söndürmek kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 11'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Yangını söndürmek uzun bir süre aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yangını söndürmek için birlikte çalıştılar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onlar yanını söndürmek için birlikte çalıştılar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onlar alevleri söndürmek için itfaiye çağırmak zorunda kaldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ateşi söndürmek istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Fadıl ve Leyla, ilişkilerinde yanan ateşi söndürmek istiyorlardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ateşi söndürmek zorundayım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yangını söndürmek zorundayım.
Translate from Türkçe to İngilizce
İstanbul'daki yönetim merkezlerinden verilmiş olan bu yönerge gereğince, Erzurum Şubesi, doğu illerinde Türklerin haklarını korumakla birlikte Ermenilerin göçü sırasında yapılan kötü işlerle halkın hiçbir ilgisi bulunmadığını ve Ermeni mallarının, buralara Ruslar girinceye dek korunduğunu; buna karşılık Müslümanlara çok kıyasıya davranıldığını ve dahası, buyruk dışı olarak göçten alıkonulan kimi Ermenilerin, koruyucularına yaptıkları kötülükleri, kanıtlanmış belgelerle uygarlık dünyasına sunmaya ve bildirmeye ve doğu illerine dikilen açgözlü bakışları söndürmek için çalışmaya karar veriyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hava o kadar soğuktu ki yangını söndürmek için binaya sıkılan su tamamen donmuştu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yanan evi söndürmek için herkes seferber oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce