Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"olumlu" içeren Türkçe örnek cümleler

olumlu kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

O, banka yöneticisinde olumlu bir izlenim bıraktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu raporla ilgili olumlu musunuz?
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu sıfatların hepsi olumlu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Aklında ne olduğuna dair hiçbir fikrim yok, böylesine olumlu teklifi reddetti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Senin oyununla ilgili olumlu eleştiriler gelecek basımda görünecek.
Translate from Türkçe to İngilizce

Zaman zaman, düşmanlarımızın hareketleri ile birtakım olumlu şeyler bile muvaffakiyetsizleştiricileşebilir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu gibi durumlarda söz konusu olumlu şeylerin muvaffakiyetsizleştiricileştiklerini derhal fark etmemiz gerekir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Düşmanlarımız bizim için olumlu olabilecek şeyleri kimseye fark ettirmeden muvaffakiyetsizleştiricileştirivermenin peşindedirler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom epeyce olumlu tepkiler aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Soruma olumlu bir cevap verdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom olaylar hakkında biraz daha olumlu olmayı öğrense, büyük olasılıkla insanlar ondan biraz daha hoşlanır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sıcak sözler bebekleri olumlu etkiler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Film olumlu eleştiriler aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bunun hakkında olumlu hissediyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Olumlu olamıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom olumlu olarak başını salladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom olumlu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kesinlikle olumlu musun?
Translate from Türkçe to İngilizce

Buna olumlu yaklaştığımızı daha önce söylemiştik.
Translate from Türkçe to İngilizce

Seçtiğimiz davranış, insanlarla ilişkilerimizi olumlu veya olumsuz yönde etkiler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Eminim ki arkadaşlarım buna olumlu bakacaklardır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Keşke sana olumlu bir şey söyleyebilsem.
Translate from Türkçe to İngilizce

Olumlu yanıtını sabırsızlıkla bekliyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Olumlu cevabını almayı sabırsızlıkla bekliyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hayatta başarılı olmak istiyorsan olumlu bir tutuma sahip olmalısın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen olumlu düşünün.
Translate from Türkçe to İngilizce

Olumlu olmak zorundasın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bence küreselleşmenin olumlu olduğu kadar olumsuz etkileri de var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Küreselleşmenin olumlu olduğu kadar olumsuz etkilerinin de olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Olumlu olmaya çalışalım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Olumlu, olumsuzun zıddıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom olumlu görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Durum olumlu görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

O çok olumlu bir işaret.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gerçekten olumlu hissettim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hayata her zaman olumlu yönden bak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Olumlu, efendim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun konuşması tüm meslektaşları üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Olumlu taraftan bakalım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Söyleyecek olumlu bir şeyin yoksa, bir şey söyleme.
Translate from Türkçe to İngilizce

Haydi millet, olumlu olalım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Senin hakkında olumlu şeyler söyleyeceğim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom çok olumlu görünüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom olumlu cevap verdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Olumlu yönler nedir?

Olumlu bir sonuca ihtiyacımız var.

Bu olumlu bir deneyimdi.

Olumlu düşünelim.

Ben sadece olumlu şeylere odaklanmak istiyorum.

Tom olumlu, değil mi?

Şartların olumlu tarafına bakalım.

O olumlu bir yanıt verdi.

Bu olumlu fırsattan yararlandım.

Tom her zaman örnek bir hükümete olumlu baktı.

Negatif bir zihin size asla olumlu bir hayat vermeyecek.

Deneyin sonuçları karışıktı. Bazı katılımcılar olumlu tepki verdiler ama diğerleri ağır eleştiri sundular.

Benim için olumlu şeyler söylemeni istiyorum.

Biz olumlu düşünmeye çalışıyoruz.

Olumlu bir mesaj veriyor olmamız gerektiğine inanıyorum.

Benim hakkımda olumlu şeyler söyleyebilirsin.

Tom bunun olumlu bir adım olduğunu söyledi.

Olumlu bir şey yapın.

Çalışma grubundaki iyi takım ruhu olumlu olarak değerlendirilir.

Olumlu taraftan bak!

O, bunun olumlu bir gelişme olduğunu düşünüyor.

Fadıl, Dania'yı olumlu bir şekilde etkiledi.

Her zaman olumlu düşün!

Hastalığın seyri olumlu görünmüyor.

Olumlu tutmaya çalışıyorum.

Her şey çok olumlu oldu.

Hepsi çok olumlu oldu.

Olumlu düşünmek zorundayız.

Öneri olumlu bulundu.

Kitap olumlu karşılanmadı.

Roman olumlu karşılanmadı.

Makale olumlu karşılanmadı.

Onun sorunun çok olumlu olduğunu itiraf ettiği gerçeğini düşünüyor ve onun derinleştiğini gösteriyor, o sizin için değiştirmek istiyor.

Başvuru sahibi müfettişi olumlu olarak etkilemişti.

Tom olumlu görünüyordu.

Hâlâ olumlu musun?

Olumlu ilkeler, olumlu neticelere götürür.

Olumlu düşün.

O isim olumlu.

Tom sorumu olumlu bir cevapla yanıtladı.

2018 kendini bu Yılbaşı günündeki gibi güneşli, umut, sağlık ve güç dolu, keyifli ve olumlu göstersin. Her şey gönlünüzce olsun arkadaşlarım!

Olumlu düşün ve olumlu şeyler olacak.

Cevap olumlu mu?

Filmin genel olarak bıraktığı izlenim gayet olumlu.

Olumlu biçimde düşünmeyi öğrenin.

Olumlu olumsuz her türlü yorumunuzu bekliyoruz.

Ondan herkes hep olumlu söz eder.

Tom hakkında olumlu düşündüğünü biliyorum.

Mevcut olumlu eğilimler, etkin bir sermaye oluşum süreci ile desteklenmeksizin sürdürülebilir mi?

Tüm bunlar çok olumlu gelişmeler.

Raporda bir çok olumlu eğilime işaret ediliyor.

Hükümetten gelen tepkilerse pek olumlu olmadı.

Ancak, bu olumlu durum kısa sürede tersine dondu.

Aslında, pek çok istatistiki gösterge olumlu.

Taçi, dışarıya olumlu bir görünüm yansıttı.

Halkın tepkisi genelde olumlu oldu.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce