sabahın kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 51'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Sabahın erken saatlerinde kalkmak sizi sağlıklı yapar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sabahın serinliğinde Çalış.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sabahın ilk ışıklarına kadar benimle birlikte kalın.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom sabahın erken saatlerinde sahilde oturmayı sever.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, sabahın erken saatlerinde başladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sabahın erken saatlerinden beri yemek yemediğim için ben oldukça açım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sabahın erken saatlerinden beri yağmur yağıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Japonya'da şimdi saat sabahın 3.00'ü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Henüz sabahın beşiydi ama yine de aydınlıktı.
Translate from Türkçe to İngilizce
"Bir bardak bira istiyorum." Sabahın sekizi, Tom!"
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom sabahın erken saatlerinden gecenin geç saatlerine kadar çalıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Saat sabahın üçü fakat ben tamamen uyanığım ve çabalasamda uyuyamadım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bu sabahın erken saatlerinden beri meşgul.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu sabahın erken saatlerinden beri onu bekliyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onlar sabahın köründe ayrıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sabahın o kadar erken saatinde ne yapıyorsun?
Translate from Türkçe to İngilizce
Saati sabahın üçünü gösteriyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onlar sabahın erken saatlerine kadar yatmaya gitmediler.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom ve Mary sabahın erken saatlerinden hava kararmaya başlayıncaya kadar yürüdüler.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yarın sabahın köründe gitmek zorundayız.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom sabahın dördünde çıktı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom sabahın köründe uyandı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom sabahın ilk ışığında uyandı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom genelde sabahın onunda sarhoş durumda olur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Saat sabahın onu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sabahın nasıl geçti?
Translate from Türkçe to İngilizce
Şimdi saat sabahın sekizi.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, sabahın erken saatlerinde uyandı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bu sabahın erken saatlerinde Mary'den bir telefon çağrısı aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sabahın erken saatleri benim için çok etkili.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sabahın erken saatlerinde kalkmak hoştur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu sabahın erken saatlerinde onunla tanıştım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Anne sabahın asla gelmeyeceğini düşünüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sabahın erken saatlerinde avlanmaya gidiyorum. Benimle gelir misin?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom sabahın erken saatlerinde Boston'daki evinde huzur içinde öldü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sabahın erken saatlerinde genellikle yolda çok fazla araba yoktur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kim daha sabahın yedisinde gölde böğürtlen toplar? Kim göl kıyısında ki otlara ve bitkilere sevinir? Kim göl kıyısındaki vızıltı ve mırıltıya severek kulak verir? Kim gölün etrafında sık sık bisiklet sürer veya pedal çevirir? Kim gölde yüzmeyi veya kürek çekmeyi sever? Kim burayı herkesten daha çok sever? Tabii ki ben.
Translate from Türkçe to İngilizce
Akşamın hayrından sabahın şerri iyidir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Beklenmedik bir melankoli dalgası sabahın köründe içimi darladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom sabahın erken saatlerinden gece geç vakitlere kadar çalışıyor.
Kim daha sabahın yedisinde gölde böğürtlen toplar? Ben. Kim göl kıyısındaki otlara ve bitkilere sevinir? Ben. Kim göl kıyısındaki vızıltı ve mırıltıya severek kulak verir? Ben. Kim gölün etrafında sık sık yürüyüş yapar veya pedal çevirir? Ben. Kim gölde yüzmeyi veya kürek çekmeyi sever? Ben. Kim burayı herkesten daha çok sever? Tabii ki ben.
Bence Tom'u ziyaret etmek için erken. Sabahın körü daha.
Her gün sabahın köründen gece yarılarına kadar çalışıyor.
Ali sabahın köründe evden çıktı.
Sabahın erken saatleriydi ve sokaklar boştu.
Eğitim şart, ama sabahın köründe değil!
Sabahın köründen beri yoldayız.
Çiy sabahın erken saatlerinde düşer.
Büyükbabam sabahın erken saatlerinde yürüyüşe çıkmayı sever.
Sabahın altısında otobüs durağında bekliyordum.
Saat sabahın sekizi.