rengi kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Haber karşısında rengi soldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gökkuşağının yedi rengi vardır.
Translate from Türkçe to İngilizce
İstediğiniz herhangi bir rengi seçebilirsiniz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bu rengi sevmez.
Translate from Türkçe to İngilizce
Masaru bu rengi istemiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Rengi solmaz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu rengi sever misiniz?
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben de bu rengi severim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bilgisayarın rengi kırmızıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Uzun süredir hasta olduğundan rengi bembeyaz olmuş.
Translate from Türkçe to İngilizce
Benim bir köpeğim var. Rengi siyah ve ismi Tiki.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, onu görür görmez rengi soldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun rengi kırmızıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yaprakların rengi değişmeye başladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun hangi rengi sevdiğini düşünüyorsun?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom hangi rengi seçeceğini bilmiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hangi rengi tercih edersin, mavi mi yoksa yeşil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu rengi seviyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu ne rengi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun rengi kırmızı.
Translate from Türkçe to İngilizce
"Peki hangi rengi istiyorsun, beyaz mı yoksa siyah mı?" "Elbette siyah."
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un rengi soldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
En çok beğendiğin rengi seç.
Translate from Türkçe to İngilizce
Esperanto'nun rengi yeşildir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kül rengi bir tavşan ortaya çıktı ve ben yaklaşır yaklaşmaz zıplayıp tekrar ormana doğru koştu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun saçının rengi ne?
Translate from Türkçe to İngilizce
Yeşil rengi, çim ile ilişkilidir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hangi rengi beğenirsin?
Translate from Türkçe to İngilizce
Güzel genç kız kayanın tepesine oturdu ve güneşte altın rengi saçlarını taradı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hiç kimse ten rengi veya özgeçmiş ya da dini nedeniyle başka birine nefret ederek doğmaz.İnsanlar nefret etmeyi öğrenmeliler ve nefret etmeyi öğrenebiliyorlarsa, aşk insan kalbine karşıtından daha doğal geldiği için sevmeyi öğretebilirler.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu balığın rengi nedir?
Translate from Türkçe to İngilizce
Evet, hoş ama kırmızı rengi pek fazla beğenmedim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gökyüzünün harika rengi az sonra yok oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Aşkın rengi yoktur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom portakal rengi bir cezaevi tulumu giyiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Esperanto’nun rengi yeşildir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onlar, saç rengi hariç aynı görünüyorlar.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, turuncu rengi sever mi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun favori rengi nedir?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bu rengi sevmediğini söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bunun başka bir rengi de var mı?
Translate from Türkçe to İngilizce
Yaprakların rengi sonbaharda değişir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu rengi giymemiş olmam gerektiğini biliyordum.
Translate from Türkçe to İngilizce
En sevdiğin tırnak ojesi rengi nedir?
Translate from Türkçe to İngilizce
Dünya'nın rengi nedir?
Translate from Türkçe to İngilizce
Shoichi'nin yüzünün rengi attı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bu rengi sevmiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hangi rengi tercih edersiniz?
Translate from Türkçe to İngilizce
Sonbaharda yaprakların rengi değişir.
Translate from Türkçe to İngilizce
O rengi sevmiyorum.
En sevdiğim ruj rengi pembedir.
"Gökte gördüm bir köprü, Rengi var yedi türlü." "Gökkuşağı."
Tom beğendiği herhangi bir rengi seçebilir.
Lima fasulyesinin rengi yeşildir.
Okulun kıyafet kodu saçınızı doğal olmayan bir rengi boyamanızı yasaklıyor.
Leylak rengi ismini leylak çiçeğinden aldı.
Eskiden ABD'de pembe erkek rengi, mavi kız rengiymiş.
Tom ve Mary'nin saç rengi aynı.
Kahverengi, onun doğal saç rengi değil.
Sarı rengi severim.
Onu yıkasanız bile rengi çıkmaz.
Kumaşın rengi çok soluk.
Herkesin bir gözde rengi olduğunu düşünüyorum.
Ağaçtaki yaprakların rengi kırmızıya döndü.
Ağaçlardaki yaprakların rengi değişmeye başladı.
Nehirden gelen suyun sarı ve kahverengi arasında bir rengi vardı.
Turkuaz rengi, berrak su rengini çağrıştırıyor, açık ve soluk bir mavi.
Olgun muzun sarı rengi vardır.
Bu sandalye çok rahatmış, ama rengi hoşuma gitmedi.
O araba o zaman siyah değildiyse onun rengi neydi?
Tom, beyaz insanların rengi olmadığını ima ettiğini düşündüğü için "a person of color" terimini kullanmak istemiyor.
Tom'un hangi rengi daha çok seveceğini düşünüyorsun?
Tom'un hangi rengi tercih ettiğini düşünüyorsun?
Onun hangi rengi tercih ettiğini düşünüyorsun?
Elbise yıkandığında rengi soldu.
Onun güzel bir ten rengi var.
Tom'un saçı tüm gümüş rengi.
Onun evinin kapısının rengi nedir?
Mavi ve sarıyı karıştırırsan hangi rengi alırsın?
Hangi rengi daha çok seversin, maviyi mi yoksa kırmızıyı mı?
Hangi rengi tercih edersin?
Gözlerinin rengi nedir?
Saçının rengi nedir?
Bu rengi sevdin mi?
Hangi rengi beğeniyorsun?
Doğru rengi seçmek gerçekten zor.
Onlar kazların beslendiği alana ulaştığında, o oturdu ve saf altın rengi olan saçını açtı.
Diğerlerini derilerinin rengi ile yargılama.
Tom ışığa karşı güzel kırmızı rengi izlemek için şarap kadehini kaldırdı.
Ben bir krem rengi uzun kollu gömlek arıyorum.
Bazı insanlar renk körüdür; onlar bir rengi diğerinden ayıramaz.
Cilt rengi fark etmez.
Rengi beğenmiyorum.
Rengi değiştirmek için kılıcın bıçağını boyamamız gerekecek.
Portakal rengi bir elbise giyiyor.
Tom'un göz rengi yeşildir.
Karadeniz'in rengi nedir?
Çevreci partiler sembol ve isimlerinde genelde yeşil rengi kullanırlar.
Bu rengi sık sık giymem.
Bu rengi sevmiyorum.