Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"müslüman" içeren Türkçe örnek cümleler

müslüman kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Pakistan Müslüman bir ülkedir.
Translate from Türkçe to İngilizce

O gerçek bir Müslüman
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bir Müslüman.
Translate from Türkçe to İngilizce

Müslüman değilim. Oruç tutmamalıyım. Ama aynı apartmanda yaşadığım sürece geleneği dikkate almak önemlidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Müslüman mıyım?
Translate from Türkçe to İngilizce

Müslüman işçilere Ramazan ayında erken çıkma izni verdiler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tek eşli ve müslüman olmam size rahatsızlık mı verdi?
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom kendinden emin bir müslüman.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hristiyan sayısı, Müslüman sayısından daha çoktur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Pakistan müslüman bir ülkedir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Müslüman bir komşum var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Müslüman mısın?
Translate from Türkçe to İngilizce

İslama uyan bir kişi bir müslüman olarak bilinir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Krakov - Varşova hattında giden tren, müslüman oğlan namaza başladığında tren durduruldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu kentte Hristiyandan çok Müslüman var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bazı Müslüman çoğunluklu ülkelerde kızların yüksek eğitim alması oğlanlardan daha az olasıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Müslüman anarşistler yine sağa sola bomba atmışlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Nerede petrol var, orada müslüman var; karşıt ifade yanlıştır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Pek çok Amerikalı, Barack Obama'nın Müslüman olduğuna inanır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun Katolik, Budist ya da Müslüman olması umurumda değil. Bütün umurumda olan onun arkadaşlığıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

İzlanda, dünyadaki en küçük Müslüman topluluklarından birine sahiptir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mahkeme, Müslüman öğrencilerin yüzme derslerinden muaf olamayacağına karar verdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Fadıl, Mısırlı bir Müslüman kadınla çıkıyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Fadıl, Mısırlı bir Müslüman kadınla flört ediyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Fadıl, Müslüman bir kadınla tanıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Fadıl, Mısırlı Müslüman bir kızla çıkmaya başladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Fadıl, Müslüman olması gerektiğini hissetti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Fadıl, Mısırlı Müslüman bir kızla flört etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Fadıl, Mısırlı bir Müslüman kadına derinden aşık oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Fadıl, Müslüman olmayan bir kadınla evlenemezdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Fadıl Ocak 1998'de Müslüman oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir müslüman olmak istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Fadıl'ın Müslüman bir kız arkadaşı vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Fadıl bir müslüman olması gerektiğini hissetti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Jim, İslam'a geçtikten sonra bir Müslüman ismi aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Leyla İslam'a geçti ve Müslüman başörtüsü takmaya başladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Fadıl'ı Müslüman olmaya ne ikna etti?
Translate from Türkçe to İngilizce

Fadıl bir Müslüman olmamasına rağmen oruç tutmaya başladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu bir Müslüman ismi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Müslüman olmak istediğiniz doğru mu?
Translate from Türkçe to İngilizce

Son yıllarda, bazı Müslüman ülkeler zenginleşmiş ve dünyanın dikkatini çekmişlerdir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sami Müslüman doğdu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sami Müslüman olarak doğdu.

Sami Müslüman olarak doğdu ve yetiştirildi.

Sami'nin Müslüman adı Abdullah'tır.

Sami geleneksel Müslüman haccı için Suudi Arabistan gitti.

Müslüman, Hristiyan ya da ateist; her kim olursanız olun, benim için saygıyı hak eden bir insansınız.

Sami Müslüman olmak istiyor.

Sami Müslüman olmaya karar verdi.

Sami nasıl Müslüman oldu?

Sami Müslüman olmak istiyordu.

Sami'nin Müslüman olmasına ne vesile oldu?

Sami ramazan ayında Müslüman oldu.

Sami sonradan Müslüman oldu.

Sami niye Müslüman olmuş?

Sami Leyla'nın Müslüman olmasına yardımcı oldu.

Sami yakın zamanda Müslüman oldu.

Sami üniversitedeyken Müslüman oldu.

Sami Leyla'yı Müslüman yapmaya çalıştı.

Sami'nin talihi varmış ki Müslüman oldu.

Sami Leyla'yı Müslüman olmaya ikna etti.

Sami bir yıl sonra Müslüman oldu.

Sami Leyla'nın Müslüman olmasını istiyordu.

Müslüman olman için seni zorlayan oldu mu?

Sami neden Müslüman olmaya karar vermiş?

Sami herkese Müslüman oluşundan bahsediyordu.

Sami bize Müslüman olmadan önceki yaşamından bahsetti.

Sami birkaç hafta sonra Müslüman oldu.

Sami ve Leyla Müslüman olmak istiyor.

Sami ve Leyla Müslüman olmak istiyordu.

Sami Leyla Müslüman olduğunu açıklayınca ağladı.

Sami hapisteyken Müslüman oldu.

Sami Müslüman olduktan sonra adını değiştirdi.

Sami Mısır'da okurken Müslüman oldu.

Sami Müslüman olmadan önce mafya elemanıydı.

Sami anne-babasına Müslüman olduğundan hiç bahsetmedi.

Katolik bir ailede yetişen Sami 27 yaşında Müslüman oldu.

Sami sizlere Müslüman oluşundan bahsedecek.

Sami 26 yaşında Müslüman olmuş bir siyahi Amerikalı.

Sami hapisten çıktıktan birkaç ay sonra Müslüman oldu.

Sami Müslüman olduğunu anne-babasının öğrenmesini istemedi.

Sami anne-babasının Leyla'nın Müslüman olmasına nasıl tepki gösterdiğini öğrenmek istedi.

Sami anne-babasına Müslüman oluğuna dair bir mesaj attı.

Geçen ay cesaret edip Müslüman olduğumu herkese açıkladım.

Sami Müslüman olmak istemiyorsa zorla yapamazsın.

Sami Müslüman.

Sami artık Müslüman.

Sami Müslüman oldu.

Sami kendisi de Müslüman.

Sami Müslüman bir kadınla evlendi.

Sami birçok Müslüman ülkeyi gezdi.

Sami çok sayıda Müslüman ülkeyi ziyaret etti.

Sami Müslüman olarak yetiştirildi.

Sami Müslüman bir ailede yetişti.

Sami yeni Müslüman oldu.

Sami Leyla'nın Müslüman olduğunu düşündü.

İzak Müslüman bir kadınla evlendi.

Sami Müslüman bir kızla evlendi.

Sami ve Leyla Müslüman.

Sami'nin çok Müslüman arkadaşı olmuştu.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce