patron kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Patron sekreterine hafta sonuna kadar iyi bir fikirle gelmesini söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Patron hepimize bir günlük izin verdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Patron, yazıhanenin üzerindeki balkonda işçileri gözleyerek gezindi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Patron eleştirisiyle işçilere işkence yaptı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Patron Tom'u iş için Boston'a gönderdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom patron için bazı belgeleri çevirmekle meşguldü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom patron olmak için gerekenlere sahip değil.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom kesinlikle patron olma kabiliyetine sahip.
Translate from Türkçe to İngilizce
Patron Jim'e bu bir tatil yapman için iyi bir zaman dedi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom patronu civarda olmadığı zaman bir patron gibi davrandı
Translate from Türkçe to İngilizce
Patron nerede?
Translate from Türkçe to İngilizce
Patron açık bir kişidir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Benim patron istifa etmesi için zorlandı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Patron onu çabuk bitirmeleri için adamlarını yönetti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Patron onu tekrar azarladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Patron bana kızacak.
Translate from Türkçe to İngilizce
Patron oldun ,değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Patron kovulduğumuzu söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Patron, Bay Brown'dan kendisi yokken işyerinin sorumluluğunu almasını istedi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Patron sensin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dürüst olmak gerekirse, onun iyi bir patron olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sen patron musun?
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu kuruluşta onların hepsi patron olduğu ve Hintli olmadığı için, herhangi bir karar alınması bir mucize.
Translate from Türkçe to İngilizce
Burada patron kim?
Translate from Türkçe to İngilizce
Patron varken çok hevesliymiş gibi davranır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Patron olmaktan nefret ediyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Patron orada mı?
Translate from Türkçe to İngilizce
Patron benim, değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom patron olmak istiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Patron, Tom'u kovmayı düşünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Patron Tom'u işten kovmayı düşündü fakat bunun aleyhinde karar verdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Patron performansımdan memnun olduğunu söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Patron çıkmak üzere!
Translate from Türkçe to İngilizce
Patron çalışmak için Tom'un takım elbise giymek ve kravat takmak zorunda olduğunu söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Patron iyi bir iş için ona şükretti.
Translate from Türkçe to İngilizce
En fazla beni işsiz bırakırsın, patron sensin, değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Patron beni görevlendirdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sen patron değil misin?
Translate from Türkçe to İngilizce
Patron dışarıdayken ofisin sorumlusu kim?
Translate from Türkçe to İngilizce
Patron bize sabahtan akşama kadar çalışmamızı emretti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sakin ol, patron sensin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Patron beni kovmakla tehdit etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un çok iyi bir patron olacağını sanmıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Patron seni arıyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Patron suçlayacak birini arıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Patron, işe zamanında gelmediği için Mike'ın işine son verdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Patron bir çalışanını kovmayı düşünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom patron olmak için çok genç
Patron olsam seni kovarım.
İkiniz de patron olamazsınız.
Tom'a kimin patron olduğunu gösterdim.
Bu çevrede patron benim.
Patron hoş ama cimri!
Patron acil olduğunu söyledi!
Patron olmak zorunda kalacaksın.
Kimin patron olduğunu ona göster!
Buralarda hâlâ patron benim.
Patron ofise her gün gelmez.
Bir patron asla doğru bir arkadaş olamaz.
Patron bunu henüz bilmiyor.
Bir patron asla gerçek bir arkadaş olamaz.
Kim senin patron olmanı istiyor?
Patron kimmiş göstereceğim sana!
Yüzme havuzunu temizlemeyi bitir ve patron sana ödeme yapacak.
Patron değil misiniz?
Ben patron değilim.
Tom iyi bir patron.
Patron bana bir hafta izin verdi.
Geç saatlere kadar çalışmak istemedim ama patron bana çalışmak zorunda olduğumu söyledi.
Patron çok üzgün.
Patron eve erken gitmemize izin vermedi.
Şimdi patron kim?
Patron, Tom'un iş bilir tutumunu seviyor.
Ofisimde patron benim.
Ben tatile çıkamam. Patron benim ve çok meşgulüm.
Bu adam patron olmak istiyor.
Patron şimdiye kadar hiç pazar günleri çalışmanı istedi mi?
Patron iki ustabaşıya iş verdi.
Tom artık patron.
Patron izliyor olabilir.
Bizim patron planımızı onayladı.
Tom harika bir patron.
"Ve patron nerede?" - "Akşam yemeğinde."
Eğer ben kongre için Boston'a gitmezsem patron beni kovar.
Patron olmak istiyorum.
Hâlâ patron benim.
Tom nasıl patron oldu?
Tom'un patron olması gerekmiyor mu?
Her ne zaman o çayevine gitsem, patron beni karşılamak için dışarıya gelir.
Patron projeyi onayladı.
Tom bir gün patron olabilir.
Burada patron sensin.
Patron ona biraz avans para vermek zorunda kaldı.
Patron orada mıdır?
Şimdi patron benim.
Eğer patron bunu bulursa yanarım.
Eğer patron bunu bulursa hapı yutarım.
Yeni patron şirketi daha iyi bir hale getirdi.
Patron bana bir zam vermedi.
Patron işi yapmak için beni seçti.