Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"parmak" içeren Türkçe örnek cümleler

parmak kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

En uzun parmak orta parmaktır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Röntgen filminde iki kırık parmak görünüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Elin beş parmağı var: başparmak, işaret parmağı, orta parmak, yüzük parmağı ve serçe parmak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Silahta kalan parmak izleri şüphelininki ile uyuşuyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un parmak izi onun orada olduğuna dair delildi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom cinayet silahında parmak izlerini bırakmaktan kaçınmak için eldivenler giydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Polislerin kapı tokmağında buldukları tek parmak izleri Tom'unkilerdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bütün Dünya üç tip insana bölünmüştür-parmak-kullananlar, çubuk- kullananlar, ve çatal-kullananlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom sessizce kapıyı kapattı ve parmak uçlarına basarak odaya girdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, parmak uçlarına üfledi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Baş parmak tırnağımı kırdım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kate parmak ucunda yürümeyi deniyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bebek uyanmasın diye parmak ucumda yürüdüm.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bıçakta parmak izleri yoktu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Parmak ucumu yaktım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom parmak izlerini bıçaktan dikkatlice sildi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom cesedin bulunduğu odanın kapı kolunda parmak izleri bıraktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un polis tarafından parmak izi alındı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Polis tetikte Tom'un parmak izini buldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen parmak izinizi buraya bastırın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Parmak uçlarım donuyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tabancada parmak izlerin bulundu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bıçakta parmak izlerin bulundu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Polis Tom'un parmak izlerini orada bulduğunu söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hiç parmak izi yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Herkesin parmak izi alındı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hiç parmak izin alındı mı?
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom parmak uçlarına basarak odaya girdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tek kanıt pencere üzerindeki parmak izleriydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çanta üzerinde çok sayıda parmak izi vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sağ ayağımdaki baş parmak acıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bıçaktaki parmak izleri onun suçunu ortaya çıkardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Birçok biyometrik sistem parmak izi tarayıcısı tabanlıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom, parmak uçlarında yürüyerek sessizce odadan çıktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un kapı tokmağından parmak izlerini sildiğini gördüm.
Translate from Türkçe to İngilizce

Polis Tom'un parmak izlerinin cinayet silahı üzerinde bulunduğunu söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şarap bardağında hiç parmak izi buldun mu?
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom parmak uçlarına basarak odadan çıktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Polis herhangi bir parmak izi buldu mu?
Translate from Türkçe to İngilizce

Parmak izi olmadan polisin güveneceği bir şeyi yoktu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Senin parmak izin alınmak zorunda.
Translate from Türkçe to İngilizce

Karakolda bir parmak izi kiti bile yoktu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun gözünün takıldığı ilk şey camdaki bir parmak iziydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sizin parmak izleriniz cinayet silahı üzerinde bulundu.

Herkesin yedi parmak ve üç ayak parmağı vardır.

Tom bir parmak kaldırdı.

Basketbol topunu parmak ucunda döndürebilir misin?

Parmak uçlarımızda yürüdük.

Tom bir parmak kaybetti.

Tom'un parmak izleri tabancanın üstündeydi.

Öğrencilerden biri soru sormak için parmak kaldırdı.

Polis silahtaki parmak izlerini kapıdakilerle karşılaştırdı.

Ekmeği diyagonal dilimler halinde bir parmak genişliğinde kes.

Tek yumurta ikizlerinin farklı parmak izleri var.

Odada bırakılan parmak izleri katilin suçlu olduğunu kanıtladı.

Parmak iziniz silahın üstündeydi.

Polis Dan'ın parmak izleri ile kimliğini belirledi.

Benim etrafımda parmak uçlarına basarak yürümek zorunda değilsin.

O, parmak uçlarına basarak odaya yürüdü.

Aynı parmak izli iki kişi yoktur.

Çatal kullanıcıları temel olarak Avrupa, Kuzey Amerika ve Latin Amerika'da; yemek çubuğu kullanıcıları Doğu Asya'da ve parmak kullanıcıları ise Afrika, Orta Doğu, Endonezya ve Hindistan'dadırlar.

Dan, Linda'nın parmak izlerini almayı başardı.

Dan, Linda'nın parmak izlerini analiz etti.

Tom parmak izi bırakmamak için bir lastik eldiven giydi.

Senin parmak izlerin Tom'un odasının her yerindeydi.

O, kimse onu duymasın diye parmak uçlarına basarak yürüdü.

A, tesadüfe bak, Tom'un parmak izleri benimle aynı!

Bak, ne inanılmaz bir tesadüf, Tom'un benimle aynı parmak izi var!

Bak, ne inanılmaz bir tesadüf! Tom benimle aynı parmak izlerine sahip.

Sen tamamen hareketsiz olmalısın ve parmak uçlarında yürümelisin. Bebek uyuyor.

O bana parmak uçları ile ensemin üzerine hafifçe dokundu ve bu beni ürpertti.

Tom sessizce parmak uçlarına basarak koridoru geçti.

Polis parmak izi için minibüsü tozladı.

Tom kapıyı hafifçe kapadı ve parmak uçlarına basarak Mary'ye doğru yürüdü.

Polis, Mary'nin evinde Tom'un parmak izlerini buldu.

Polis, Fadıl'ın parmak izlerini Dania'nın cesedinde buldu.

Tom sessizce kapı kolunu çevirdi ve parmak uçlarına basarak odaya gitti.

Tom sessizce kapıyı açtı ve parmak uçlarına basarak odaya gitti.

Polis, Tom'un parmak izlerini kapı kolunun üzerinde buldu.

Polis, Leyla'nın parmak izlerini kapı tokmağının üzerinde buldu.

Polis, Sami'nin parmak izlerini kapı tokmağının üzerinde buldu.

Hiç parmak izi yoktu.

Elde beş parmak vardır.

Bir ayakta beş parmak vardır.

Leyla, Sami'nin parmak uçlarının, omzunun arkasına dokunduğunu hissetti.

Tom parmak uçlarına basarak yürüdü ve bebeği uyandırmadı.

Güzel bir noktaya parmak bastın.

Tom parmak arası terlik giyiyor.

Parmak izleri Sami'ninkilerle eşleşti.

Sami'nin parmak izleri bir bardağın üzerinde bulundu.

Sami'nin parmak izleri o bardağın üzerindeydi.

Sami'nin parmak izleri bu evdeki hiçbir yerde görülmüyor.

Sami parmak izlerini Leyla'nın kapısında bıraktı.

Allah kimine bal verir parmak vermez, kimine parmak verir bal vermez.

Tom şakaklarını parmak uçlarıyla ovuşturdu.

İtalyanlar havuzda veya plajda olmadıkça parmak arası terlik giymezler.

İyi bir noktaya parmak bastın.

Açık göte parmak atan çok olur.

Bir çift tek parmak eldivenim var.

Tom doğru bir noktaya parmak bastı.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce