Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"sadık" içeren Türkçe örnek cümleler

sadık kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

O ailesine sadık.
Translate from Türkçe to İngilizce

O ebeveynlerine sadık.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, prensiplerine sadık kalıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, dinozorun sadık minyatürüne baktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kararıma sadık kaldım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir köpek sadık bir hayvandır, bu yüzden insan dostu olduğu söylenir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Köpek sadık bir hayvandır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sözüne sadık olmalısın.
Translate from Türkçe to İngilizce

O sadece Çizmeli Kedi görüntüsünü kullanmak zorunda kaldı. Ben onun sadık uşağıydım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun köpeği uysal olduğu kadar çok sadık değildir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ülkesine sadık bir vatandaştır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom karısına sadık.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom kesinlikle Mary'nin sadık olduğuna inanıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

O her zaman karısına sadık idi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ana fikre sadık kalmalıyız.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'nin ona sadık olduğuna inanmıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

O sözüne sadık kaldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Köpekler sadık hayvanlardır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz planımıza sadık kalmalıyız.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, sözüne sadık kalmayacaktır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Her şeyin ötesinde arkadaşlarına sadık olmalısın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sözüne sadık kalmalısın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Söylediklerine sadık olmalısın.
Translate from Türkçe to İngilizce

O sadık ve güvenilir bir adamdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Benim sadık yarim kara topraktır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sadık oluyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

O prensiplerine sadık kaldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

O sonuna kadar sadık kaldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom sadık.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun dediği eşine her zaman sadık kaldığıydı.
Translate from Türkçe to İngilizce

O iyi ve sadık bir eş.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ününe bakacak olursak, işine sadık biri gibi görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'ye sadık.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom sadık değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce

Diyetime sadık kalmama yardım ettiğin için teşekkür ederim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Orijinal plana sadık kalalım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu kadar sadık ve yasalara uyan birini hiç görmemiştim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Plana sadık kalalım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Arkadaşlarım çok sadık.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz evlendiğimizden beri o sadık bir aile babası oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çeviriler sevgililer gibidir.Güzel olanlar sadık değildir ve sadık olanlar güzel değildir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sanırım orijinal plana sadık kalmalıyız.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sadık bir arkadaşa ihtiyacım var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Herkese sadık kalmasını söyle.
Translate from Türkçe to İngilizce

İstediğin kadar gül; ben sonuna kadar planıma sadık kalacağım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sadece kendi çizgine sadık kal.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sen sadık mısın?
Translate from Türkçe to İngilizce

Konuya sadık kal.
Translate from Türkçe to İngilizce

Planına sadık kal.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un sadık olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar sonuçta orijinal plana sadık kalmaya karar verdiler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom sadık bir muhafazakar oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Karım sadece şimdiye kadar tanıştığım en güzel kadın değil ayrıca en sadık ve en çalışkandır.

Sanırım plana sadık kalmalıyız.

O sadık bir dost buldu.

Çevirin Japoncaya biraz daha sadık olamaz mı?

Tom bir sadık muhafazakârdır.

Bir sadık dost, on bin tane akrabaya değer.

Bizim sadık hizmetçimiz hastanede öldü.

Ona sadık.

Tom ve Mary birbirlerine sadık kaldılar.

Tom işine sadık kaldı.

Eski yöntemlere sadık kalmaya çalışmanın bir faydası yok.

Bizim gerçekten sadık sürekli müşterilerimiz var.

Tom sadık bir arkadaştı.

Diana sadık bir arkadaştı.

Dania yine de Fadıl'a sadık kalmaya karar verdi.

Fadıl, Sadık caddesinde yaşıyordu.

Fadıl, Sadık caddesinde oturuyordu.

"Senin adın...?" "Fadıl Sadık."

Dr. Sadık, Leyla'nın kusmuğunda arsenik buldu.

Dr. Sadık hastaları kontrol etti.

Dr. Sadık toplulukta bir süper yıldızdı.

Fadıl, Sadık tıp merkezine kabul edildi.

Fadıl, Sadık tıp merkezine yatırıldı.

Kurban 22 yaşındaki Fadıl Sadık olarak tanımlandı.

Dedektif Sadık bebek ölümlerini soruşturdu.

Dr. Sadık o ölüme neyin neden olduğu hakkında hiçbir fikri olmadığını daha sonra itiraf etti.

Kadınlara karşı sadık ol. Onları sevmek yeterli değil.

Leyla'ya göre Fadıl sadık bir koca.

Bir şey yapmaya karar verdikten sonra ona sadık kalın.

Tom sadık kalmadı.

Babam kendini sadık bir Macar olarak görüyordu.

Sadık bir erkek kardeş, kız kardeşine yardımcı olur.

Sadık bir erkek kardeş kız kardeşine yardımcı olur.

Alman çoban köpekleri sadık olma eğilimindedir.

Leyla'nın bazı sadık arkadaşları vardı.

Gerçekten sadık bir müşteri tabanımız var.

Sen sadık değil misin?

Sen planına sadık kalacak mısın?

Sadık bir arkadaş iki vücutta bir ruhtur.

Tom Mary'ye çok sadık.

Sadece değişenler kendilerine sadık kalırlar.

Sadık köpek Hachiko'nun heykeli Şibuya İstasyonu önünde duruyor.

Geçmişe sadık kalamazsın.

Planına sadık kalacak mısın?

Sami senaryoya sadık kalmadı.

Sadık bir arkadaş gerçek bir hazinedir.

Sami sadık bir Hıristiyandı.

Sami, Leyla'ya sadık değildi.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce