perişan kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 43'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Tom perişan oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kate Chris'e baktı ve sonra onu görmezden geldi, bu onu perişan etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom perişan görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Katrina kasırgası New Orleans'ı perişan etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom perişan.
Translate from Türkçe to İngilizce
O hayatımı perişan etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neden perişan edildiğimi biliyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sizin yaşamlarınız için perişan edildiğimi Mary'ye anlat.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ne yazık ki bu boynu bükük, fasfakir, sersefil, harap ve bitap, perişan ve de zavallı İngilizcemle çevirmem bir hayli zor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ekonomi perişan durumdaydı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Perişan oldum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom çok perişan olacak.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu perişan eski kilise ülkemizdeki en eski yapıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Seni bu kadar perişan görmekten nefret ediyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
O gerçekten perişan bir kız.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çok perişan görünme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Duygusal yönden perişan insanlarla nasıl konuşacağımı bilmiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom son derece perişan görünüyor, değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom biraz perişan görünüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sen perişan olmalısın.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kent, depremde perişan oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom, Maria'nın perişan olduğunu fark etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
O perişan görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu gizemli felaket tüm köyü perişan etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onlar yüzünden perişan haldeyim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben perişan değilim. Sadece mutlu değilim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben sadece perişan olduğum zaman böyle yerim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Aileler perişan edildi.
Translate from Türkçe to İngilizce
O çevresindeki herkes için hayatı perişan yapar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ağaç kesme ülkenin ormanlarını perişan etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Perişan bir durumdayız.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom oldukça perişan.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami, Leyla'yı hiç bu kadar perişan görmemişti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom muhtemelen perişan olacak.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom perişan görünüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un bu kadar perişan olacağını düşünmedim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom çok perişan ve çok üzgün görünüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom beni perişan etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom perişan olmalı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu lanet hastalık beni resmen perişan etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
"Oralar perişan, bitik durumda. Burası cennet gibi. Ülkenizin ve hükümetin kıymetini bilin." "Madem öyle, siz neden dönmüyorsunuz amca?" "Bizim orada kurulu düzenimiz var yeğenim, yoksa bir dakika durmayız."
Translate from Türkçe to İngilizce
Yoksa tek başıyla hadsiz düşman ve ihtiyacatına karşı perişan olacaktır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Perişan haldeydik.
Translate from Türkçe to İngilizce