Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"nispeten" içeren Türkçe örnek cümleler

nispeten kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 45'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Süt nispeten düşük ısıda tutulmalıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mağaza nispeten boştu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Saatin kaç olduğu göz önüne alındığında, süpermarket nispeten boştu.
Translate from Türkçe to İngilizce

O nispeten hızlı konuşur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bilgisayar nispeten yeni bir buluş.
Translate from Türkçe to İngilizce

O nispeten hızlı bir şekilde konuştu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kullanması nispeten basit.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom nispeten hızlı konuşuyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu tür sorunlar nispeten nadirdir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom kendini nispeten şanslı düşünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Uzaydan bakıldığında, dünya nispeten küçük görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tablo yapma nispeten iyi yapabileceğim başka bir şeydir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Nispeten erken.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bunu yapmak nispeten kolay.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom nispeten benim yaşımda ve o bir şarkıcı. Bu her gün olmaz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom nispeten aktif bir yaşam sürüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom kazayı nispeten yarasız atlattı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un bana nispeten büyük miktarda para borcu var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hepimiz nispeten yorgunuz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Benim yeni çizmelerim gerçek deriden yapılmış ve nispeten yüksek topuklara sahiptir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Nar tohumları nispeten büyüktür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Amerikalı yaşlı vatandaşların nispeten hali vakti yerinde.
Translate from Türkçe to İngilizce

İngiliz İmparatorluğu'nun dağılması nispeten barışçıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çin'in hızla geliştiğini anlamak için geldim ancak Çin halkı nispeten acelesiz bir hayat yaşıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom nispeten mutlu görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom nispeten formda ve sağlıklı görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Nispeten güvenli bir semtte yaşıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Süpermarket, günün o saati için nispeten boştu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom nispeten hızlı konuşur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Öncül nispeten basittir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kendimi nispeten şanslı görüyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu yer nispeten kirlilikten arınmış görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

O cümleyi nispeten orijinal buluyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu cümleyi nispeten orijinal buluyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bulaşık makinesi ötekilere kıyaslanacak olursa nispeten yeni bir beyaz eşya türüdür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu otel bu şehre göre nispeten pahalı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Japonya'da kapı önlerine sahipsiz kargo bırakmak nispeten güvenlidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ancak katılım nispeten düşük gerçekleşti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bilim adamları, güneş sisteminin ilk günlerinden kalma nispeten değişmemiş kayalık bir kalıntı olduğu düşünüldüğünden, Bennu'dan gelen örneği incelemeye hevesliler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu kitap nispeten kısa.
Translate from Türkçe to İngilizce

William, Kuzey Cezayir'de nispeten dostça bir kasabada yaşıyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir kirpi nispeten büyük bir kafese ihtiyaç duyar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kalman nispeten gençti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Oda nispeten küçük.
Translate from Türkçe to İngilizce

Cezayir nispeten güvenli bir ülke sayılır.

Translate from Türkçe to İngilizce