oruç kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 39'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Müslüman değilim. Oruç tutmamalıyım. Ama aynı apartmanda yaşadığım sürece geleneği dikkate almak önemlidir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom oruç tutuyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Biz oruç tutuyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kim oruç tutuyor?
Translate from Türkçe to İngilizce
Oruç başına mı vurdu?
Translate from Türkçe to İngilizce
İslam'ın beş şartı; şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, zekat vermek ve hacca gitmektir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben oruç tutuyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
En son ne zaman oruç tuttun?
Translate from Türkçe to İngilizce
Bugün oruç tutuyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben oruç tuttum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Fadıl bir Müslüman olmamasına rağmen oruç tutmaya başladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom sadece su içerek üç gün oruç tuttu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Oruç vücudun kendini temizleyip onarmasına yardımcı olur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Papaza kızıp oruç bozulmaz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gavura kızıp oruç yenmez.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami ramazanda oruç tuttu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami ve Leyla oruç tutuyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami oruç.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami oruç tutuyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami bugün oruç tutuyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami üç aylar boyunca oruç tuttu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami pazartesi ve perşembe günleri düzenli olarak oruç tutar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami bağlamalı oruç tuttu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom kilo vermek için aralıklı oruç diyeti yapıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom oruç tuttu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Oruç musun?
Translate from Türkçe to İngilizce
Annem oruç tutmama izin vermiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Oruç tutmak için niyetlendim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami o gün oruç tutmaya başladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bunlar oruç tuttuğu ile bayram etmezler.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom aralıklı olarak oruç tutmaya çalıştı, ancak işinin çok yoğun oluşundan devam edemedi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom aralıklı oruç tutmayı denedi, ancak kısa süre sonra hastalıktan öldü.
Translate from Türkçe to İngilizce
"Yemek yesem oruç bozulur mu?" "Elbette bozulur." "Peki oruç tutsam yemek bozulur mu?" "Dolaba koyarsan bozulmaz."
Translate from Türkçe to İngilizce
Tok karna oruç tutulamaz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yanni, Ramazan ayında oruç tutmaz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Oruç tutuyor musun?
Translate from Türkçe to İngilizce
Oruç tutuyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yarın oruç tutacağım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yanni, Ramazan ayında oruç tutabilecek kadar güçlü.
Translate from Türkçe to İngilizce