okuyup kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 30'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Sorun onun mektubu okuyup okumayacağıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sorun onun mektubumu okuyup okumayacağıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ona kitabı okuyup okuyamayacağımı sordum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Siz okuyup yazıyorsunuz da ne oluyor?
Translate from Türkçe to İngilizce
Okuyup, yazamıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu parçayı okuyup Japonca'ya çevir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Baban okuyup öğrenesin diye çalışıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bunu okuyup anladığın zaman bana yalnızca posta yoluyla yanıt ver.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hayvan değilsiniz kitapları parçalamadan içini açmadan önce özetine bakın ondan sonra okuyacaksanız okuyup, kutuphaneciye iade edin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Üniversitede okuyup okumayacağıma ya da bir iş bulup bulmayacağıma karar vermedim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tam şu anda, bunu okuyup çeviriyorsun.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom Mary'ye kitabı gerçekten okuyup okumadığını sordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
İngilizceyi herhangi bir sorun olmadan okuyup yazabilirim.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, Fransızca okuyup yazabilir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Marika Japonca okuyup yazabilir mi?
Translate from Türkçe to İngilizce
O şimdiden okuyup yazmaya başlıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Harrison'ın okuyup yazamadığını iddia ettiler.
Translate from Türkçe to İngilizce
Endişe, onun mektubu okuyup okumayacağıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Fransızca okuyup yazabilirim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami çok okuyup yazar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bana Fransızca okuyup okumadığımı sordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami İslam hakkında okuyup bilgilenmek istiyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ali okuyup doktor oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gece ikiye kadar kitap okuyup uyumadı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Başlanıp da beğenilmeyen bir kitap ya da filmi sonuna kadar okuyup izlemek, batık maliyet yanılgısına güzel bir örnektir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hem okuyup hem çalışmayı nasıl başarabiliyorsun?
Translate from Türkçe to İngilizce
Temel Amerika'ya gidip ana dili gibi İngilizce öğrenmiş. Orada ayrıca burnunu ameliyat ettirip küçülttürmüş ve konservatuvar okuyup çok becerikli bir piyanist olmuş. Bir gün konser verip seyircileri selamladığında o sırada Amerika'da olup tesadüfen en ön sırada onu izleyen Dursun "Ula hemşerim, helal olsun çok iyi çaldın da!" diye bağırmış. Bunun üzerine şaşıran Temel kendisini nasıl tanıdığını sorunca Dursun "Piyanistler otururken tabureyi piyanoya doğru çekip ayarlarlar, sense önce tabureye oturup sonra piyanoyu kendine çektin. Oradan anladım da!" diye cevaplamış.
Translate from Türkçe to İngilizce
Mesajımı okuyup okumadığını sormak istedim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu metni okuyup çevirin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu metni okuyup çevir.
Translate from Türkçe to İngilizce