Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"politik" içeren Türkçe örnek cümleler

politik kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 53'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Politik dünyada pek çok düşmanı var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Daha sonra, diğer birçok ülkeden olanlar büyük ekonomik imkanlarla ilgili raporlar ve dini ve politik özgürlük tarafından cezbedildikleri için Amerika Birleşik Devletlerine akın ettiler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu politik problem sıcak tartışmalara neden oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Savaşı gündelik gerçeklik yaparak, bu savaşa sebep olan politik görüştür.
Translate from Türkçe to İngilizce

O bütün politik gücünü kaybetti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Politik durum değişti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Politik konular hakkında tartışmayı seviyorlardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Komünizm Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğinde politik bir sistemdi fakat 1993'te sona erdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tatoeba'nın daha çok politik cümleye ihtiyacı var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Partide,onun politik rakiplerinden biri onu birçok misafirin önünde küçük düşürdü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Politik çevrelerde para çok önemlidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ülke şimdilerde geniş politik değişim geçiriyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Japonya geçen yıl büyük bir politik değişim gördü.
Translate from Türkçe to İngilizce

İngiltere ve Japonya'nın politik sistemlerinin ortak bir sürü şeyi var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Senin güçlü olduğunu biliyorum ama politik baskı daha güçlüdür.
Translate from Türkçe to İngilizce

İki ülke bu ihtilaf üzerine politik bir anlaşmaya vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar politik amaçlarına ulaşmak için sömürgeci güçlere yaranmaya çalışmaktadırlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir politik devrime ihtiyacımız var.
Translate from Türkçe to İngilizce

O biraz politik.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben senden ve politik doğruluğundan korkmuyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bizim politik doğruluğa karşı koymaktan korkmayan güçlü liderlere ihtiyacımız var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Eğer bu şeyleri başka biri yapsa onların politik kariyeri biterdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Politik doğrulukları savunmaya korkmayan güçlü liderlere ihtiyacımız var.
Translate from Türkçe to İngilizce

O şiddetle politik doğruluğa karşı çıkıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar şiddetle politik doğruluğa karşı çıkıyorlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz şiddetle politik doğruluğa karşı çıkıyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce

O şiddetle politik doğruluğa karşı oluyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Politik doğruluktan korkmuyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Politik doğruluk fikrinin yararlı mı yoksa zararlı mı olup olmadığını tartışın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Politik doğruluğu destekliyor musun yoksa karşı mısın?
Translate from Türkçe to İngilizce

Politik doğruluğun büyük bir hayranıyım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Politik doğruluğa şiddetle karşıyım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar politik doğruluktan korkmuyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz politik doğruluktan korkmuyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce

O politik doğruluktan korkmuyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yabancı yatırımcılar bölgesel politik huzursuzluktan dolayı vazgeçti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun politik kariyeri sona erdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom sürekli politik olarak doğru olmaya çalışıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun politik dünyada bir sürü düşmanı var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Politik bir kariyeri çok isteyemezsin! Baban seni mirastan yoksun bırakacak.

Tom'un politik hırsı yok.

Tom politik olarak muhafazakârdı.

Sen hâlâ politik olarak aktif misin?

Şahsen ben politik fıkralara karşıyım. Sık sık makama seçilirler.

Cezayir'in Venezuela'yla politik ilişkileri iyi.

Cezayir'in politik talk-showlarını asla izlemiyorum.

Merkez bankası üzerinde ne kadar politik baskı var?

Amerika'da başkanlık seçim sistemi bir eyalette oyların %50,01'ini alanın o eyaletteki tüm delegeleri kazanması saçmalığı üzerine kurulu olduğu için nüfusça %1 etkisi olan etnik lobiler bile seçim zamanı bol delege çıkaran kritik eyaletlerde haddinden çok daha büyük politik nüfuza sahip olabiliyor.

Bölgedeki politik manzara Meksika açmazına dönmüş durumda.

Eğer bir politik aday siyasi görüşleri hakkındaki detaylardan kaçıryorsa, siyasi programının özensiz olduğu söylenilebilir.

Televizyondaki politik tartışma programlarında Amerika'ya Amariga diyen birini duyunca IQ'mu düşürmemek için ışık hızıyla kanal değiştiriyorum.

Politik doğruculuk konusunda vaaz verecek son kişi sensin.

Politik gücü ağır basınca ihaleyi kazandı.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce