Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"kan" içeren Türkçe örnek cümleler

kan kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Kan grubunuz nedir?
Translate from Türkçe to İngilizce

Döşemenin her tarafında kan vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sen bir kan verici olamazsın.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, her gün kan basıncı ölçtürmek zorundadır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kan basıncım düşük.
Translate from Türkçe to İngilizce

Polisler yerde biraz kan buldular.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kan basıncı sabitlenemez.
Translate from Türkçe to İngilizce

Makul bir egzersiz kan dolaşımını artırır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un gözleri kan çanağı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'a kan nakli yapıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom çok kan kaybetti ve doktorlar endişelendi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom çok kan kaybetti, ama bilincini kaybetmedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom kan kaybı şokuna girdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom kan basıncını ölçtürdü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar kan ter içinde kaldılar.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, şimdi bir kan davası gibi.
Translate from Türkçe to İngilizce

A kan nakli gereklidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom biraz kan öksürdü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben kan öksürdüm.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kan parlak kırmızıydı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kan testi normaldir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sen hiç kan bağışladın mı?
Translate from Türkçe to İngilizce

O, kan görünce bayıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un kan grubu 0 Rh negatif.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çocuğa yardım etmek için kan verdik.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kan testi yaptırmanı istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kan vericiye acil bir ihtiyaç vardır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kan bağışı için acil bir ihtiyaç var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Alkollü araba sürme için kan alkol limiti Teksas'ta .08 dir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ne zaman kan görsem midem bulanır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kan basıncım 155'e 105.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kan kaybından zayıf düşmüştü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yüksek kan basıncından rahatsızlık çekiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Beyninde bir kan damarı patladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kan davamız çocukluğumuza kadar uzanır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kan ve şiddetten etkileniyorlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yardım gelmeden önce Johnston kan kaybından öldü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Beynin sürekli bir kan kaynağına ihtiyacı var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hastanede kan örneğimi aldılar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kan kokusu alıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom kan kaybediyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom kan kustu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kan grubum A+.
Translate from Türkçe to İngilizce

Köpek kan kaybediyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kan kaybından ölmeyeceksin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kim kan ve gözyaşı ister?
Translate from Türkçe to İngilizce

Az önce kan verdim.
Translate from Türkçe to İngilizce

O kan görünce şaşırdı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom kan bağışlıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dünyadaki tek sorun gelecekte savaşların yaşanmaması, kan ve gözyaşı dökülmemesi değil midir?
Translate from Türkçe to İngilizce

Benim size kan ve gözyaşı getireceğimi düşünmeniz çok çirkindi.
Translate from Türkçe to İngilizce

O sadece kan.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sadece kan.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kan kaybediyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Her yerde kan vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hayat her şeye rağmen güzelse benim içim neden kan ağlıyor?

Biz kan kardeşleriz.

Tom kan kaybediyordu.

Tom kan kaybetmiyor.

Sen kan kaybetmiyorsun.

Kan kaybetmiyorsun.

Suç mahallinde çok fazla kan ve kırık cam bulundu.

Tom'un kan grubu ne?

Tom kan verdi.

Ölüm perisi kan donduran bir çığlık sesi çıkardı.

Çok kan kaybettim.

Kan kaybediyorsun.

Kan kaybediyorsunuz.

Kan kaybediyor.

Mary kan kaybediyor.

Kan kaybediyorlar.

Tom halı üzerinde kan fark etti.

Tom yerde kan ağlayarak yatıyordu.

Tom kan öksürüyor.

Tom haftada bir kez kan basıncını kontrol eder.

Tom kan kaybından öldü.

Bu kadar çok kan asla görmedim.

Hayatımda hiç bu kadar çok kan görmedim.

Tom'un kan grubunu biliyor musun?

Tom bıçağı aldı ve üzerinde kan gördü.

Bu kan değil.

Kan bağışında bulunmadım.

Vampirler yaşamak için kan içmeli.

Kan henüz ıslaktı.

Aspirin'in kan basıncına hiç etkisi yoktur.

Sıkı bir kemer kan dolaşımını engeller.

Toplardamardan su akar, kan değil.

Bugün kan bağışlamaya gittim.

Çok fazla kan kaybettin.

Tom kan örneği vermeyi reddetti.

Bu öğleden sonra kan bağışladım.

Kan grubunu biliyor musun?

Kan gördüğüm zaman, kendimi kötü hissederim.

Maalesef şu anda, Irak’ta kan akıyor.

Her kan görüşümde bayılırım.

Tom tekrar kan kaybediyor.

Sürekli kan kaybediyoruz.

Kan testinin sonuçlarını öğrenmekten endişeliyim.

Tom'un bir kan nakline ihtiyacı var.

Kan kaybetmekteyim.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce