ruhu kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 46'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Bir insanın vücudu ölür, ama ruhu ölümsüzdür.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kolay yaşamak savaşçı ruhu bozdu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bütün insanlar hür, haysiyet ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler ve kardeşlik ruhu içinde birbirlerine karşı hareket etmelidirler.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sizce hayvanların ruhu var mıdır?
Translate from Türkçe to İngilizce
Öldü ve ruhu cehenneme gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ticaretin ruhu dürüst iş yapmaktır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Muhakkak ki, bütün insanların birer ruhu vardı ama birçoğu bunun farkında değildi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yaşlı olmasına rağmen genç bir ruhu var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Takım ruhu inanılmazdı, hepimiz birlikte bunun içindeydik.
Translate from Türkçe to İngilizce
İnsan ruhu yeryüzünde bulunduğu müddetçe; müzik, canlı bir varlık gibi ona eş ve destek olup büyük anlam katacak.
Translate from Türkçe to İngilizce
İnsanın ruhu gökyüzünden daha büyük ve okyanustan daha derindir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kuvvetlerin ayrılığı teorisi onun "Kanunların Ruhu" adlı kitabında Montesquieu'ya atfedilmiştir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Rahmetli arkadaşımın kızı "Babamın ruhu için dua edeceğim." dedi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gün ışığı ortalığı aydınlatır, acılar da ruhu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Antlaşmanın ruhu göz ardı edildi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir sincap ruhu tarafından yönlendirilen çocuk araştırmasında başarılı olmuştu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Mary bir hayalet ya da ruhu sırtına dokunmuş gibi hissetti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kitaplarda bütün geçmiş zamanın ruhu yatıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bill'in macera ruhu yoktur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ruhu cennetteydi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Müzik günlük yaşamın tozundan ruhu arındırır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ev ruhu gösterir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir insanın ruhu ölümsüzdür.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çalışma grubundaki iyi takım ruhu olumlu olarak değerlendirilir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Fadıl'ın asi bir ruhu vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Şeytanın ruhu yeniden canlanıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
İblisin ruhu yeniden canlanıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gerçeklik ve gerçek dışılık, kişinin ruhu için önemlidir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hayvanların ruhu var mıdır ve cennete giderler mi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Hiç kimsenin bir ruhu yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kimsenin bir ruhu yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami'nin isyankar bir ruhu vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yer boştu, yeryüzü şekilleri yoktu; engin karanlıklarla kaplıydı. Tanrı'nın Ruhu suların üzerinde dalgalanıyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ruhu şad olsun.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ruhu şad olsun, Mouloud Mammeri asla bölücülerin safına katılmazdı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'da okul ruhu yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un ruhu gençtir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bazen insana eve girerken anahtarla kapıyı açmak bile koyuyor. Ruhu kapıyı açacak birilerini arıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hiçbir şey huzursuz bir ruhu uzun süre oyalayamaz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir halkın ruhu, konuştuğu dildedir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu ruhu korkudan azat eder.
Translate from Türkçe to İngilizce
İttirmedikçe gitmeyen ilişkiler ruhu yorar.
Ruhu küçük insanlar başkalarını da daraltmak ister.
Okumak ruhu güçlendirir.
Ruhu bedenini terk etti.
Edebiyatın ruhu dildir.