Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"süre" içeren Türkçe örnek cümleler

süre kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Anime yönetmeni Satoshi Kon, kırk yedinci doğum gününden kısa süre önce 24 Ağustos 2010 tarihinde pankreas kanserinden öldü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çiçekler koparıldıkları zaman kısa süre içinde solarlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar İngiltere'de ne kadar süre yaşadılar?
Translate from Türkçe to İngilizce

Eğer bir süre evden uzak olursam, posta servisini bırakacağım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Uzun süre önce o filmi izledim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Büyükbabam benim doğumumdan kısa bir süre sonra ölmüş.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hava çok sıkıntılı;sanırım kısa süre içinde gök gürleyecek.
Translate from Türkçe to İngilizce

NB:Çok uzun süre önce çizildi bu yüzden kalite kötüdür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Soruyu bir süre düşünüp taşındı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir süre mutluydu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir süre bana bakmaktan başka bir şey yapmadı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Uzun süre kalamazsın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Teklifimle ilgili patronumun yaptığı ağır eleştiriden sonra, burada çalışmayı ne kadar süre sürdürmek istediğimden emin değilim.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, bir süre burada kaldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, bir süre orada durdu.
Translate from Türkçe to İngilizce

O bir süre tereddüt etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, bir süre uzanıyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

O bir süre dinlendi.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, bir süre yürüdü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir süre sessiz kaldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, bir süre mutluydu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz bir süre onu yalnız bırakmaya karar verdik.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, bir süre sessiz kaldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Araba tarlaya daldı ve bir süre sarsıldıktan sonra durma noktasına geldi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yürüyüş yapmak için bir süre dışarı çıkalım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Her gün bir süre yalnız yaşamaktan hoşlanır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mary gelmeden önce uzun süre beklememiştim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ne kadar uzun süre beklediysek, o kadar daha sabırsız olduk.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kazadan kısa bir süre sonra orada canlı bir hayvan buldular.
Translate from Türkçe to İngilizce

Napoli belediye başkanı, saldırıya uğradıktan kısa bir süre sonra yerel halk tarafından dövülen bir Amerikalı turistten özür diledi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kısa bir süre içinde tekrar gelmek zorunda kalacaksın: o işle ilgilenen adam az önce dışarı çıktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bir yıldan daha fazla bir süre Boston'da yaşamaya niyetli.
Translate from Türkçe to İngilizce

Burada kısa süre dinlenelim. Bacaklarım yorgun ve ben daha fazla yürüyemiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Cildinizi çok uzun süre güneşe maruz bırakmayın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ken Kobe'de ne kadar süre yaşadı?
Translate from Türkçe to İngilizce

Yerlilere uzun süre kurak havayla işkence yapıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben uzun bir süre onu görmedim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Uzun bir süre yazmadığım için lütfen beni affet.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu uzun süre içinde duyduğum en iyi haber!
Translate from Türkçe to İngilizce

Sağlıklı bir insanın kalp atışlarındaki süre aralığı yaklaşık olarak 0,8 saniyedir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hiçbir şey söylemeden uzun bir süre konuşmak mümkündür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu uzun süre sürüklenecek gibi gözüküyor.

Biz bir süre sessizlik içinde birlikte oturduk.

Belgeleri aldıktan kısa bir süre sonra öldü.

O konuşmadan önce, bir süre sessiz durdu.

Sistem kısa bir süre içinde hizmete girecek.

Birçoğu sömürgeciliğin egemenliği altında uzun bir süre baskı ve sefaletten çekmiştir.

Birçoğu sömürgecilik altında uzun süre baskı ve zorluktan çekti.

İki haftalık süre içinde geri döneceğim.

Otobüs ne kadar süre önce ayrıldı?

Bir süre kızartılmış yiyeceklerden kaçının.

Beni az ama uzun süre sev.

Sevdiğin birinin kaybına çok uzun süre ağlama.

Bu öğleden sonra bir süre çalıştım.

Bu sabah bir süre çalıştım.

Yangın kontrol altına alınmadan önce önce bir süre devam etti.

On dakika kadar uzun süre yağmurda bekletildim.

Eğer sakıncası yoksa bir süre yalnız bırakılmak istiyorum.

Tom, Mary'nin John'un geri dönmediğini fark etmeden önce ne kadar süre geçeceğini merak ediyor.

Tom bir yıldan daha fazla bir süre Boston'da yaşamayı planlıyor.

Tom üç haftadan daha az bir süre önce Boston'a vardı.

Tom'un bir yıldan daha fazla bir süre Boston'da yaşamaya niyeti var.

Tom Boston'da uzun süre bulunmadı.

Tom 2.30'da vardı, Mary kısa bir süre sonra vardı.

O kısa bir süre orada kaldı.

O, kısa bir süre o bölgede kaldı.

Tom kısa bir süre önce buradaydı.

Tom bana işini kaybetse bile tasarrufları ile bir süre yaşayabileceğini söyledi.

Tom Mary'nin bir süre oturmasını rica etti.

Tom ve Mary otuz yıldan daha fazla bir süre evlidirler.

Evlendikten kısa bir süre sonra, Tom Mary'nin cinayetten arandığını öğrendi.

Bir süre sonra, o iyileşti.

Tom bir süre kasabanın dışına çıkmak istediğini söyledi.

Sizi bir süre rahatsız edebilir miyim?

Tom'un kasları çok yorgundu ve eve gitmek ve banyoda bir süre dinlenmek istedi.

Tom uzun süre yüzmeye gitmedi.

Tom, Mary'ye kötü haberi söylemeyi mümkün olduğu kadar uzun süre erteledi.

Tom, o hatırlayabildiği kadar uzun süre Mary'nin en yakın arkadaşı olmuştu.

Savaş çok uzun süre devam edemedi.

Bizimle istediğiniz kadar uzun süre kalabilirsiniz.

Ben uzun süre kalamam. Planlarım var.

Bana bir süre beklemem söylendi.

Ben bir süre yatakta kalmak zorunda kaldım.

Uzun bir süre, ben senin yaptığın aynı şeye inandım.

Bir süre sonra, bir konser turuna daha gitmeyi planlıyorum.

Tom uzun süre uzaklarda bulunduktan sonra evde olmaktan mutluydu.

Tom gözlerini karanlığa alıştırmak için bir süre bekledi.

Tom uzun süre konuştu fakat aslında çok şey söylemedi.

Tom Mary hakkında düşünürken uzun süre gözüne uyku girmedi.

Tom bir süre nefesini tuttu.

Tom uzun bir süre bilgisayarındaki antivirüs yazılımını güncellemedi.

Tom uzun süre Mary'yi görmedi.

Tom bir süre Mary'yi görmedi.

Tom uzun süre çin dominosu oynamadı.

O, babasından kısa bir süre sonra yurt dışına gitti.

Tom bir süre bir şey yapmadı.

Tom geri çekilmeye ve bir süre işleri Mary'nin idare etmesine izin vermeye karar verdi.

Tom konu üzerinde uzun süre düşündükten sonra fikrini değiştirdi.

Tom ve Mary uzun bir süre mutlu değiller.

Eğer uzun süre İngilizce konuşmadıysan, körelirsin.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce