınılmaz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kaçınılmaz sonuçları olacaktır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir gün Fransa'ya gidecek olmam kaçınılmaz. Ben sadece zamanı bilmiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
İleri gitmek kaçınılmaz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bunun kaçınılmaz olduğunu varsayıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu açıkça kaçınılmaz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sanırım o artık kaçınılmaz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Artık onun kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sadece kaçınılmaz olanı erteliyorsun.
Translate from Türkçe to İngilizce
Korkarım bu kaçınılmaz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sistemi değiştirmezsek çöküş kaçınılmaz, bu eskimiş sistemi değiştirmezsek ileride başımıza bela olacak.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu belli ki kaçınılmaz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Maalesef ölüm kaçınılmaz ve her zaman çok üzücü. Ama bence hepimiz birbirimizi çok güzel bir yerde tekrar göreceğiz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Beliren ulusal savaşın tek amacı yurdu dış saldırıdan kurtarmak olduğu halde bu savaşın, başarıya ulaştıkça, ulusal iradeye dayanan yönetimin bütün ilkelerini ve şekillerini evre evre bugünkü döneme değin gerçekleştirmesi olağan ve kaçınılmaz bir tarih akışı idi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu kaçınılmaz tarih akışını, gelenekten gelen alışkanlığı ile, hemen sezinleyen hükümdar soyu, ilk andan başlayarak ulusal savaşın amansız bir düşmanı oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu kaçınılmaz tarih akışını, ilk anda ben de gördüm ve sezinledim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kaçınılmaz olduğunu biliyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Aslında virgülün böyle de bir hem kullanım şekli hem de şartı olduğundan haliyle bu tür bir noktalama kuralının mevcudiyetini göz ardı etmemek elzem niteliği taşısa bile günümüze kadar Türkçe Tatoeba'da bu şekilde bir kullanımda bulunulmadığı gibi buna ek olarak işbu kuralın uygulamaya konulması ise hiçbir suretle münazara edilmediği için bundan sonraki kullanımların yaratacağı durumdan ötürü kaynaklanacak kaçınılmaz kural bütünlüğünün sağlanamaması hadisesinin çok aşikar olacağı yadsınamaz bir gerçektir ve bu kategorideki binlerce cümleyi tek tek bulup analiz ettikten sonra hem pasif üyelerin hatalarının giderilmesi hem de diğer üyelerin cümlelerine uyarı mahiyetinde yorum bırakılarak bunun takibinin ardından aktif olmayan üyelerin cümlelerinin de minimum on beş gün bekleme süresinin ardından değiştirilmesi vuku bulacaktır ya da hiçbir değişikliğe gidilmeden mevcut düzenin sürdürülmesi de bazı kişilerin bunu haklı olarak kaçamak bir fikirmiş gibi görmesine yol açma ihtimali taşısa da tercih edilebilecek seçeneklerden biridir, dedi İlker.
Bu kaçınılmaz.
Aksi takdirde gerileme kaçınılmaz olacak.
Meyvelerle dolu dal kaçınılmaz olarak eğilir.
Kaçınılmaz olana uyun.
Girdi maliyetlerindeki yükseliş bir süre sonra kaçınılmaz olarak TÜFE'ye yansıyor.
Dışişleri Bakanı bu savaşın kaçınılmaz olduğunu söyledi.
Bir değişim kaçınılmaz görünüyor.