Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"sürmek" içeren Türkçe örnek cümleler

sürmek kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 91'den fazla özenle seçilmiş örnek.

O kar fırtınasında araba sürmek bir kabustu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu arabayı sürmek kolaydır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Araba sürmek çok eğlencelidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir araba sürmek için bir ehliyete sahip olmak gereklidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Karanlıkta araba sürmek uçmak gibidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dikkat edin! Sarhoşken araba sürmek tehlikelidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom araba sürmek için yeterince yaşlıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom araba sürmek istemediğini söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Güneş kremi sürmek istemiyorsan, bu senin sorunun. Güneşte yandığın zaman bana şikayete gelme.
Translate from Türkçe to İngilizce

Araba sürmek için yeterli yaşta.
Translate from Türkçe to İngilizce

Araba sürmek için bir ehliyete ihtiyacın var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir araba sürmek için, bir ehliyete ihtiyacın var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Araba sürmek istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, araba sürmek için yeterince yaşlıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, bir araba sürmek için yeterince yaşlıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sarhoş araba sürmek ciddi bir sorundur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çok hızlı araba sürmek tehlikelidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

O kadar hızlı araba sürmek tehlikelidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dikkatli sürmek kazaları önler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Arabayı dikkatli sürmek önemlidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yol boyunca yavaş sürmek zorunda kaldık.
Translate from Türkçe to İngilizce

İçki içmek ve araba sürmek tehlikeli olabilir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir fırtına anında araba sürmek tehlikeli olabilir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu yolda araba sürmek için para ödemeliyiz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yeni otoban boyunca araba sürmek hoşumuza gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Araba sürmek beni rahatlatıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom araba sürmek istedi fakat o sarhoş olduğu için, Mary ona izin vermedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Konuşman için alışılmamış bir konu ileri sürmek zorunda değilsin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Konuşman için tuhaf bir konu ileri sürmek zorunda değilsin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'a araba sürmek isteyip istemediğini sordum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sürmek ister misin?
Translate from Türkçe to İngilizce

Zaten Tom'un canı araba sürmek istemiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Araba sürmek için kimin sırası?
Translate from Türkçe to İngilizce

Araba sürmek için yeterince yaşlı mısın?
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben bu dünyaya zevk-ü sefa sürmek için geldim, keyfimin kahyası mısın, yıkıl karşımdan, beni aptal sorunlarınla meşgul etme, defol.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom sürmek için çok sarhoş.
Translate from Türkçe to İngilizce

Araba sürmek çocuklar içindir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sahil boyunca araba sürmek harika.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu arabayı sürmek zorundayım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'a araba sürmek istemediğimi söyledim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom sürmek istemedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bana sürmek isteyip istemediğimi sordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sürmek istemediğine emin misin?
Translate from Türkçe to İngilizce

Günümüzdeki çocuklar ruj sürmek istiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kırmızı ruj sürmek için dişlerinizin sarı olmaması gerekir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben de senin gibi oje sürmek istiyorum.

Sürmek için çok sarhoş olduğunu düşünüyorum.

Cennette hizmet etmektense, Cehennemde saltanat sürmek daha iyidir.

Araba sürmek istemiyorum.

Tom arabayı sürmek istedi.

Bisiklet sürmek Kuzey Amerika'da gittikçe daha popüler oluyor.

Sen sürmek zorunda olacaksın.

Buradan Tokyo'ya sürmek beş saatimi aldı.

Traktör sürmek ister misin?

Mary yaşamaya değer bir hayat sürmek istiyor.

Hız sınırından daha hızlı sürmek tehlikelidir.

Baba, sürmek için arabayı alabilir miyim?

Baba, sürmek için arabayı alıyorum.

Çiftçiler sabanla pirinç tarlalarını sürmek için su mandalarını kullanırlar.

Düzgün bir yolda sürmek güzel.

Bir kamyon sürmek kolay değildir.

Artık mutsuz bir hayat sürmek istemiyorum.

Yolun sağ tarafında sürmek için çok deneyimim yok.

Boston'a tek başıma araba sürmek istemiyorum.

Araba sürmek için yeterince yaşlısın.

Tom araba sürmek için çok genç.

Leyla iyi bir yaşam sürmek istiyordu.

Araba sürmek için yeterince yaşlı değil misin?

Araba sürmek için çok sarhoşum.

Tom araba sürmek isterse ona izin ver.

Ben araba sürmek istiyorum, ama Tom bana izin vermiyor.

Tom, Mary'ye araba sürmek istediğini bildirdi.

Araba sürmek isterdim ama Tom bana izin vermezdi.

Mary Tom'a araba sürmek istediğini bildirdi.

Araba sürmek istediğini Tom'a bildirmelisin.

Tom araba sürmek zorunda değildi.

Tom o kadar hızlı sürmek zorunda değildi.

Tom ehliyetsiz araç sürmek nedeniyle tutuklandı.

Araba sürmek için çok gençsin, değil mi?

Araba sürmek için yeterince yaşlısın, değil mi?

Araba sürmek için çok gençsin.

Bir araba sürmek için kaç yaşında olmalısınız?

Hayat bisiklet sürmek gibidir. Dengede kalmak için hareket etmeye devam etmelisin.

Bu geniş yetkiyi, beni İstanbul'dan sürmek ve uzaklaştırmak amacıyla Anadolu'ya gönderenlerin bana nasıl verdiklerine şaşabilirsiniz.

Bu arabayı tek elle sürmek mümkün.

Bu fırtınalı havada araba sürmek istemem.

Ruj sürmek okul kurallarına aykırı.

Okulda ruj sürmek yasak.

Kamyon sürmek kolay değildir.

Bu kamyonu sürmek zor.

Kaldırımda bisiklet sürmek serbest mi?

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce