neyse kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.
O çok güzeldir, daha neyse çok akıllıcadır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Her neyse, o şimdi Paris'te olabilir.
Translate from Türkçe to İngilizce
İncil senin için neyse bu kitap da benim için odur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neyse ki o ölmedi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neyse ki, seni konuşturdum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neyse ki Tom, Mary'yi görmedi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neyse ki, biz bir kaçış yolu bulduk.
Translate from Türkçe to İngilizce
Her neyse, daha fazla zamanını almayacağım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Her neyse, ben sizin meşgul olmak zorunda olduğunuzu biliyorum, bu yüzden gideyim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neyse ki, Tom bazı ses yatırımları yaptı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Her neyse, ben elimden geleni yaptım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Her neyse, asla bilmeyeceksin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neyse ki zamanında oradaydım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Her neyse, test bitti rahatladım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neyse ki, o oyunu kazandı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Her neyse, bu zor konuyu gündeme getirebildiğin için memnunum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neyse ki şampiyonluğu kazandı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neyse ki iyi bir iş buldum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neyse ki, hava iyiydi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neyse, daha fazla deneyimim oluyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neyse ki kazada ölmedi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Balık için su neyse insan için de hava odur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Vücut için gıda neyse; zihin için de kitap odur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neyse ki yolculardan hiçbiri yaralanmadı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Her neyse, saat kaç?
Translate from Türkçe to İngilizce
Her neyse, üzülmek zorunda değilsin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben üzüldüm neyse de, onu üzmeseydiniz iyiydi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Her neyse, bu benim sorunum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neyse ki, senin sorununu çözdüm.
Translate from Türkçe to İngilizce
Her neyse sadece sen kimsin?
Translate from Türkçe to İngilizce
Neyse ki ölmedi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neyse, bu senin sorunun değil.
Translate from Türkçe to İngilizce
Her neyse, ben senin fikrine katılmıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Her neyse, o size uygun değil.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neyse, sen çalışmaya devam et.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neyse, pek vakit kalmadı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neyse ki bu hafta hava sıcaktı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Her neyse, endişelenmeni istemiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neyse, yarın görüşürüz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neyse, biz gelelim şimdi asıl meseleye.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neyse, bırakalım gırgırı da gelelim asıl meseleye.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dervişin fikri neyse zikri de odur.
Translate from Türkçe to İngilizce
İnsan için hava neyse, balık için de su odur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neyse, en azından bir şeyi hallettik.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neyse akşam görüşürüz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sattığın her neyse, almayacağız.
Translate from Türkçe to İngilizce
Her neyse, ben yukarıdayım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neyse ki kapı açıktı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neyse ki, kimse yaralanmadı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neyse ki tedavi zararlı yerine sadece etkisizdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neyse ki bir dalı tuttum ve düşmekten kurtuldum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Her neyse.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neyse teşekkür ederiz.
Her neyse sen hatalısın.
Neyse Tom nerede?
Neyse ne istiyorsun?
Neyse ki kimse hayal kırıklığına uğramayacak.
Neyse, aklıma gelmişken, Tom kaç yaşında?
Neyse ki Tom'un hiç iç yaralanması yoktu.
Neyse ki kimse ağır yaralanmadı.
Neyse ki kimse yaptığımızı görmedi.
Neyse ki kimse vurulmadı.
Neyse ki kazada kimse yaralanmadı.
Neyse ki yangında kimse ölmedi.
Kamyon okul binasına çarptığında neyse ki kimse ağır yaralanmadı.
Neyse ki Tom hayatta kalanlar arasındaydı.
Neyse, ne yersin?
Bir şey neyse odur.
Neyse, lütfen bu notu ona verin. Bu acil.
Neyse, lütfen bu notu ona ver. Bu acil.
Neyse, meşgul olmalısınız biliyorum o yüzden ben gideyim.
Neyse Allah hepimizin kalbine göre versin, iyi geceler canlarım.
Neyse kulaklarınız yok bayım, sizinle konuşmayacağım daha fazla.
Neyse ki, o, işe yaradı.
Neyse ki, Tom kurtuldu.
Neyse ki, Tom iyileşti.
Neyse Tom onun kim olduğunu düşünüyor?
Neyse, Tom ile aynı fikirdeyim.
Neyse ki onlar kaçabildi.
Neyse, başka seçeneğimiz yok.
Her neyse, ben liseden mezun olduktan sonra üniversiteye gideceğim.
Her neyse!
Neyse ki, tam Dima'nın uyuduğu sokağın dışında bir Armani mağazası vardı.
Her neyse, onunla ne yapıyordun?
Neyse ki, Dan yoldaydı.
Neyse ki Tom sorunun ne olduğunu biliyor.
Neyse, burada ne yapıyorsun?
Neyse ki, Kylie Minogue iyileşti.
Neyse, o adam kim?
Neyse, ne hakkında endişelisin?
Doğru olan neyse onu yap.
Adil olan neyse onu yap.
Su balık için neyse, hava da insan için odur.
Neyse ki, yangın çok ciddi olmadan önce söndürüldü.
Neyse ki bu olmadı.
"Hey, dostum, sen ne düşündüğümü düşündüğünü düşündüğümü düşünüyor musun yoksa ne düşündüğümü düşündüğünü mü düşünüyorsun?" "Bekle, her neyse sen kimsin?"
Neyse ki, herkes bu yabancının ne demek istediğini anladı, kendimi aptal yerine koyduğumu biliyorlardı ve bana güldüler.
Onunla ne yapıyordun, her neyse?
Balık için su neyse hava bizim için odur.
Neyse, haydi bir bakalım.