korkusu kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 44'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Hayatta kalma arzusu ve ölüm korkusu artistik duygulardır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Genellikle bir kötülük korkusu bizi daha kötüye götürür.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kedilerin su korkusu vardır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un sahne korkusu var.
Translate from Türkçe to İngilizce
O çocuğun su korkusu yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun korkusu neredeyse onu çılgına çevirdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Komünizm korkusu, o zamanlar çok güçlüydü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun korkusu yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un düşme korkusu vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neden örümcek korkusu için Wikipedia sayfasının altında büyük bir örümceğin bir resmi var?
Translate from Türkçe to İngilizce
İnsanlarda bir savaş korkusu var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bende palyaço korkusu var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ölüm korkusu ölümün kendisinden daha kötüdür.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir bomba korkusu vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çocuğun korkusu ebeveynlerini endişelendirdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yıllardır annemin uçma korkusu vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Rab korkusu bilgeliğin başlangıcıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onlar yiyecek veya içecek olmadan ve bir tek evle karşılaşmadan, büyük bir ormanın içinde iki gün seyahat etmeye gittiler ve her gece onlar ormanda olan vahşi hayvanların korkusu ile ağaçlara tırmanmak zorunda kaldılar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Başarısızlık korkusu dünyadaki en yaygın korkulardan biridir.
Translate from Türkçe to İngilizce
O eski kocasıyla karşılaşma korkusu yüzünden toplantıya katılmadı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Konuşmasının sonunda tek korkusu yuhalanmaktı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Soğuk Savaş sona ermiş olabilir ama savaş korkusu henüz insanların zihinlerinden kalkmamıştır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un örümcek korkusu var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onlar sürekli sel korkusu içinde yaşarlar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un korkusu yoktu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Demokrat olmak korkusu olmamak demektir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Anne ezici bir sahne korkusu saldırısının kurbanıydı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un yükseklik korkusu var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom Allah korkusu taşıyan bir adam.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sende hiç mi Allah korkusu yok?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bana kapalı alan korkusu olduğunu söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un yükseklik korkusu var, değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Islanmışın yağmurdan korkusu olmaz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom uçak korkusu çekiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom uçağa binme korkusu çekiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un kimseden korkusu yoktur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom yükseklik korkusu olduğunu söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Osmanlı yurdunun parçalanacağı korkusu karşısında Trakya'yı, olabilirse Batı Trakya'yı da birleştirerek, İslam ve Türk topluluğunu bir bütün olarak kurtarmayı düşünüyorlardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Karadeniz kıyılarındaki bölgelerde de, bir Rum Pontus hükümeti kurulacağı korkusu vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Karanlık korkusu bende çocukluktan beri var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ali'nin korkusu yüzünden akıyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Okul saldırısı korkusu Tom'un çocuklarını evde eğitmesine neden oldu.
Parkta salıncak sırası bekleyen çocuk gibi bekledim seni. Biraz heyecan, biraz da salıncağı başkası kapacak korkusu işte.
Tom'da uçuş korkusu var.