Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"perişan" içeren Türkçe örnek cümleler

perişan kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 43'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Tom perişan oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kate Chris'e baktı ve sonra onu görmezden geldi, bu onu perişan etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom perişan görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Katrina kasırgası New Orleans'ı perişan etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom perişan.
Translate from Türkçe to İngilizce

O hayatımı perişan etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Neden perişan edildiğimi biliyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sizin yaşamlarınız için perişan edildiğimi Mary'ye anlat.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ne yazık ki bu boynu bükük, fasfakir, sersefil, harap ve bitap, perişan ve de zavallı İngilizcemle çevirmem bir hayli zor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ekonomi perişan durumdaydı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Perişan oldum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom çok perişan olacak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu perişan eski kilise ülkemizdeki en eski yapıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Seni bu kadar perişan görmekten nefret ediyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

O gerçekten perişan bir kız.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çok perişan görünme.
Translate from Türkçe to İngilizce

Duygusal yönden perişan insanlarla nasıl konuşacağımı bilmiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom son derece perişan görünüyor, değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom biraz perişan görünüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sen perişan olmalısın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kent, depremde perişan oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom, Maria'nın perişan olduğunu fark etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

O perişan görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu gizemli felaket tüm köyü perişan etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar yüzünden perişan haldeyim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben perişan değilim. Sadece mutlu değilim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben sadece perişan olduğum zaman böyle yerim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Aileler perişan edildi.
Translate from Türkçe to İngilizce

O çevresindeki herkes için hayatı perişan yapar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ağaç kesme ülkenin ormanlarını perişan etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Perişan bir durumdayız.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom oldukça perişan.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sami, Leyla'yı hiç bu kadar perişan görmemişti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom muhtemelen perişan olacak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom perişan görünüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un bu kadar perişan olacağını düşünmedim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom çok perişan ve çok üzgün görünüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom beni perişan etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom perişan olmalı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu lanet hastalık beni resmen perişan etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

"Oralar perişan, bitik durumda. Burası cennet gibi. Ülkenizin ve hükümetin kıymetini bilin." "Madem öyle, siz neden dönmüyorsunuz amca?" "Bizim orada kurulu düzenimiz var yeğenim, yoksa bir dakika durmayız."
Translate from Türkçe to İngilizce

Yoksa tek başıyla hadsiz düşman ve ihtiyacatına karşı perişan olacaktır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Perişan haldeydik.
Translate from Türkçe to İngilizce