Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"saatlerce" içeren Türkçe örnek cümleler

saatlerce kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Saatlerce çalışmaktan yoruldum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onu saatlerce beklediler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hepimiz tükenene kadar saatlerce müzik eşliğinde dans ettik.
Translate from Türkçe to İngilizce

Avukatlar davayı saatlerce savundu.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, sık sık oturur ve saatlerce denize bakar.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, saatlerce beklemeye devam etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Polisler saatlerce Tom'un evini aradılar fakat onlar cinayet silahını bulamadılar.
Translate from Türkçe to İngilizce

İki taraf, sıcak yaz güneşinde saatlerce mücadele ettiler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom saatlerce bir trafik sıkışıklığında sıkıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Öyküleri saatlerce bizi eğlendirdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bill saatlerce ağlamaya devam etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Saatlerce kitap okudum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Saatlerce denize baktım.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, onu saatlerce bekledi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Saatlerce yağmur yağdı.
Translate from Türkçe to İngilizce

O çocuk saatlerce ağlamaya devam etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

O saatlerce bekledi.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, saatlerce müzik dinledi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gece saatlerce çalışırım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz saatlerce bekledik.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kitap okuyarak saatlerce otururdu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Saatlerce planla ilgili konuştular.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir şey yapmadan saatlerce otururdu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Saatlerce bekledim ama o gelmedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yardım gelmeden saatlerce bekledik.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir trafik sıkışıklığında saatlerce sıkıştık.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onu düşünerek saatlerce uyanık yattı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çoğunlukla kitap okuyarak saatlerce oturur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çoğunlukla bir şey yapmadan saatlerce otururdu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Saatlerce otururdu ve denize bakardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir trafik sıkışıklığında saatlerce takıldılar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tek kelime söylemeden saatlerce otururdu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Durmadan sık sık saatlerce çalışırdı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çocuklar sahilde saatlerce oynardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Öğrenciler planı saatlerce tartıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir şey yapmadan sık sık saatlerce burada otururdu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Saatlerce aradım fakat onu bulamadım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Din adamı saatlerce diz çökmüş olarak kaldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tatillerde saatlerce balık tutardım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bana bilgisayarımda çalışırken saatlerce oturmanın sırtım için zararlı olduğu söylendi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz bir şey yemeden saatlerce çalışmaya devam ettik.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gelmeniz için saatlerce bekliyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tartışmaya saatlerce devam ettiler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu kitap o kadar eğlenceli ki saatlerce okuyabilirim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz saatlerce konuşabiliriz ve asla sıkıcı olmaz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom kar küresini saatlerce izleyebilir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Telefonda saatlerce konuştuk.
Translate from Türkçe to İngilizce

O sorun hakkında düşünerek dün gece saatlerce uyumadım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dün gece Tom'u düşünerek saatlerce uyumadım.

Saatlerce yürüyüşten sonra, dua etmek için bir kilisede durakladılar.

Saatlerce garip kılıkta dolaşır.

Ne yapmam gerektiğini düşünerek dün gece saatlerce uyumadım.

Tom ve Mary saatlerce konuştular.

Ben, kendimi saatlerce çalışmaya eğittim.

Konuşmamız saatlerce sürdü.

Saatlerce dayanabilirim.

Onlar saatlerce konuşmaya devam etti.

Saatlerce çalışmaya devam ettiler.

Müfettiş Tom Jackson saatlerce Mary'yi sorguladı.

Tom kendini saatlerce bodruma kilitlerdi.

Saatlerce bilgisayarın önünde oturmaktan sırtım ağrıyor.

Tom sık sık bir şey yapmadan saatlerce oturur.

Saatlerce oradaydım.

Tom saatlerce dışarıda olacak.

Ben küçükken saatlerce tek başına odamda okurdum.

Sık sık tek bir kelime etmeden saatlerce otururdu.

O onun hakkında düşündüğü için saatlerce gözüne uyku girmedi.

Bu saatlerce sürebilir.

Gerildiğimde, ben saatlerce yemek pişirmeye başlarım.

O, telefonda bir seferde saatlerce kız kardeşiyle konuşur.

Onunla saatlerce konuşabilirim.

Tom'la saatlerce konuşabilirim.

Bazı seçmenler oy vermek için saatlerce bekledi.

O sık sık bir şey yapmadan saatlerce otururdu.

Mary bazen saatlerce hareketsiz oturur ve denize bakar.

O saatlerce onun aramasını beklerdi.

Tom saatlerce bilgisayar oyunları oynuyor.

Tom lav lambasına saatlerce baktı.

İki bilimci, incil yorumları hakkında saatlerce tartıştılar.

Tom saatlerce gecikti.

Saatlerce çalışıyor.

Saatlerce burada bekliyoruz.

O sık sık saatlerce kayıtları dinleyecek.

Saatlerce burada olabiliriz.

O aile tarihi hakkında saatlerce homurdandı.

Orada saatlerce sıkıştım.

Arkadaşlarımla konuyla ilgili saatlerce tartıştık.

Tom ve Mary bir park bankında oturup saatlerce konuştular.

Ne yazacağımız hakkında saatlerce tartıştık.

Telefonda saatlerce ne hakkında konuşabilirsin?

Sana saatlerce arıcılıktan bahsedebilirim, ama seni sıkmak istemiyorum.

Mehmet eve gelir gelmez önce duşuna aldı, sonrasında televizyonun başına geçerek saatlerce en çok sevdiği diziyi izledi.

Tek kelime anlamadan, seni saatlerce diyebilirdim.

Tom kesintili olarak saatlerce ağladı.

O, orada hiçbir şey yapmadan saatlerce oturacak.

Saatlerce çalıştıktan sonra yorgun hissettim.

İşkence saatlerce sürdü.

Tom Mary'yi düşünürken saatlerce gözüne uyku girmedi.

Ateş saatlerce için için yandı.

Her gün saatlerce uygulama yapıyorum.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce