Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"kalır" içeren Türkçe örnek cümleler

kalır kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Acele yürüyen yolda kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Söz uçar, yazı kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Pazartesi günleri çoğunlukla okula geç kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

İnsanlar gelirler ve giderler fakat dünya kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom her zaman öğretmenler kendisine izin verdiği sürece geç saatlere kadar okulda kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

"Bay Smith ile konuşabilir miyim?" "Hatta kalır mısınız?"
Translate from Türkçe to İngilizce

O, tehlike karşısında sakin kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hafif-kavrulmuş kahve markaları en popüler kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sorun çözülmeden kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Nüfus sabit kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir insan ne ekerse onu biçmek zorunda kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Otel kış boyunca kapalı kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Saatim bir günde iki dakika geri kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Saatim bir günde üç dakika geri kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Saatim bir günde beş dakika geri kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom her zaman geç kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Banka sekizden ikiye kadar açık kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom nadiren geç kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom okula nadiren geç kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom randevulara nadiren geç kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom oldukça sık okula geç kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom sık sık işe geç kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom sık sık okula geç kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom genellikle beş yıldızlı otellerde kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom çoğunlukla oldukça geç kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dava karar verilmeden kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Okulumuzdaki birçok öğrenci gibi, Tom geç saatlere kadar gece eğitimine kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dick bazen okula geç kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kate hafta sonları Izu'da kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kate hafta sonu boyunca Izu'da kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ondan iki çıkarsa sekiz kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, sık sık işe geç kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, zaman sınıfa geç kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, sık sık okula geç kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, onunla temas halinde kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sorun çözümsüz kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Cinayet gizem olarak kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, her zaman okula geç kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, pazar günü nadiren evde kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, Pazar günleri her zaman evde kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, Pazar günleri nadiren evde kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Anne her gün evde kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, her zaman gece geç saatlere kadar uyanık kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, her gelişinde uzun süre kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mike her zaman sakin kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

10 dan 6 çıkarsa ne kalır?
Translate from Türkçe to İngilizce

O, okula nadiren geç kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir süre burada kalır mısın?
Translate from Türkçe to İngilizce

Bazen okula geç kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Saatim haftada üç dakika geri kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Randevularına nadiren geç kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu saat günde üç dakika geri kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Randevularına nadiren, kırk yılda bir, geç kalır.

Tom her zaman geç kalmaz fakat sık sık kalır.

Lütfen bir süreliğine burada kalır mısın?

O, her zaman mümkün olduğunca geç saatlere kadar yatakta kalır.

Sekizden üç çıkarsa beş kalır.

Nihai karar başkana kalır.

Yalnız kalır kalmaz mektubu açtı.

Hafta sonu sık sık evden uzakta kalır.

O nadiren geç kalır.

Hiç evde kalır mısın?

Okul geceleri, Tom saat dokuzda yatar fakat cuma ve cumartesi günleri çok daha geç saatlere kadar kalır.

Yaptığım kötülüğü kötülükle ödetirsen sen, sen ile ben arasında ne fark kalır ki söyle.

298'den 290 çıkarsa geriye 8 kalır.

Beni sevmeyecekse evlenmemizin bir anlamı kalır mı?

Kim şarap, kadın ve şarkı sevmez; bütün hayatı boyunca aptal kalır.

Hikayenin en üzücü kısmı söylenilmek için kalır.

Sorun çözülmemiş kalır.

O köyde sadece bir aile kalır.

Sonuç görülmek için kalır.

Bunun temel anlamı aynı kalır.

Bir resmin genel anlamı açık görünse de, buna rağmen, onun içeriğinin tam çözümü şüpheli kalır.

Sekizden üç çıkarırsan beş kalır.

Kapı kapalı kalır.

Şarabı, kadını ve şarkıyı sevmeyen bütün ömrü boyunca bir aptal kalır.

Durum değişmeden kalır.

Kamuoyu dengesi onun lehine kalır.

Onun ölümünün sebebi bir sır olarak kalır.

O utangaç ve her zaman arka planda kalır.

Akbabalar tarafından gagalanan ölü bir geyik, diğer hayvanlar tarafından kısmen yenilmiş kalır, o tür çürümüş ete leş denir.

O ona bağlı olduğu için, insanlığın geleceği belirsiz kalır.

Bilgelik yolunda yürümek isteyen hatadan korkmamalı, zira ne kadar çok gelişme yaparsa yapsın hiç önemi yok, onun amacı elde edilemeyecek kadar uzak kalır.

Soran beş dakika bir aptaldır fakat sormayan her zaman bir aptal kalır.

Düşünce alanında, saçmalık ve sapkınlık dünyanın ustaları olarak kalır, ve onların hakimiyeti ancak kısa süreler için askıya alınır.

Her şey gelir ve gider ama aşk her zaman sonunda kalır.

Zaman geçmez ya da gitmez, zaman içimizde kalır.

Yaralar iyileşir, izleri kalır.

İki komşu ülke arasındaki sınır kapalı kalır.

Bir pislik her zaman bir pislik kalır!

Kapalı bir sistem içerisinde bulunan enerjilerin toplamı sabit kalır.

Mantıklı bir adam tarafından söylenilen bir yalan bir yalan kalır.

Görüyorsunuz, madde kaybolur, geriye sadece ruh kalır.

İlk öpücüğün tadı benim bellekte canlı kalır.

Tom her zaman derse geç kalır.

Zaman değişebilir ama insan doğası aynı kalır.

Tom genellikle gece geç saatlere kadar kalır.

Tom henüz kalkmadı. O genellikle 7.30'a kadar yatakta kalır.

Biraz daha kalır mısın?

Lütfen biraz daha kalır mısın?

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce