kusursuz kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 88'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Bir naif tilkisi yoktur. Aynı şekilde, kusursuz bir adam diye bir şey de yoktur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu kusursuz bir tuzak.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sen kusursuz musun?
Translate from Türkçe to İngilizce
Oda kusursuz durumda.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom çok kusursuz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom kusursuz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Nasıl böyle kusursuz Almanca konuşabiliyorsun?
Translate from Türkçe to İngilizce
O kusursuz değil.
Translate from Türkçe to İngilizce
Son araştırmaların gösterdiğine göre, Emmet'in teorisinin uygulanması her zaman kusursuz değildir.
Translate from Türkçe to İngilizce
İslam kusursuz olandır müslümanlar değil.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu adanın kusursuz bir iklimi var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu rapor kusursuz değil.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kusursuz iş olmaz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kusursuz dost arayan dostsuz kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom, bir İngiliz, kusursuz, aksansız Almanca konuştu. Daha iyi tanımasaydım, onu iyi bir aileden gelen bir Alman sanırdım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hiç kimse kusursuz değildir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom kusursuz, değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Kusursuz bir plan gibi görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kim kendi anadilini kusursuz bir biçimde bilir?
Translate from Türkçe to İngilizce
Kimse kusursuz değil.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hiçbir beden kusursuz değildir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Her iki yöntem kusursuz çalıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom her zaman kusursuz giyinir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Nasıl bu kadar kusursuz bir Almanca konuşabiliyorsun?
Translate from Türkçe to İngilizce
Kral ailesine sadece en kusursuz yemekler sunulur.
Translate from Türkçe to İngilizce
İngilizce onun anadili olmamasına rağmen, onu kusursuz konuşur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kusursuz ölçümler gerekli.
Translate from Türkçe to İngilizce
Görev kusursuz olarak gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom kusursuz bir adam değildi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Düğün için her şey kusursuz bir düzen içinde olmalıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Edebiyattaki her kusursuz adam, her zaman bir kadının kalemi tarafından yaratıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Her şey kusursuz olmak zorunda.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kusursuz bir dünyada yaşamıyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce
İyi ama kusursuz değil.
Translate from Türkçe to İngilizce
Her şeyin kusursuz olmasını istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Merak etme, sen kusursuz bir biçimde normalsin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu klavye kusursuz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Her şey kusursuz bir biçimde normaldi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Senin gözlerin kusursuz görür.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neredeyse kusursuz cinayetti: Biz, olay yerine geldik, bagajı açtık, adamı öldürdük ve izleri temizledik, ama biz cesedi gizlemeyi unuttuk.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un itibarı kusursuz.
Translate from Türkçe to İngilizce
İlk kez kusursuz biçimde çalıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yaşam kusursuz değildir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sistem kusursuz değil.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun kusursuz dişleri var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun kusursuz bir vücudu var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Benim noktalamam kusursuz değildir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom kusursuz İngilizce konuşur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kusursuz hassasiyet, ölçümde gereklidir.
Hiçbir şey kusursuz değildir.
Sen kusursuz değilsin.
Tom'un görgü kuralları kusursuz.
Kusursuz olmadığımı biliyorum.
Tom kusursuz İspanyolca konuşuyor.
Tom kusursuz Rusça konuşur.
Tom kusursuz Macarca konuşur.
İngilizcen kusursuz.
Tom kusursuz Kantonca konuşur.
Tom kusursuz Fransızca konuşur.
Tom kusursuz Fransızca bilir.
İşlem kusursuz değil.
Kulağa kusursuz bir şekilde nitelikli geliyorsun.
Tom onunla kusursuz bir biçimde mutludur.
Dilbilgin ve telaffuzun kusursuz.
Tom kusursuz bir Kantonca konuşur.
Tom kusursuz Almanca konuşuyor.
O kusursuz.
Tom çok kusursuz değildi.
Fransızcanız kusursuz.
Ne Tom ne de Mary kusursuz.
Kusursuz bir ilişki diye bir şey yoktur. O yüzden kendine hem cennette, hem de cehennemde beraber olabileceğin birini bul!
Kusursuz bir arkadaş arayan, arkadaşsız kalır.
Tom ve Mary kusursuz değiller.
Tom ve Mary her ikisi de kusursuz.
İslam kusursuz, ama Müslümanlar değil.
Kul kusursuz olmaz.
Her şey kusursuz olmalı.
Nuh'un öyküsü şuydu: Nuh doğru bir insandı. Çağdaşları arasında kusursuz biriydi. Tanrı yolunda yürüdü.
Tom'un kusursuz bir zevki var.
Bu kusursuz.
En kusursuz cinayet, yaşama sevincini öldürmektir.
Hata yapmak ve başarısız olmaktan utanıp korkmak da bir tür narsisizmdir. Zira kendini kusursuz gören narsisistler gibi o da kusurlu olma ihtimalini ve düşüncesini hazmedememektedir.
Kusursuz cinayet yoktur.
Kusursuz sevgi, kusuru ile sevmektir.
İyi geçinmenin şartı kusursuz olmak değil, kusurları karşılıklı hoş görebilmektir.
Kusursuz çalıştı.
Tom'un kusursuz Fransızcası bizi hayrete düşürdü.
Kusursuz olmadıklarını kabul ettiler.