Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"sağlam" içeren Türkçe örnek cümleler

sağlam kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 82'den fazla özenle seçilmiş örnek.

O sağlam genç bir adam.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir ev, çimentodan yapılmış sağlam bir temel üstüne inşa edilmiştir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bürokratlar dev şirketler ile sağlam bağları sürdürürler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un sağlam bir midesi var. İstediği şeyi yiyebiliyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un sağlam delili yoktu, fakat o, annesinin elmas yüzüğünü çalan kişinin Mary olduğunu düşünüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun Allah'a inancı çok sağlam.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun sağlam bir inancı var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu yatak sağlam gözüküyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar sağlam ayakkabı değiller.
Translate from Türkçe to İngilizce

Uğraşsak bile muvaffakiyetsizleştiricileştiriveremeyebileceklerimiz ise sağlam dostlardır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yeni konserve açacağım eskisinden daha sağlam, böylece umarım bezelyelerime kavuşmak artık 2 dakikamı almayacak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu evin sağlam bir temeli vardır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kolonlar sağlam bir temel sağlamaktadır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gökdelen sağlam bir temel üzerine inşa edildi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dış görünüşte bir sümsük gibi görünüyor. Fakat özünde onu zorlu bir delege yapan sağlam bir iradesi var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bizim evin sağlam bir alt yapısı ve çatısı vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

O konuma gelebilmek için sağlam torpilin vardı değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce

Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Endişelenme. Eminim, Tom'un henüz burada olmamasının sağlam bir nedeni var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yeterince sağlam görünüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sağlam mısın?
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu, bilimsel açıdan son derece sağlam.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir kaya gibi sağlam.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, sağlam karakterli bir adamdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sağlam kanıta ihtiyacım var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tanrısına sağlam bir inancı vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu tür kumaş hem ucuz hem de sağlam.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'a karşı sağlam delilimiz yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun sağlam bir yapısı var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sağlam giyin, gece ayazı çok soğuk olur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu ipin yeterince sağlam olduğunu düşünüyor musun?
Translate from Türkçe to İngilizce

Ne kadar çok doğru çeviri olursa, Tatoeba o kadar sağlam bir kaynak olur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mayası sağlam değil onun.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çoğu bakirenin sağlam bir kızlık zarı vardır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu köprü sağlam görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu makine sağlam ve emisyonsuzdur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Grant onlara sağlam bir söz vermeyi reddetti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un korkuları sağlam temelliydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un sadece bir gözü sağlam.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu sandalyeyi al. O sağlam.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sağlam olman gerekiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun kaya gibi sağlam mazereti var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Evin sağlam yapıldığını görebilirsin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom sağlam bir sesle konuştu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bina eski ama sağlam.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu, oturmak için çok sağlam bir sandalye.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sonuç sağlam bir temel üzerine oturmaktadır.

Ev, heyelanı sağlam atlattı.

Sağlam bir tartışma ortaya çıktı.

Bu merdiven yeterince sağlam mı?

Sağlam bir ekibe sahibiz.

Ben dilsel sadeliğin sağlam bir destekçisiyim.

Tom güvenli ve sağlam döndü.

Tom'un sağlam bir el sıkışması var.

Emmanuel Macron, Avrupa Birliğinin sağlam bir savunucusudur.

Bu bina yapısal olarak sağlam değil.

Tom sağlam görünüyordu.

Tom'un doktoru ona sağlam raporu verdi.

O pek sağlam değil.

Eşeğini sağlam bağla, sonra Allah'a ısmarla.

Tom sağlam biriydi.

İnsanlar tasarruflarını sağlam para birimlerinde tutmayı tercih ediyor.

Öyleyse sağlam ve gerçek karar ne olabilirdi?

Bu kararın dayandığı en sağlam düşünüş ve mantık şu idi:

Ali'nin cukkası sağlam.

Ali sağlam çocuktur.

Ali sağlam pabuç değil.

Onu öncekinden daha sağlam bir kağıda bastı.

Bu masa dayanıklılık açısından daha iyi, daha sağlam.

Bugün sağlam rüzgâr var.

Bu halat gerçekten çok sağlam.

Tom babasından sağlam bir sopa yedi.

Çok sağlam tüyo dediler.

Tom pek sağlam pabuç değildir.

Tom sağlam pabuç değil.

Ayaklarımızın üzerinde sağlam duruyoruz.

Fakat bu, dayanakları sağlam bir iddia mıdır?

Bu tarz bir video izlemek sağlam mide gerektirir.

O mu? Hiç de sağlam ayakkabı değil.

Felix bunun gerçekten yaşandığına dair sağlam bir kanıta ulaşamadı.

Bir kirpi sağlam bir tabana sahip bir kafese ihtiyaç duyar.

Ben ona sağlam bir ayar veririm.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce