kasvetli kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 22'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Kasvetli bir manzara, her yöne millerce yayıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
O kasvetli görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kasvetli görünüyorsun.
Translate from Türkçe to İngilizce
O kasvetli bir yerdir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Japonya'nın gelecek için beklentileri kasvetli görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom kasvetli.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu gerçekten kıyı boyunun kasvetli bir sahasıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ev çok kasvetli görünüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Görünüm kasvetli.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bütün hayatım boyunca böyle kasvetli bir mezarlık görmedim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sanırım bir şey için birine asla güvenmek zorunda kalmadığım için benim dostluk üzerine görüşüm oldukça kasvetli.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben yarın başka bir kasvetli toplantıya gitmek zorundayım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bugün kasvetli hissediyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom kasvetli görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Eğer o çok mutluysa, romanları neden bu kadar kasvetli?
Translate from Türkçe to İngilizce
Leyla'nın geleceği kasvetli görünüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neden Tom çok kasvetli?
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu kasvetli köyde yaşayan köylülerin çoğu cahildir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu kasvetli köyde yaşayan köylülerin çoğunluğu ne okuyabiliyor ne de yazabiliyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Aralıklı şimşekler, ormanın kasvetli karanlığını aydınlattı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ekonominin genel görünümü kasvetli.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bazı uzmanlar Cezayir'in mevcut durumuna ilişkin kasvetli bir değerlendirme yaptı.
Translate from Türkçe to İngilizce