Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"mutlu" içeren Türkçe örnek cümleler

mutlu kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Onunla beraber olduğun sürece mutlu olamazsın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mutlu yıllar Muiriel!
Translate from Türkçe to İngilizce

Mutlu Kanada Günü!
Translate from Türkçe to İngilizce

Roy, sevglisi onu aradığında mutlu olur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mutlu yıllar sana!
Translate from Türkçe to İngilizce

Mutlu musun?
Translate from Türkçe to İngilizce

Bazıları mutlu, diğerleri mutsuz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Zengin olmasına rağmen mutlu değil.
Translate from Türkçe to İngilizce

O hep baktı, ama asla, mutlu değildi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mutlu olmaya karar verdim çünkü sağlığım için iyi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Alain, evliliğinden mutlu değil ya da memnun.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mutlu yıllar!
Translate from Türkçe to İngilizce

Seni mutlu edeceğim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sizi mutlu edeceğim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Güneş Tanrısı'nı mutlu etmek için her gün bir lama öldürdüler.
Translate from Türkçe to İngilizce

O bugün çok mutlu görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mutlu Noeller!
Translate from Türkçe to İngilizce

Sen beni mutlu ediyorsun.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dünyanın en mutlu erkeği benim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Oğlan belki ebeveynlerini mutlu etmek için yalan söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mutlu sabahlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Chris kendi başarısından Beth'in mutlu olacağına emindi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Olmayı hayal ettiğimiz kadar mutlu ya da mutsuz değiliz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Uzun ve mutlu bir hayata!
Translate from Türkçe to İngilizce

O her zaman mutlu değildir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir güzellik salonunda hoş ve mutlu bir zaman geçirmeye ne dersin?
Translate from Türkçe to İngilizce

Haber onu mutlu etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Herkes mutlu görünüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mutlu bir hayat yaşadı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Savaş hiç kimseyi mutlu etmez.
Translate from Türkçe to İngilizce

Savaş kimseyi mutlu etmez.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ken mutlu görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Okul günlerinizin hayatınızın en mutlu günleri olduğunu düşünüyor musunuz?
Translate from Türkçe to İngilizce

Birçok Hollywood filmi mutlu bir sona sahiptir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben size yardımcı olmaktan mutlu olurum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bütün servetine rağmen o mutlu değildir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mutlu bir gülümseme ile yüzünüzü koruyabilirsiniz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz asla düşündüğümüz kadar çok mutlu, nede mutsuz değiliz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz asla düşündüğümüz kadar mutlu ya da mutsuz değiliz.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, hiç mutlu değildir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hintliler bu anlaşmadan mutlu değillerdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu albüm mutlu okul günlerimi hatırlatıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Herkese Mutlu Noeller ve mutlu bir Yeni Yıl.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mutlu bir gülümseme ile onu çekelim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Steve çok mutlu görünüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Jefferson 1801'in o ilk günlerinde mutlu bir başkan oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

O dün gece mutlu bir rüya gördü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Müzik yaşamımızı mutlu eder.
Translate from Türkçe to İngilizce

Haberi duyduğunda, o mutlu değildi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Haber onu mutlu yaptı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Habere ne kadar mutlu olduğumu ifade edemem.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben, onun beklenmedik ziyaretinden mutlu oldum.

O, haberi duyduğunda mutlu değildi.

Bütün servetine karşın, o çok mutlu değildir.

O dün beni mutlu etti.

Sen hiç mutlu değilsin.

Sınavlar olmasaydı, bizim okul hayatı ne kadar mutlu olurdu!

Şimdi mutlu musun?

Ben sizinle birlikte olduğumda kendimi mutlu hissediyorum.

İki genç kız mutlu bir şekilde gülümsedi.

Bugün mutlu görünüyorsun.

O, onu duymaktan mutlu olurdu.

İnsanlar bir şeyi geri alırsa, mutlu olacaktır.

Meg Tom'la tekrar buluşmaktan mutlu oldu.

Ebediyen mutlu olacağını umuyorum.

O dünyadaki en mutlu adam.

Mutlu Noeller ve Mutlu bir Yeni Yıl.

Onun hikayesi mutlu çocukluğumuzu geri getirdi.

Onu mutlu eden başka biri olsa da, o mutlu olduğu sürece, bu iyi.

Tom'un mutlu olduğundan şüpheliyim.

Tom'un yeni işinde mutlu olduğundan şüpheliyim.

Jane çok mutlu görünüyor.

Ben seni mutlu edeceğim.

Onlar mutlu görünüyorlar.

Onlar mutlu bir hayat yaşadılar.

Onlar mutlu olmalılar.

Biz mutlu bir birlikteliği yürütme kapasitesi ile doğmadık.

Mutlu bir gülümsemeyle görünüşü kurtarabilirsiniz.

Mutlu Şükran Günü.

Pachinko salonunda çok para yaptıktan sonra Jiro mutlu olurdu.

O mutlu bir hayat yaşadı.

Gerçekten önemli olan tek şey senin mutlu olup olmamandır.

Mesleğiniz ne olursa olsun, ya da bu meslekte ne kadar mutlu olursanız olun, diğer bir mesleği seçmiş olmayı istediğiniz anlar vardır.

O, oğlunun başarılı olduğunu öğrendiği için çok mutlu oldu.

Onlar orada mutlu bir hayat yaşadı.

Mutlu, çok parlak ve erken görünüyorsun.

Tom defterinin kapağına mutlu bir yüz çizdi.

Size mutlu bir yeni yıl diliyorum.

Tom Mary'yi mutlu yapmak istediğini söyledi.

İnsanları mutlu eden şeyin ne olduğunu düşünmeye değer.

Bugün hayatındaki en mutlu gün olsun.

Tom mutlu.

Tom Mary'ye yeni işinde mutlu olup olmadığını sordu.

Mary'yi gördüğünde, Tom her zaman mutlu hissediyor.

Mary yıllarca Tom'un hapisaneden çıkmasını bekledi ve sonunda o serbest bırakıldığında çok mutlu oldu.

Tom Mary ile tanışmadan önce, asla mutlu görünmedi.

Tom Mary'yi mutlu etmek için elinden geleni yapıyor.

Tom ve Mary'nin on üç yıllık mutlu bir evlilikleri var.

Tom onun ev sahibi kirayı düşürdüğü için mutlu oldu.

Tom mutlu gibi görünüyor.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce