Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"orada" içeren Türkçe örnek cümleler

orada kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Neden o orada?
Translate from Türkçe to İngilizce

Bak! Orada göktaşı gidiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bak! Orada meteor gidiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Orada garip bir hayvan gördüler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Orada herhangi bir şey görebiliyor musun?
Translate from Türkçe to İngilizce

O, kahvaltısını sık sık orada yer.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kahvaltısını sıklıkla orada eder.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bogdan yarın orada olacağını söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Orada beyaz bir kule görebilirsin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Merakım gelecekte çünkü hayatımın geri kalanını orada geçireceğim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Savaş başladığında biz on yıl boyunca orada yaşadık.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, dün orada olamaz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tatil boyunca orada kamp yaptık.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hiroko orada tek başına oturdu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gerçekten Finlandiya'ya gitmek ve orada yaşamak isterim ama ilk olarak İsveççemi geliştirmem gerekecek.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, Brezilya'ya gitti ve orada kaldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yağmur ormanları dünya yüzeyinin sadece yüzde ikisini kaplamasına karşın; vahşi bitki, hayvan ve bitki türlerinin yarısından fazlası orada yaşar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Orada bir sürü yaratık çeşidi gözlemledi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Seninle orada olduğumu arzuluyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çünkü bu orada.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir trafik sıkışıklığı yakalanmazsak, sanırım zamanında orada olacağız.
Translate from Türkçe to İngilizce

Zamanında olmak istiyorsan, 11:00'e kadar orada olmalısın.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, bir süre orada durdu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Orada biri var mı?
Translate from Türkçe to İngilizce

Kesilmiş uzuvları olan insanlar onları hâlâ orada gibi hissetmeye devam ediyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sözleşmeyi imzalayarak, beş yıl daha kendimi orada çalışmaya adadım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz altıda orada olacaksak, şimdi hareket etmek zorundayız.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, bana orada kimsenin olup olmadığını sordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

O her zaman orada kaldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kazadan kısa bir süre sonra orada canlı bir hayvan buldular.
Translate from Türkçe to İngilizce

O günlerde orada vahşi bir kabile yaşadı.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, orada olsaydı, gelmek ister miydin?
Translate from Türkçe to İngilizce

Orada onu gördünüz mü?
Translate from Türkçe to İngilizce

O, orada ne olduğu ile ilgili güzel bir açıklama yazdı.
Translate from Türkçe to İngilizce

O iki saat boyunca beni orada ayakta bıraktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben orada bir masa istedim.
Translate from Türkçe to İngilizce

O bilimsel bir enstitüde çalışır, ki orada dilbilimciler, edebiyat bilim adamları, tarihçiler, sosyologlar, ekonomistler ve diğer bilim adamları cücelerle ilgili yapılması gereken her şeyi araştırıyorlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yediden önce orada olmalıyım.
Translate from Türkçe to İngilizce

O şimdi orada olmalı çünkü o bir saat önce gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce

İyi tavsiye orada pahalıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bazen orada öğle yemeği de yiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben kendim orada bulunmadım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Davranışını haklı çıkar, haydi, bunların hepsi olduğunda orada olmanı haklı çıkar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Birçok Avrupa mutfakları orada kuru malzemeler tartıldığından dolayı bir teraziye sahiptir, Amerika'da tam tersine onlar hacimle ölçülmektedir.

Orada bir trafik kazası oldu.

Ben odaya gittim, orada çocukları kanepede otururken buldum.

O, orada en fazla dört gün kaldı.

Onlar orada yaşıyor.

Tek başına orada yaşadı.

Ben onu orada giyinmeyi kastetmedim.

Onlar orada mutlu bir hayat yaşadı.

Onlar orada kullanılanlara benzer aletler kullandılar.

Tom orada kırmızı bir şey gördü.

Tom'un parmak izi onun orada olduğuna dair delildi.

Tom 2001'de Boston'a geldi ve orada 2010'a kadar yaşadı.

Tom 2.30'a kadar orada olmalı.

O kısa bir süre orada kaldı.

Ben orada onunla karşılamayı ümit etmiştim.

Tom orada görmeyi umduğum son kişiydi.

Tom ve Mary, ertesi hafta yine orada buluşmak için karar verdi.

Tom kapıyı açtığında, o, Mary'nin orada altılı bir paket ve bir pizza ile orada durduğunu gördü.

Tom kapıyı açtığında ve Mary'nin orada durduğunu gördüğünde " ne hoş bir sürpriz " dedi.

Tom'un orada olmamak için iyi bir nedeni vardı.

Bir barbekü partisi vereceğiz. Ebeveynlerine benim ebeveynlerimin orada olacaklarını söyle.

Orada oldukları için dağlara tırmanırım.

Tom orada olmalıydı.

Ne kadar zamandır orada kaldınız?

Ben zamanında orada olduğum için şanslıydım.

Biz zamanında orada olmak zorundayız, bu yüzden yarın beni bekletme.

Tom o anda orada Mary'yi öpmek istedi.

Tom onun niçin orada olduğunu bilmiyormuş gibi davrandı.

Tom Mary'nin orada olacağını bilmiyordu.

Tom seni orada görmeyi umuyor.

Tom kesinlikle yarın orada olmayı planlamadığı izlenimini verdi.

Tom orada olmasaydı, onun nasıl çok daha kötü olabileceğini düşün.

Tom'un partiye gitmesinin tek nedeni Mary'nin orada olmasını beklemesiydi.

Tom'un orada sıcak karşılanmadığını fark etmesi uzun zaman almadı.

Orada asla tekrar yaşamak istemezdi.

O, burada ve orada çantasını aradı.

Derhal başla, ve zamanında orada olacaksın.

Seninki orada.

Dün orada gördüğün adam Bay Brown idi.

O orada oynuyor

O, orada şu evde yaşıyor.

Orada olduğu için.

Tüm oyuncular kolları bağlanmış olarak orada durdular.

Tuvalet orada.

O, artık orada yaşamıyor.

Ben doktora gittim, maalesef orada yoktu.

Mary'nin orada tek başına yaşamasından hoşlanmıyorum.

Orada oturan kız Nancy'dir.

Orada ayakta duran kız Mary'dir.

Orada ayakta duran kız kız kardeşim Sue'dur.

Ben Mike. Hiroshi orada mı?

Alice dün orada olabilir, ama biz onu görmedik.

Ken köpeğine orada beklemesini söyledi.

Tony orada mı?

Jack orada sık sık koşuya giderdi.

Tom orada olmadığı için ne olduğunu bilmiyor.

Kim var orada?

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce