sınıf kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Bu sınıf 15 erkekten ve 28 kızdan oluşuyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sınıf tartışması için uygun bir sorun.
Translate from Türkçe to İngilizce
Üçüncü sınıf dersinden ben sorumluyum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çok sayıda misafir vardı-onlardan çoğu bizim öğretmenin sınıf arkadaşları ve arkadaşlarıydı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Aynısı benim sınıf için de geçerlidir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Keiko, sınıf başkanıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom ve sınıf arkadaşları yarın öğleden sonra bir sanat müzesine gidecek.
Translate from Türkçe to İngilizce
Üniversiteye ilk girdiğimde beni en çok şaşırtan şey sınıf arkadaşlarımdan çok azının verimli çalışmayı nasıl bildikleriydi.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, tüm sınıf arkadaşları ile iyi geçinir.
Translate from Türkçe to İngilizce
İstasyona giderken eski bir sınıf arkadaşıma rastladım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bugün bütün sınıf burada.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sınıf, yeni öğretmeni kabul etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sınıf arkadaşlarından ikisini davet etti - Jane ve Mary
Translate from Türkçe to İngilizce
Eski sınıf arkadaşını tanıdın mı?
Translate from Türkçe to İngilizce
Sınıf 50 erkekten oluşuyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bazı sınıf arkadaşlarım voleyboldan hoşlanır ve diğerleri tenisten hoşlanır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sınıf arkadaşlarımdan hiçbiri buraya yakın yaşamazlar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom sınıf başkanlığı için adaylığını koymaktan vazgeçti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sınıf arkadaşları ile arkadaş olmaya çalıştım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Okuldaki sınıf arkadaşlarıyla arkadaş olması John'un sadece bir gününü aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom ve Mary sınıf arkadaşıydı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben bir sınıf programı alabilir miyim?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom kesinlikle sınıf başkanı olmak istemiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom sınıf başkanlığına aday olmaya karar verdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom sınıf arkadaşlarını dansı erteleme hakkındaki fikirlerini değiştirmeleri için ikna edemedi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom sınıf başkanlığı için adaylığını açıkladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Niçin sınıf toplantısına katılmadın?
Translate from Türkçe to İngilizce
O, sınıf ayrımlarının ortadan kaldırılmasını savundu.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, Harvard'da son sınıf öğrencisi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom sınıf başkanlığı için adaylığını koyma niyetini açıkladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom yeni sınıf başkanı olmayı umduğunu itiraf etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom sınıf başkanlığı için adaylığı kabul etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Jim sınıf arkadaşları tarafından çok seviliyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kate sınıf arkadaşları arasında popüler değil çünkü o her zaman kendi istediğini yapmaya çalışıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bob tüm sınıf arkadaşları arasında popüler idi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Biz sınıf arkadaşlarıyız.
Translate from Türkçe to İngilizce
O bir sınıf atladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
O benim sınıf arkadaşım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onlar benim sınıf arkadaşlarım.
Translate from Türkçe to İngilizce
O ve ben sınıf arkadaşlarıyız.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom sınıf içinde uykuya daldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bütün sınıf sessizdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, sınıf arkadaşı ile evlendi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu sınıf sadece otuz öğrenci alabilir.
Sınıf haftada bir kez toplanır.
O bir ikinci sınıf öğrencisidir.
Birinci sınıf 8. 30'da başlar.
Bizim sınıf boyut olarak büyümüştür.
Bütün sınıf testi geçti.
Erkek kardeşim üniversite birinci sınıf öğrencisidir.
O, bütün sınıf arkadaşlarına karşı samimidir.
Bu sınıf çok büyük.
Onların sınıf öğretmeni kimdir?
Bu kural birinci sınıf öğrencilerine uygulanmaz.
Sınıf arkadaşımla karşılaştım.
O, bir sınıf eylemidir.
Okulumuzda 30 sınıf var.
Hyogo Üniversitesinde son sınıf öğrencisiyim.
Sınıf arkadaşlarınız hakkında kötü konuşmayın.
Erkek kardeşim birinci sınıf öğrencisi.
Olsa olsa o, ikinci sınıf bir şarkıcı.
Bütün sınıf onun şakasına güldü.
Sınıf arkadaşları tarafından alay edildi.
Sınıf arkadaşları onu takdir etmiyor.
Geçen yıl birinci sınıf öğrencisiydim.
Sınıf arkadaşları ona hemen güldüler.
Sınıf dört gruba ayrıldı.
Sınıf arkadaşları ile iyi geçinir.
Sınıf öğretmenine çok saygılıdır.
Birinci sınıf bir şarkıcı olarak tanınıyordu.
Bize büyük bir sınıf tahsis edildi.
Kız kardeşim lise sınıf arkadaşıyla evlendi.
Dün yeni sınıf arkadaşlarınla konuştun mu?
Hyogo Üniversitesinde dördüncü sınıf öğrencisiyim.
Kız tüm sınıf arkadaşları tarafından alay edildi.
Yeni sınıf arkadaşlarınla iyi geçiniyor musun?
O, üniversitede birinci sınıf öğrencisidir.
O bir ikinci sınıf öğrencisi.
Bir sınıf atladı.
Ben bir sekizinci sınıf öğrencisiyim.
Tom'un sürekli tartışması onun sınıf arkadaşlarından bazılarını kızdırmaktadır. Fakat, sınıfın çoğu onu görmezden gelmeyi henüz öğrendi.
Onun sınıf arkadaşları onunla birlikte bin tane gömülsün diye 356 turna kuşu katladı.
Bunlar birinci sınıf taşıyıcılar değil.
Sınıf arkadaşlarınızı sevin! Ebeveynlerinizi sevin! Ülkenizi sevin!
Bütün sınıf yeni öğretmeni bekledi.
Sınıf arkadaşlarımdan çoğu Fransızcayı oldukça iyi konuşabiliyorlar.
Tom sınıf arkadaşlarının herhangi birinden daha iyi Fransızca konuşur.
Tom Fransızca konuşmada sınıf arkadaşlarının herhangi birinden daha iyidir.
Tom bir ikinci sınıf öğrencisi.
Ben bir birinci sınıf öğrencisiyim.
İkinci sınıf öğrencisiyiz.
Birinci sınıf öğrenciyiz.
Biz Tom'un sınıf arkadaşlarıyız.
Mary'ye sınıf arkadaşları tarafından zorbalık edildi.
Tom ve Mary benim sınıf arkadaşlarım.
Tom ve ben Mary'nin sınıf arkadaşlarıyız.
Tom ve ben sınıf arkadaşıyız.
Boston'da sekizinci sınıf fen bilgisi öğretmeniyim.
O ikinci sınıf öğrencisi.
Tom sınıf arkadaşlarının herhangi birinden daha akıllı görünüyor.