Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"ortasında" içeren Türkçe örnek cümleler

ortasında kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Dersin ortasında konuşma.
Translate from Türkçe to İngilizce

O yer hiçbir yerin ortasında değildir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Konuşmasının ortasında bayıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

"Ben polisim. Karakola kadar gelir misiniz?” "N-neden?" “Şehrin ortasında silahla ateş etmenin suç olmadığını mı düşünüyorsun?”
Translate from Türkçe to İngilizce

Istasyon şehrin ortasında.
Translate from Türkçe to İngilizce

Otobüs caddenin ortasında aniden durdu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom odanın ortasında durdu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom gecenin ortasında uyandı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Parkın ortasında bir gölet bulunmaktadır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Robert telefon konuşmasının ortasında kırılıp ayrıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yolun ortasında bir kamyon duruyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kavşağın ortasında benzinimiz bitti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Konferansın ortasında uyuya kaldık.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu taşın ortasında bir deliği var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şehrin ortasında bir yangın patlak verdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şehrin ortasında yangın çıktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Konuşmasının ortasında sustu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bebek gecenin ortasında uyandı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sahnenin ortasında tek başına bırakıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çölün ortasında benzinimiz bitti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mayıs ayı ortasında Japonya'ya dönecek.
Translate from Türkçe to İngilizce

Neden ofisin ortasında oturuyorsun?
Translate from Türkçe to İngilizce

Araba yolun ortasında istop etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Milletin ortasında böyle konuşma.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir zaman kendimi problemlerin ortasında buluyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tartışmanın ortasında kalktı ve gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mağaza şehrin tam ortasında.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom gecenin ortasında terk edilmiş sokaktan aşağıya doğru yürürken biraz huzursuz hissetti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gecenin ortasında uyanık kalmaya devam ediyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hiçbir yerin ortasında değiliz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom odanın ortasında duruyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un arabası yolun ortasında park edilmiş.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom gecenin ortasında gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bir şeyin ortasında.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ve Mary bir tartışmanın ortasında gibi görünüyorlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ve Mary bir kavganın ortasında gibi görünüyorlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom onun dikkatini çekmek için gecenin ortasında Mary'nin penceresine taşlar attı fakat bunun yerine onun camını kırarak sonuçlandı ve Mary'nin babası polisi aradı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kutsal ağaç kutsal ağaçlığın ortasında durur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ada gölün ortasında bulunuyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ve sonra, harika bir yemeğin ortasında geğirmeye başladı! Nasıl da rahatsız edici!
Translate from Türkçe to İngilizce

Tokyo'da soğuk mevsim kasım ortasında başlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Coca-Cola, Fanta'yı 2. Dünya Savaşının ortasında Alman pazarı için icat etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Neden 5 ve 50 yenlik bozuk paraların ortasında boşluk var?
Translate from Türkçe to İngilizce

Gemi okyanusun ortasında devrildi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kentin ortasında bir çeşme var.

Arabamız caddenin ortasında bozuldu.

O, partinin ortasında geldi.

Bir şeyin ortasında mısın?

Sen hiç gecenin ortasında duş aldın mı?

Bir oyuncu oyunun tam ortasında bayıldı.

Toplantı gün ortasında bitti.

Tom odanın ortasında duruyor.

Tom odanın ortasında.

Sınav ortasında mideniz guruldarsa, bu oldukça utandırıcı bir durum olur.

Kütüphanenin ortasında tamamen dergilerle kaplı bir masa vardı.

Bir durgunluğun ortasında bile bir işi bırakmak zorunda olduğumuz zamanlar vardır.

Fındık sonbaharın ortasında hasat edilir.

Tom felaketin ortasında her zaman hakkında gülecek bir şey bulan kişi türüdür.

Bu tayfunun ortasında çırılçıplak dışarı gitmek istiyorum.

Çocuklar caddenin ortasında oyuyordu.

Noel kaktüsümüz her zaman ekimin ortasında çiçek açar.

Tom oturma odasının ortasında oturuyordu.

Birçok çiçek türü nisanın ortasında çıkar.

Bir gece rüyasında, güzel mor bir çiçek bulduğunu ve çiçeğin ortasında da değerli bir mücevher bulunduğunu gördü.

Ambulans yoğun bir caddenin ortasında bozuldu.

Bütün sahipsiz mal yarın gün ortasında atılacak.

Parkın ortasında büyük bir ağaç var.

Arızalı bir araba yolun ortasında duruyordu.

Turun ortasında onlar ana gruptan ayrıldılar.

Aniden, Mary kendini bir tartışmanın ortasında buldu.

Yuvarlak bir lamba, tavanın ortasında asılıyor.

O, gecenin ortasında uyandı.

Telefon gecenin ortasında çaldığında o hemen bir şeyin kötü olduğunu bildi.

Burada bir şeyin ortasında olduğumu göremiyor musun?

Tom gecenin ortasında uyandı ve bütün bir torba kurabiyeyi yedi.

Biz odanın ortasında durduk.

Mary odanın ortasında duruyordu.

O, gecenin ortasında ormana gider ve şimdi karanlıktan korkuyormuş gibi davranıyor.

Gecenin ortasında Taninna'yı aradığın doğru mu?

Pasifiğin ortasında onların yakıtı bitti.

Tom gecenin ortasında Mary'nin evine geldi.

Hawaii, Pasifik ortasında yalnız bir ada gibi görünüyor.

Ben ülkenin ortasında yaşıyorum.

Okul bahçesinin ortasında duruyorum.

Ben konserin ortasında tiyatroyu terk etmek zorunda kaldım.

Konserin ortasında tiyatroyu terk etmek zorunda kaldım.

Bazen gecenin ortasında aç hissediyorum.

Bu kadar soğukken neden yaz mevsiminin ortasında gibi giyiniyorsun?

Yolun ortasında beyaz bir çizgi var.

Amerika aşırı dozda bir ilaç salgınının ortasında.

Boston'un ortasında bir ofis kiralamak çok pahalı.

Tom öğleden sonranın ortasında Mary'nin evine vardı.

O gecenin ortasında ona sinsice yaklaştı.

Kütüphane şehrin ortasında.

O, odanın ortasında durdu.

Benim evim şehrin ortasında.

Tony ve annesi şehrin ortasında bir otobüse bindiler.

Daha önce gün ortasında hiç bira içmedim.

Tom geceleyin göğsünün ortasında yanan bir ağrı ile uyandı.

Tom gecenin ortasında bana bir mesaj gönderdi.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce