süslü kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 18'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Böyle süslü bir evde yaşayabileceğimi bir an bile asla hayal etmedim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom evlilik yıl dönümlerinde Mary'yi süslü bir restorana götürdü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Süslü bir şey giymene gerek yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom sevgililer günü için süslü bir restoranda bir rezervasyon yaptırdı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Büyük süslü bir düğün istemiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bundan biraz daha süslü bir şey bekliyordum.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, dikkat çekmek için süslü giysiler giyer.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu pantolon benim için çok süslü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu süslü gümüş tabak, benim favorim!
Translate from Türkçe to İngilizce
Değişiklik olsun diye süslü bir restoranda yemek yemek güzel olurdu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu çok süslü değil.
Translate from Türkçe to İngilizce
Barsoom en büyük Mars kentiydi. En süslü salona sahipti. Orası Vahşi, Vahşi Kırmızıydı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom ve Mary süslü bir otelde kaldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Benim süslü bir arabam yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kutsal kentin, yeni Yeruşalim'in gökten, Tanrı'nın yanından indiğini gördüm. Güveyi için hazırlanmış süslü bir gelin gibiydi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dünya süslü bir gelin gibidir; herkese göz kırpar, ama kimseyle evlenmez.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kariyer süslü köleliktir.
Translate from Türkçe to İngilizce
İnsanlara süslü yalanlar güzel gelir, hakikatin alıcısıysa pek azdır.
Translate from Türkçe to İngilizce