Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"sağlayan" içeren Türkçe örnek cümleler

sağlayan kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 21'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Çalışan her kimsenin kendisine ve ailesine insanlık haysiyetine uygun bir yaşayış sağlayan ve gerekirse her türlü sosyal koruma vasıtalarıyla da tamamlanan adil ve elverişli bir ücrete hakkı vardır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Açık kaynak; teknolojik yeniliği sağlayan motordur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dinleme etkinliği, dil öğrenmede asıl başarıyı sağlayan unsurdur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu, insanların evliliğe karşı tavrındaki bir değişiklik ve 24 saat açık olan ve genç insanların daha kolay yaşamalarını sağlayan fast food restoranlar ve yerel dükkanlardan dolayı olabilir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ailede evin geçimini sağlayan tek kişi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bisikletini çalanın Tom olduğundan o kadar emin olmanı sağlayan ne?
Translate from Türkçe to İngilizce

O, ailenin geçimini sağlayan tek kişi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ne zaman bir kaza olsa doktorların aradığı ilk şey hasta hakkında bazı bilgiler sağlayan bir bilezik, bir kolye, veya bir aksesuardır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu ailenin geçimini sağlayan kişi o.
Translate from Türkçe to İngilizce

Doğa her sayfada büyük bir içerik sağlayan tek kitaptır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Doğrudan pazarlama insanların evden alışveriş yapmasını sağlayan bir yoldur.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, kraliyet portrelerini yaparak geçimini sağlayan bir sanatçıydı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hayat karmaşık değildir! Bize, büyümemizi ve gelişmemizi sağlayan görevler verir yalnızca. Bizim bunu istememiz yeterlidir!
Translate from Türkçe to İngilizce

Bisikletler egzersiz sağlayan ve kirliliği yaymayan bir ulaştırma şeklidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un onu yapmasına yardım sağlayan kimseyim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben Tom'un onu yapmasına yardım sağlayan kişi değilim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bunu sağlayan nedir?
Translate from Türkçe to İngilizce

İşe kabul edilmenizi sağlayan özellikleriniz nelerdi?
Translate from Türkçe to İngilizce

Kendimizi bu sanat türüne adamamızı sağlayan şey ne?
Translate from Türkçe to İngilizce

Dikkat edilirse, bize bugünkü vatanımızı ve devletimizi sağlayan Kurtuluş Savaşı Muharebeleri'nden sadece Başkomutan Meydan Muharebesi'ni ülke çapında, programlı törenlerle kutluyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Alışkın olduğun tüm bu lüksleri sana sağlayan kişi babandır.
Translate from Türkçe to İngilizce