Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"sıkıntı" içeren Türkçe örnek cümleler

sıkıntı kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Dürüst olmak gerekirse, onun konuşmaları her zaman bir sıkıntı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bana daha fazla sıkıntı verme.
Translate from Türkçe to İngilizce

Savaş, tarih boyunca sıkıntı üretti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar bize çok az sıkıntı verdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

O zaman paraca sıkıntı çekiyorduk.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çocuğu yatağa koyarken sıkıntı çektim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun bu son kararının mantığını anlamada sıkıntı çekiyorum. O eskisi kadar zeki değil.
Translate from Türkçe to İngilizce

Karanlıktı, bu yüzden Tom cadde işaretini okumada sıkıntı çekti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Fransızca dilbilgisinden sıkıntı çekiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mortgage borcumdan dolayı sıkıntı çektim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ve Mary konuşmak için bir şey bulmada hiç sıkıntı çekmediler..
Translate from Türkçe to İngilizce

O yeri ararken sıkıntı çekmişler
Translate from Türkçe to İngilizce

Sana bu kadar sıkıntı verdiğim için özür dilerim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bildiğin gibi, işimi kaybettim, bu yüzden geçinmekte sıkıntı yaşıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biraz sıkıntı içindeyim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir sıkıntı istemiyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Türkiye’de genel olarak özgürlükler anlamında çok büyük sıkıntı var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sıkıntı büyük!
Translate from Türkçe to İngilizce

Japonya her yıl kasırgalardan sıkıntı çeker.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sorunu sıkıntı vermeden halledin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bana sıkıntı verdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom gerçek bir sıkıntı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir araştırmaya göre, dünyada bir milyar kişi yoksulluktan sıkıntı çekiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Para büyük bir sıkıntı: Ne onunla yaşayabilirsin ne de onsuz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dün gece otele dönüş yolumu bulmada sıkıntı yaşadım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hiç sıkıntı değildi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Böyle bir sıkıntı olduğum için üzgünüm.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu dünyada sıkıntı yaşayacaksın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hasta halüsinasyonlardan sıkıntı çekiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu yeri bulmada hiç sıkıntı yaşadın mı?
Translate from Türkçe to İngilizce

Size bir sıkıntı vermek istemiyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Cümlede bir sıkıntı göremedim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sıkıntı için özür dileriz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Karıma sıkıntı vermeyi kesin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Arkadaşıma sıkıntı vermeyi kesin.
Translate from Türkçe to İngilizce

O yıllardır sırt ağrısından sıkıntı çekiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

O bana aşırı sıkıntı veriyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yeni başlayanlar her zaman bunu yapmada sıkıntı yaşar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kararımı vermekte sıkıntı yaşadım.
Translate from Türkçe to İngilizce

İçimde bir sıkıntı var.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, bacaklarındaki zayıf kan dolaşımından sıkıntı çekiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir sıkıntı varsa beni arayın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bana herhangi bir sıkıntı vermedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom sana herhangi bir sıkıntı verirse hemen beni ara.
Translate from Türkçe to İngilizce

Herhangi bir sıkıntı içinde misin?
Translate from Türkçe to İngilizce

Sıkıntı en iyi okuldur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ve Miriam'ın ilişkisi sıkıntı yaşıyor gibi görünüyor ama biz gerçekten onların halledeceklerini umuyoruz.

Nefes almada sıkıntı çektiği için atı vurdum.

Hislerim hakkında konuşmakta sıkıntı yaşıyorum.

Tom bu yeri bulmada sıkıntı yaşadı.

Tom yürümekte sıkıntı yaşıyor gibi görünüyor.

O, otele giden yolu bulmada sıkıntı çekti.

Tom, Mary'ye anlatmak için asla sıkıntı çekmedi.

Tom kazancını giderine yetiştirmekte sıkıntı yaşıyor.

Sıkıntı olağandır.

Sana herhangi bir sıkıntı vermek istemiyorum.

Sıkıntı yok, her şey kazanç.

Para kazanmak benim için sıkıntı değil.

O orada dört yıl kaldı. Onu büyük sevinç ve sıkıntı bekliyordu.

Tom birçok sıkıntı içinde.

Tom oldukça sıkıntı yaşadı.

Sıkıntı yaşadığını duyduk.

Biraz daha bilgelikle, o, sıkıntı içinde olmazdı.

Kendimi sıkıntı içinde bulduğumda o konuda bir çıkış yolu bulmaya çalışırım.

Kendimi sıkıntı içinde bulduğumda o konudan kurtulmak için bir çıkış yolu bulmaya çalışırım.

Burada sıkıntı yaşayacağız.

Sıkıntı tüm kötülüklerin başlangıcıdır.

Mary ve Tom'un denizde kaybolduklarını düşündük ama sonra sıkıntı parlaması gördük.

Serbest seçimlerle ilgili sıkıntı, nasıl sonuçlanacaklarını asla bilmezsiniz.

Mağaza soygunculuğu benim için büyük bir sıkıntı oldu.

O bize çok sıkıntı verir, fakat yine de onu seviyorum.

Yeri bulmakta herhangi bir sıkıntı çektin mi?

Tom sıkıntı çekiyor gibi görünüyor.

Penguenler uçmayı öğrenirlerse ciddi sıkıntı içinde oluruz.

O gerçek sıkıntı anlamına gelebilir.

Her zaman bol sıkıntı vardır.

Arkadaşının sıkıntı içinde olduğu görünüyor.

Sami okulda herhangi bir sıkıntı yaşamadı.

Sıkıntı şurada ki.

Tom ciddi bir sıkıntı içinde olduğunu biliyordu.

Ben İngiltere'deyken İngilizce konuşmakta büyük sıkıntı yaşadım.

Bunu yaparken herhangi bir sıkıntı yaşadın mı?

Tom genellikle sıkıntı çeker.

Hiçbir sıkıntı sonsuza dek sürmez.

Tom arabasıyla çok sıkıntı çekiyor.

Tom sıkıntı çekiyordu, bu yüzden ona yardım etmeyi kabul ettim.

Sami pek çok başarısız ilişkiden sıkıntı yaşadı.

Bence sıkıntı yok.

Sıkıntı olmayacaktır.

Ayağındaki sıkıntı devam ediyor mu?

Ayaklarındaki sıkıntı devam ediyor mu?

Tom'un okulda sıkıntı yaşadığını duydum.

Yıldızspor bu maç ileride çoğalma konusunda sıkıntı yaşadı.

Tom iş bulmakta sıkıntı yaşadı.

Tom bunu yaparsa sıkıntı çıkabilir.

Tom arkadaş bulmakta sıkıntı yaşadı.

Anne gitti, sıkıntı yok.

Komutanlar ve subaylar, Genel Savaş'ın bunca sıkıntı ve güçlükleriyle yorgun, yurdun parçalanmakta olduğunu görmekle yürekleri kan ağlıyor; gözleri önünde derinleşen karanlık felaket uçurumunun kıyısında kafaları, çıkar yol, kurtuluş yolu aramakta.

Tom iş bulmakta çok sıkıntı yaşıyor.

Sabah sabah durup dururken bir sıkıntı içimi kapladı.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce