saati kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Saati kaybettim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Havaalanına gitmek için bir saati gözden çıkarmalısın.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu saati onarmak istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Annemize bir kol saati verdik.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu bir kol saati değil.
Translate from Türkçe to İngilizce
Oğlum saati okuyabiliyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bana doğru saati söyle, lütfen.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bana tam saati söyleyebilir misiniz, lütfen?
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben tam saati bilmek istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu benim dün aldığım kol saati.
Translate from Türkçe to İngilizce
Oğlum bir saati okuyabilir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yemek saati gelmedi mi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Her iki saati de sevmiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
48 saati dakikaya dönüştürürseniz, kaç dakika yapar?
Translate from Türkçe to İngilizce
Dün gece iki saati televizyon izleyerek geçirdim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Savaşın ilk birkaç saati içinde, Birlik güçleri kazanıyorlardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bana saati söyler misin?
Translate from Türkçe to İngilizce
Saatim durdu ve saati bilmiyordum.
Translate from Türkçe to İngilizce
O yanında bir çalar saati almadan asla yolculuk yapmaz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir gün önce aldığım saati kaybettim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom saat altıda gitmek için çalar saati kurdu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bu saati bir garaj satışında buldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Birisi bana saati söyleyebilir mi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Büyükannemin eski saati yıllardır çekmecede duruyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Buradaki net-kafeler öğrencilere yiyecek ve içecek sağlamaktadır; ücretler yaklaşık saati bir pounddan başlamaktadır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben bu saati mağazada satın aldım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kate kaybettiği saati buldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Molly'nin büyük bir saati var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Jack'in sahip olduğu aynı saati istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ayrılma saati ne zaman?
Translate from Türkçe to İngilizce
Saati tamir ediyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ona bir kol saati aldım.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, saati benim için tamir etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Saati ne zaman aldın.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, saati onarmak zorundadır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Benim masa saati bozuk gibi görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çocuğun elinde bir saati var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Saatim saati doğru göstermiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun ölümünün 24 saati içinde onu yakarak kül haline getirdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir günde kaç saati ofisinde geçirirsin?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tam öğle saati.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, bir saati parçalara ayırdı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hareket saati nedir?
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun çok pahalı bir saati var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun saati on dakika geridir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yaşlı adam bana saati sordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bana saati söyleyebilir misiniz, lütfen?
Translate from Türkçe to İngilizce
Bana geleceğin saati söyle.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir saati olan biri saatin kaç olduğunu bilir; iki saati olan biri ise asla emin olamaz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ona bu saati tamir ettireceğim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Burada her çeşit saati tamir ederiz.
Bu saati ücretsiz alabilirsin.
Oyun için saati ve tarihi ayarladık.
Babamın bana verdiği saati kaybettim.
Tom'un tam Mary'nin sahip olduğu gibi bir saati var.
Uçağın tarifeli uçuş saati nedir?
Dün gece iki saati kitap okuyarak geçirdim.
Saatim durmuştu, bu yüzden saati bilmiyordum.
Tekerlekli sandalyedeki küçük çocuk Tom'a saati sordu.
Bir yabancı bana doğru geldi ve bana saati sordu.
Günde birkaç saati web sayfamı düzenleyerek geçiriyorum.
Saati tamir et.
Saati kur.
O kimin saati?
Saati görmüyor musun?
Oğlum saati söyleyebilir.
Molly'nin büyük bir kol saati var.
Saatleri ayarlama enstitüsü saati 10 dakika ileri aldı.
Saati koru.
O, Tom'un saati.
Bu cep saati yetmiş yıldan daha eskidir.
Tom'un bir cep saati var.
Tom saati bilmek istiyordu.
Tom, Mary'nin ona verdiği saati kaybetti.
Tom yaklaşık günde bir saati yüzerek geçirir.
Birinin bu saati onarabileceğini sanmıyordum.
Bazı Almanlar, saati bir euro'ya çalışıyorlar.
İndirimli içki saati, saat altıdan sekize kadardır.
Lütfen saati ayarlar mısınız. Geri kalmış.
Bu saati istasyonda buldum.
Bana onların geleceği saati tam olarak söyleyin.
Tam saati nedir, lütfen?
O eski saati ne zaman ve nerede satın aldın?
Kol saati çalışmıyor.
Lütfen bana tam saati söyle.
Bana saati söyler miydiniz, lütfen?
Bana tam saati söyleyebilir miydiniz, lütfen?
Tom altından yapılmış bir kol saati takıyor.
Son saati geldi.
Bu saati ne zaman aldın?
Saatim bozuk olduğu için, saati tam bilmiyordum.
Tom Mary'nin ona verdiği saati kaybetti.
Üzgünüm size saati söyleyemem, saatim yok.
Bir ağacı devirmek için sekiz saatim olsa, ilk altı saati baltayı bilemek için kullanırım.
Tom genellikle her sabah çalar saati çalmadan önce uyanır.
Sıranın üstündeki kol saati benimkidir.
Tom saati soruyordu.
Onlar günün her saati açıktır.
Günün her saati çalışma oluyor.
Son üç saati sadece Tom'la konuşarak geçirdim.