Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"oturmuş" içeren Türkçe örnek cümleler

oturmuş kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 31'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Tom oturmuş kaldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen otobüs tam bir durağa gelinceye kadar oturmuş olarak kal.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen oturmuş biçimde kalın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom oturmuş.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen uçak kapıya varıncaya kadar oturmuş olarak kalın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Oturmuş olarak kal!
Translate from Türkçe to İngilizce

Oturmuş olarak kalın lütfen.
Translate from Türkçe to İngilizce

Burada oturmuş seni düşünüyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Herkes oturmuş kaldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kayalığa oturmuş saçlarını tararken çok güzel bir şarkı söylüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yaşlı iki kadın oturmuş dertleşiyorlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom verandada oturmuş, gazete okuyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Evde oturmuş, maç seyrediyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sen oturmuş olabilirsin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çimlere oturmuş, ukulele çalıp, şarkı söylüyorlardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'nin karşısındaki masaya oturmuş.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom oturma odasında oturmuş, çamaşırları katlıyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom, Mary ve John masanın etrafında oturmuş.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom dışında herkes masaya oturmuş.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ve Mary yan yana oturmuş.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun üzerine oturmuş olmalıyım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben oturmuş kaldım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom rıhtıma oturmuş, yüzen çocuklara bakıyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom verandaya oturmuş bir kitap okuyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bir kütükte oturmuş gitar çalıyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom yerde oturmuş ağlıyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Anadoluspor'un oturmuş bir kadrosu var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Masanın kenarına oturmuş gitarını çalıyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ali'nin yeni romanı gerek oturmuş üslubu, gerek zengin ve ilgi çekici konusuyla tam bir olgunluk dönemi eseri olmuş.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz denizde yüzerken Ali plajda kızgın kumun üzerine oturmuş taşak kebabı yapmakla meşguldü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Orada oturmuş, gazete okuyan bir adam vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce