kazanma kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 78'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Bazı insanlar başarıyı çok para kazanma olarak tanımlarlar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Diğerlerine yardım etme ve para kazanma fikrine cezbedildim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Diğerlerine yardım etme ve para kazanma fikri beni cezbetti.
Translate from Türkçe to İngilizce
O takımın çok az, eğer varsa, kazanma şansı var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hiçbirimiz, onun uzun mesafe yarışı kazanma kararını bilmiyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom yarışı kazanma şansı olduğunu düşündü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom borsada çok para kazanma şansı olduğunu düşündü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu sefer Bob'un kazanma olasılığı yüksek.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çok az kazanma şansımız var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun az miktarda kazanma şansı vardır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Para kazanma sanatını biliyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tüm oyunu kazanma umudu kayboldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Para kazanma onun yaşama nedenidir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun kazanma şansı yüksek.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kazanma yeteneğine güvenim var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun kalbini kazanma fırsatı olmayacak.
Translate from Türkçe to İngilizce
Her zaman para kazanma planlarını düşünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun ödülü kazanma şansı var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un seçimi kazanma şansı yüksek.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un seçimi kazanma şansı az.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yargıç Parker'ın seçimi kazanma şansı yoktu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Artık kazanma lüksüm var mı?
Translate from Türkçe to İngilizce
Kalabalık Luciano tarafında olabilir ama şampiyon kazanma becerisine sahip ve önemli olan budur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kazanma şansımız yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bir kazanma fırsatı olduğunu düşünmüyor gibi görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bir kazanma şansı yok gibi görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un bir kazanma şansı yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom sadece para kazanma hakkında düşünür.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kazanma fırsatımız var mı?
Translate from Türkçe to İngilizce
Kazanma şansımız var mı?
Translate from Türkçe to İngilizce
Sence onun kazanma şansı var mı?
Translate from Türkçe to İngilizce
Kazanma şansı yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kazanma şansımız olduğunu düşünüyor musun?
Translate from Türkçe to İngilizce
Seçimi kazanma şansınız yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom kazanma şansı olmadığını biliyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
O belli ki bir kazanma stratejisiydi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un kazanma şansı yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un iyi bir kazanma şansı var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kazanma şansımız olduğunu sanmıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bizim kazanma şansımız olacağını sanmıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
İyi bir kazanma şansımız var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Küçük bir kazanma şansımız var mı?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un kesinlikle kazanma şansı yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kesinlikle Tom'un yarışı kazanma şansı yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
İyi bir kazanma şansımın olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun maçı kazanma şansı olduğuna hiç kimse inanmadı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un kazanma nedeni budur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Konuşma yarışmasında birincilik ödülünü kazanma şansım vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un bir kazanma şansı olduğunu düşünüyor musun?
Tom'un yarışı kazanma şansı yok.
Bizim hiç kazanma şansımız yok.
Bence iyi bir kazanma şansımız var.
Takımlarının bu sezonu kazanma şansı yok.
Kazanma şansımız yoktu.
Tom iyi bir kazanma şansına sahip.
Gerçekten bir kazanma şansımız olduğunu düşünüyor musun?
Takımımızın kazanma şansı çok iyi.
Hâlâ kazanma şansım var.
Hâlâ bir kazanma şansımız var.
Tom'un Mary'yi geri kazanma şansı hiç yok.
Bence bir kazanma şansımız var.
Tom'un aslında kazanma şansı nedir?
Tom'un bu kavgayı kazanma şansı yoktu.
Tom'un kazanma şansı var.
Onun kalbini kazanma şansı yok.
Bir kazanma şansım var.
Tom'un kazanma şansı ne kadar?
Takımımızın kazanma şansı zayıf.
Kazanma şansım yok.
Seçimi kazanma şansı yok denecek kadar az.
Seçimi kazanma ihtimali çok ama çok zayıf.
Kazanma şansım zayıf.
Sence kazanma şansımız yüzde kaç?
Kolay yoldan para kazanma hayalleriyle tutuşup ellerindeki azıcık parayı kriptoya bayan kimseler bu hayallerinden hüsranla vazgeçmek zorunda kalıyorlar.
Bir servet kazanma fırsatım oldu.
Çok para kazanma fırsatım oldu.
Yaşanan mağlubiyetler kazanma sanatını öğretir.
Kazanma şansımız çok az.