Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"odun" içeren Türkçe örnek cümleler

odun kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 83'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Tom odun kırarken, siz beyler ne yapıyordunuz?
Translate from Türkçe to İngilizce

Marangozlar odun kesti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bütün sabahı yakacak odun istifleyerek geçirdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom tüm öğleden sonra odun yardıktan sonra yorgun hissetti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom yakmak için odun yardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bütün öğleden sonra yakacak odun doğradı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom odunla yanan aşçı sobası için odun yardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ateş sönüyor; biraz odun ilave eder misin?
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom, sobasında hem odun hem de kömür yakar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu odun yanmaz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yakıt için odun ve kömür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ateşe biraz daha odun koy.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sanırım biraz daha odun yarmamın zamanıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yakacak odun için sandalyeyi kırdı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ormandan odun toplamaya çalıştılar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biraz odun toplamama yardım etmeni istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yakacağı olmayan insanın en kıymetli eşyası odun ve kömürdür.
Translate from Türkçe to İngilizce

İkiniz de her gün odun kırıyorsunuz, değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce

Siz üçünüz her gün odun yarıyorsunuz, değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce

Yaşlı kadın ormanda odun topluyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Odun kırmayı severiz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Her gün odun keser.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom, ateşe daha fazla odun ilave etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar her gün odun keserler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dışarı çık ve biraz daha odun getir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz her gün odun kırarız.
Translate from Türkçe to İngilizce

Termitler her zaman odun yer.
Translate from Türkçe to İngilizce

Termitler odun yer.
Translate from Türkçe to İngilizce

Odun, kağıt üretimi için bir hammaddedir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Odun kırmak için baltaları almak zorundaydım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Oduncu Hick odun keser.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom odun kırmayı sever.
Translate from Türkçe to İngilizce

Her gün odun kırarım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom odun kesiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Neden dışarı çıkıp biraz yakacak odun getirmiyorsun?
Translate from Türkçe to İngilizce

Ateş için biraz odun almaya gider misin?
Translate from Türkçe to İngilizce

Onların işi odun kırmak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mary odun kırmayı seviyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, odun kırmayı seviyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz odun kesiyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onların işi odun kesmek.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben tüm sabahı odun kesmekle geçirdim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Neden odun kesmekten büyük zevk alan bu kadar çok insan olduğunu biliyorum. Bu aktivitede sonuçları hemen anında görürsünüz. -- Albert EINSTEIN
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom odun parçalayıcının içine bazı dallar koydu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bana bir parça odun verir misin?
Translate from Türkçe to İngilizce

Kamp ateşine biraz daha odun koy.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen ateşe biraz daha odun koyunuz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar odun kırmayı sever.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sincap, odun yığınında bir yuva yaptı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Odun yığınında bir sincap var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom yakacak odun kırıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Pizza, odun ateşli bir fırında pişti.

Tom ateşe odun ekledi.

Tom ateşe odun topladı.

Kamp ateşine odun eklemeye gerek yok.

Her gün odun kırarsın, değil mi?

Mary her gün odun keser.

Mary her gün odun kırar.

O, odun kırmayı sever.

Sen odun kırmayı seversin.

Babam testere ile odun kesti.

Islak odun iyi yanmaz.

Odun kesmeyi sevmiyorum.

Odun kırmaktan hoşlanmıyorum.

Eski kabin pek çok modern cihazdan yoksundu, hatta bir odun sobası bile vardı.

Tom onun için biraz yakacak odun almamı istedi.

Tom baltasıyla biraz yakacak odun kırdı.

Tom biraz yakacak odun kesti.

Kapıyı kırarsan odun çok olur.

Ali odun ekmeği aldı.

O odun keserken sen ne yapıyordun?

Ateşe bir odun daha attı.

Kışın, evler odun sobalarıyla ısınıyor.

Odun olmasa şimdiye dek ölmüştük.

Odun ateşinde semaver çayının tadı başkadır.

Sobaya birkaç odun atıp ateşi kuvvetlendirdi.

Tom günün ilk yarısını odun kırarak geçirdi.

“Gün boyu yaptığım tek şey hayvanlara bakmak, odun toplamak, etrafı süpürmek, yemek pişirip bulaşıkları yıkamak.” dedi, "Okusaydım bunlarla mı uğraşırdım?"

Dakikanın sonunda kollardaki odun doğar, dokuz katlı platform topraktan başlar, bin millik yolculuk tek bir adımla başlar.

Okumak onun için odun kesmekten daha zor.

Eğri odun fazla kor yapar.

Bir soba ve odun istiyoruz

Odun iyice kurumuş, çabuk yanacaktır.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce