komşu kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 72'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Yangın yayıldı ve komşu evi yaladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ordu komşu ülkeye baskınlar yaptı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Üç komşu birbirlerine yardımcı oldular.
Translate from Türkçe to İngilizce
Komşu ağacını kesme ricamı reddetti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Memleketim okyanusa komşu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom, iyi bir komşu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ev alma, komşu al.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yan komşu gürültülü.
Translate from Türkçe to İngilizce
komşu ülke için bilgi sızıntılarıyla yüklüdür,polis.
Translate from Türkçe to İngilizce
Komşu ülkelerle ticareti desteklemeliyiz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu ülke komşu ülkesine savaş ilan etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Herkese komşuyum ve komşu komşunun külüne muhtaçtır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bir komşu.
Translate from Türkçe to İngilizce
İki komşu ülke arasındaki sınır kapalı kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom ve ben yakında komşu olacağız.
Translate from Türkçe to İngilizce
O ülke, komşu ülkelerle olan diplomatik ilişkileri kesti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Joke komşu kızına Hollandaca dersleri veriyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yakın bir komşu, uzak bir akrabadan daha iyidir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sadece iyi bir komşu olmak istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onlar komşu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Komşu olacağız.
Translate from Türkçe to İngilizce
Komşu olduğumuzu düşünüyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Komşu hiçbir şey görmemiş.
Translate from Türkçe to İngilizce
Komşu hiçbir şey görmedi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Komşu çocuklarıyla ilgilenmek zorundayım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sadece komşu gibi olmaya çalışıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Biz eskiden komşu idik.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onların komşu ülkelerle iyi ilişkileri var.
Translate from Türkçe to İngilizce
İyi bir komşu kötü bir akrabadan daha iyidir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Amcamın bütün ailesi hikaye anlatıcısını dinlemek için geldi ve tepenin diğer tarafındaki komşu konuttan halamın akrabalarından bazıları bile.
Translate from Türkçe to İngilizce
Daha fazla komşu arıyor musun?
Translate from Türkçe to İngilizce
İki komşu ülke her açıdan birbirinden farklıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bağırdığında kapı komşu pencereden dışarı baktı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Komşu kadın neredeyse kıskançlıktan öldü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben sadece iyi bir komşu olmaya çalışıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom harika bir komşu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom komşu gibi olmaya çalıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Komşu, köpeğini yürütüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Şu an için, o bir komşu otelde kalıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kanada, ABD'ye komşu bir ülkedir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Komşu şimdi geldi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Biz komşu ülkelerle dostane ilişkileri devam ettirmeliyiz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kent, kıyı bölgesi ve komşu dağlar arasındaki sınırda yer alıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un bitişik komşu olduğunu bilmiyordum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yerel çocuklar komşu bir kasabadan gelen rakip bir grupla kavga ettiler.
Translate from Türkçe to İngilizce
On gün sonra, Fadıl'ın cesedi ilgili bir komşu tarafından bulundu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Köyümüz Katoliktir, ancak komşu köy Evangelisttir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir komşu, Leyla'nın çığlıklarını duydu.
Translate from Türkçe to İngilizce
On gün sonra Sami'nin cesedi ilgili bir komşu tarafından bulundu.
Komşu masada Almanca konuşan bir çift oturuyordu.
Bir komşu Tom'un çığlık attığını duyduğunu söyledi.
Tom iyi bir komşu, değil mi?
Bir komşu Tom'un çığlıklarını duydu.
Bir komşu Tom'un çığlıklarını duymuş.
Kötü komşu ev sahibi yapar.
Kötü komşu insanı ev sahibi yapar.
Komşu boncuğunu çalan gece takınır.
Komşu komşunun külüne muhtaçtır.
Kendi köyünün ellenmişini almazsan komşu köyün sikilmişini alırsın.
Komşu Kosova'da da durum aynı.
Berişa komşu Kosova'daki duruma da değindi.
Komşu ülkeler de izleyecek modeller oluşturdular.
Komşu Makedonya'da bu rakam beş kat daha yüksek.
Komşu yurt dışına çıkarken kuşunu bize bıraktı.
Karşı komşu her yaz balkona ip çekip biber kurutur.
Taliban, Çin gibi komşu ülkelerden destek ve yatırım almadan ülkeyi yönetip geliştirebilecek teknik bilgi ve becerilerden yoksun.
Insan/Komşu bu kadar yakın olmasaydı sadaka daha kolay olurdu.
Bir komşu tarafından öldürüldü.
Komşu tarafından öldürüldü.
Tom ve Mary'nin komşu olduğunu biliyor muydun?
Mars bizim en yakın komşu gezegenimizdir.
Yakın komşu, uzak kardeşten iyidir.