Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"oksijen" içeren Türkçe örnek cümleler

oksijen kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 50'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Oksijen olmasaydı bütün hayvanlar uzun zaman önce ortadan kalkmış olurdu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Havadan gelen oksijen suda çözülür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Su, oksijen ve hidrojenden oluşur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Oksijen yanma için gereklidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Oksijen yetersizliğinden öldü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir su molekülünün iki hidrojen atomu ve bir oksijen atomu vardır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Su hidrojen ve oksijen içerir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hidrojen ve oksijen birleşerek suyu oluşturur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Aşk oksijen gibidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tropik yağmur ormanları oksijen üretir karbondioksit tüketir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ağaçlar oksijen kaynağıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Oksijen olmadan hiçbir şey yakamazsınız.
Translate from Türkçe to İngilizce

Vücut ısısı yükseliyor, nabız yükseliyor... Onun oksijen eksikliği durumu var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ayda oksijen yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir su molekülü üç atomdan oluşur: iki hidrojen ve bir oksijen.
Translate from Türkçe to İngilizce

Odada neredeyse hiç oksijen yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ağaçlar oksijen yayar ve karbon dioksit emer.
Translate from Türkçe to İngilizce

Havadaki oksijen seviyesi azalıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Zamanı da tıpkı oksijen gibi bir kaynak olarak düşünmeliyiz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sen oksijen kaybısın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Oksijen, suyu oluşturmak için hidrojenle tepkir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Oksijen dünya hayatı için gereklidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hidrojen, karbon, azot, fosfor, oksijen, sülfür ve selenyum ametallerdir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Soluduğumuz hava, oksijen ve azottan oluşur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bizim atmosferimiz nefes almamız için gerekli olan % 21 oksijen, % 78 azot ve % 0,9 argon içermektedir. Diğer % 0.1 ise su buharı, karbon dioksit, neon, metan, kripton, helyum, ksenon, hidrojen, azotlu oksit, karbon monoksit, azot dioksit, kükürt dioksit ve ozondan oluşur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yeterince oksijen alıyor musunuz?
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir su molekülü, bir oksijen ve iki hidrojen atomundan oluşur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Su olmadan ve oksijen olmadan yaşamak olanaksızdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Su oksijen ve hidrojenden oluşur.
Translate from Türkçe to İngilizce

O oksijen yoksunluğundan öldü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kabin basıncının değişmesi gerekiyorsa, koltuğunuzun üzerindeki paneller oksijen maskelerini açığa çıkaracaktır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Beyin hücreleri oksijen kaybına karşı özellikle duyarlıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Düşük hava basıncı insanların nefes almasını ve yeterli oksijen almasını daha zor hale getirir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bitkiler yemek yaparken oksijen çıkarır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Her su molekülü, bir oksijen atomuna bağlı, iki hidrojen atomundan oluşmaktadır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Nefes alırken oksijen akciğerlerimize alınır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Su oksijen ve hidrojen oluşumundan meydana gelmektedir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un oksijen sensörü Tom'un elleri çok soğuk olduğu için iyi bir O2 oturumu okuyamadı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu evde yeterince oksijen yok. Pencereleri aç.
Translate from Türkçe to İngilizce

Su bir hidrojen ve oksijen bileşiğidir.

Aşk oksijen zehirlenmesi gibidir.

Yine zırvalıyorsun. Pencereyi aç da içeri biraz oksijen girsin.

Ozon, küçük miktarlarda doğal olarak meydana gelen üç oksijen atomundan oluşan bir moleküldür.

"Atom numarası 8 olan element hangisidir?" "Oksijen."

"Simgesi O olan element hangisidir?" "Oksijen."

Hava yakan ısıtıcılar uzun süre kullanıldığında oksijen azalmasına bağlı olarak baş ağrısına yol açabilir.

Adalet oksijen gibidir. Varlığı pek fark edilmez, ama yokluğu öldürür.

Ali oksijen israfı bir tip.

Tom astım hastasıydı ve oksijen yetmezliğinden öldü.

Mars'ta oksijen yoktur.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce