Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"korkunç" içeren Türkçe örnek cümleler

korkunç kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Dün hava korkunç derecede soğuktu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kalabalık meydanda korkunç bir şey oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bugün hava korkunç sıcak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu kulüp korkunç şekilde sıkıcıdır. Dans alanı boş ve sigara içme verandası tıka basa doludur.
Translate from Türkçe to İngilizce

General John Pope korkunç bir hata yaptı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sırp trenleri korkunç bir şekilde yavaş...
Translate from Türkçe to İngilizce

Araba kazası olay yeri korkunç bir manzaraydı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Küçük erkek kardeşim dün gece korkunç bir rüya gördüğünü söylüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun dersleri korkunç sıkıcı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ken korkunç bir soğuk algınlığı olmuş gibi görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Polis henüz bu korkunç suçu işlemiş kişiyi yakalamış değil.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gerçek savaş bu hikâyeden daha çok korkunç.
Translate from Türkçe to İngilizce

Korkunç kazada düzinelerle insan yaralandı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Korkunç gürültü ilk defa gelen birini şaşırttı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Korkunç görünen örümcekler insanlara saldırmazlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom korkunç bir suçun kurbanı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Annen sana bir şey öğretmedi mi? Korkunç biriyle karşılaştığında cüzdanını koru ve kıçını!
Translate from Türkçe to İngilizce

Asla bunun gibi korkunç bir roman okumadım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu gerçekten korkunç.
Translate from Türkçe to İngilizce

Batı Tunus'ta Kasserine'de korkunç bir savaş gerçekleşti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Korkunç bir kazaydı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom, korkunç bir baş ağrısı ile uyandı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Köydeki insanlar hâlâ Tom'un öldüğü korkunç şekilden bahsediyorlardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, merdivenin tepesinde korkunç bir yüz gördü.
Translate from Türkçe to İngilizce

O gerçekten korkunç.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben korkunç açım.
Translate from Türkçe to İngilizce

O korkunç bir gündü.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, korkunç bir olaydı.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, korkunç bir kazaydı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Isı bugün korkunç.
Translate from Türkçe to İngilizce

Korkunç bir diş ağrım var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Korkunç görünüyorsun.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, korkunç şekilde acıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Korkunç ağrılarım var.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, korkunç bir gündü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Düşman, şehirde korkunç bir katliam yaptı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dün gece korkunç bir rüya gördüm.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu korkunç köpeği nereden buldun?
Translate from Türkçe to İngilizce

Geçen hafta korkunç bir şey oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Korkunç sahne onu ürpertti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Orada korkunç bir canavar yaşardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Umutsuz insanlar çoğu kez korkunç şeyler yaparlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Deprem korkunç bir deneyimdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ona son derece korkunç bir şey oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yaraları yüzünden korkunç ağrı çekiyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Korkunç sahne onu korku içinde titretti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Otobanda korkunç bir kaza vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yürümeye çalıştığımda, burada korkunç bir ağrı oluyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Korkunç görünüyorsun, ne oldu?
Translate from Türkçe to İngilizce

Keşke bu korkunç yerden gidebilsem.

Korkunç sahne onun tüylerini diken diken etti.

Ne kadar korkunç!

O zaman dikkatli olsaydı, korkunç kaza olmazdı.

Bu korkunç.

Ne korkunç bir hava!

Ne korkunç bir adam!

Köşede korkunç bir kaza oldu.

Burası korkunç canımı acıtıyor.

Korkunç haberim var.

Tom korkunç tehlikede.

Tom dün gece korkunç bir rüya gördü.

Tom bazı korkunç şeyler yaptı.

Tom korkunç bir şey yaptı.

Tom korkunç bir suç işledi.

O kadar korkunç mu?

Bu şey korkunç.

Bu korkunç görünüyor.

O korkunç görünüyor.

Korkunç görünüyor.

O korkunç değil mi?

Korkunç değil mi?

Ne korkunç bir soğuk.

Tom korkunç kokuyor.

Korkunç bazı şeyler oldu.

Tom korkunç.

Tom korkunç hissetti.

Atom bombası korkunç bir silahtır.

Hayatımda bazı korkunç şeyler yaptım.

Bu benim on bir yıllık hayatımdaki en korkunç günüm.

Şu korkunç değil mi?

Tom korkunç biçimde.

Geçen hafta burada korkunç bir fırtına vardı.

Bu korkunç bir hataydı.

Bu bütünüyle korkunç bir hata.

Tom korkunç bir araba kazasındaydı.

Tom korkunç bir kazaya karıştı.

Onlar Mary'ye korkunç bir şey olduğunu söylediler.

Ne korkunç hava!

Korkunç bir şey oldu.

Ne korkunç bir trajedi!

Alkolizm korkunç bir hastalıktır.

Çok korkunç bir şey.

Bu korkunç bir hata.

"Korkunç bir diş ağrım var" "Hemen bir dişçiye gitsen iyi olur"

Yokluğunda korkunç bir kaza oldu.

Ne kadar korkunç olaylar meydana geldi? Anne baban nerede? Kocana ne oldu?

Onun korkunç bir içki sersemliği var.

Bu korkunç bir düşünce.

Korkunç bir şey yapıyorsun.

Korkunç derecede meşgulüm çünkü raporun verilme tarihi yakındır.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce