mahkemeye kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 60'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Tekrarlanan suçları onu mahkemeye getirdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bay White onun için mahkemeye çıktı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Konu mahkemeye taşındı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Zararı ödemeyi reddettikleri için mahkemeye gittik.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom yarın mahkemeye gitmek zorunda.
Translate from Türkçe to İngilizce
Mahkemeye çağrıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Davayı mahkemeye sundular.
Translate from Türkçe to İngilizce
Mevcut kiracıları birikmiş kira borcunu ödemedikleri için mahkemeye vererek tahliye etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Mahkemeye çağrıldım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom mahkemeye çağrıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom mahkemeye verilme konusunda endişeli.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'u tedavi eden doktor yanlış tedavi için mahkemeye verilmeli.
Translate from Türkçe to İngilizce
Şimdi hemen mahkemeye koşup, beni yine dava edecekler.
Translate from Türkçe to İngilizce
Mary kendi annesini mahkemeye verdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'u mahkemeye verelim.
Translate from Türkçe to İngilizce
O askeri mahkemeye verildi ve ölüm cezasına çarptırıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Virgilius mahkemeye gitti ve onu soymuş olan erkeklere karşı imparatordan adalet istedi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom mahkemeye gitmeye hazırlanıyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dan'ı ne için mahkemeye veriyorsun?
Translate from Türkçe to İngilizce
Dan karısı Linda'nın cinayeti için mahkemeye gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom mahkemeye çıkmaya çağrıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom komşusunu mahkemeye verdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yolsuzluk için mahkemeye verilmelisin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dava mahkemeye başvurmadan halledildi.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, onun eşini öldürmekle suçlandığı için mahkemeye gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce
O neden onları mahkemeye çağırmıyor?
Translate from Türkçe to İngilizce
Hakim mahkemeye düzeni sağlamak için birkaç sefer tokmağı aşağı vurmak zorunda kaldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onlar mahkemeye aynı tanığı çağırdılar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Davalı bir üst mahkemeye itiraz edecek.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onu mahkemeye götürelim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onları nerede mahkemeye verdin?
Translate from Türkçe to İngilizce
Fadıl ertesi hafta mahkemeye gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom Mary'yi mahkemeye verdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bugün mahkemeye çıktı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom üç ay önce mahkemeye verildi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom geçen ay mahkemeye verildi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom zararlar için onları mahkemeye verdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neden seni mahkemeye çağırıyorlardı?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom seni mahkemeye verecek.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom pazartesi günü mahkemeye gelmeli.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom mahkemeye verilmeyecek.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom mahkemeye verilmiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami mahkemeye ifade verecek.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami mahkemeye ifade vermek istedi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami mahkemeye çıktı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami, Leyla'yı mahkemeye getirdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami mahkemeye Leyla'nın tehdit mesajlarını sundu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami ve Leyla mahkemeye gittiler.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom mahkemeye yalan beyanda bulunmakla suçlanıyor.
Tom'u mahkemeye vermeyi düşünüyorum.
Tom bizi mahkemeye veriyor.
Tom mahkemeye geri getirildi.
Tom pazartesi günü mahkemeye çıktı.
Kızgın sürücüler olayı mahkemeye götürdüler.
Bunların mahkemeye sunulması gerekir.
Boskovski ise mahkemeye yirmi dört Mart'ta gitti.
Kabaşi mahkemeye saygısızlıkla suçlandı.
Tom'u şahit olarak mahkemeye çağırdılar.
Tom şahit olarak mahkemeye çağrıldı.
o, mahkemeye çıkacak.