Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"serbest" içeren Türkçe örnek cümleler

serbest kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

İran, Amerikalı kadının serbest bırakılmasını engelliyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar mahkûmu serbest bıraktılar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Beş mahkûm yeniden tutuklandı, ancak diğer üçü hâlâ serbest.
Translate from Türkçe to İngilizce

O köpeği serbest bırakmayın.
Translate from Türkçe to İngilizce

İran Amerikalı kadının serbest bırakılmasına karşı çıkıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Topladığımız tüm cümleleri Creative Commons Attribution lisansı altında serbest bırakıyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, serbest bir hayat yaşadı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lincoln bütün kölelerin serbest bırakılmasını kabul etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Teröristler rehineleri serbest bıraktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tutuklu erkenden serbest bırakılmasını istedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

O aslında serbest piyasa sistemini destekledi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ateş serbest!
Translate from Türkçe to İngilizce

Bay Johnson serbest meslek sahibidir ve mobilya tamiriyle uğraşır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom geçen ay cezaevinden serbest bırakıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mary yıllarca Tom'un hapisaneden çıkmasını bekledi ve sonunda o serbest bırakıldığında çok mutlu oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom hastaneden serbest bırakıldı, ama ateşli silah yarası hâlâ iyileşiyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom serbest çalışan bir bilgisayar programcısı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom köpeğine serbest koşması için izin verdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lincoln köleleri serbest bıraktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Polisler onu serbest bıraktılar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mahkûm serbest bırakıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mahkumlar serbest bırakıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Katil hâlâ serbest.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, köpeği bahçede serbest bıraktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tutuklu serbest bırakıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kız kuşu serbest bıraktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Rehineler serbest bırakılacaktır.
Translate from Türkçe to İngilizce

İki adam hapishaneden serbest bırakıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Rehineleri serbest bırakmayı reddettiler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tüm rehineler zarar verilmeden serbest bırakıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kendileri için çalışmak üzere serbest bırakıldılar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tüm rehineler sağ salim serbest bırakıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şu tutuklular dün serbest bırakıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kafesi açtı ve kuşları serbest bıraktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kız kuşları kafesten serbest bıraktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Er ya da geç rehineler serbest bırakılacak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Rehineler Noelden önce serbest bırakılacak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onu serbest bırakın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Seni serbest bırakacağım.
Translate from Türkçe to İngilizce

O serbest meslek sahibi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom kuşu serbest bıraktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sırlar saklanır herkes serbest düşünmekte özgürdür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom serbest bırakıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kurallar bana öğretilmedi ve serbest bir yaşam hakkına sahip olmadım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar bizi serbest bıraktılar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar Tom'u serbest bıraktılar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom, Mary'yi serbest bıraktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'u serbest bırak.

Tutuklu dün serbest bırakıldı.

Köpekleri serbest bırakma.

O bir serbest gazeteci.

Ben serbest çalışan bir gazeteciyim.

Tom rehineleri serbest bıraktı.

Ben serbest çalışan bir fotoğrafçıyım.

Mahkumu serbest bıraktılar.

Nihayet serbest bırakıldım.

Kokainle yakalandı,ama hiç yer olmadığı için serbest bırakıldı.

O hâlâ serbest.

Serbest meslek sahibi olmak istiyorum.

Tom serbest meslek erbabı.

Polis Tom'u serbest bırakacağını söyledi.

Ben bir serbest gazeteciyim.

Duruşmadan sonra, onlar mahkumları serbest bıraktı.

Tom bir serbest gazeteciydi.

Jüpiter'e serbest olanın öküze de serbest olması gerekmez.

Tom serbest kalana kadar dinlenemeyiz.

Onları serbest bırak.

Onu serbest bırak.

Onları serbest bıraktık.

Onu serbest bıraktılar.

Onları serbest bıraktılar.

Dan 2006 yılında serbest bırakıldı.

Oğlan bir kuşu serbest bıraktı.

Neden Mary'yi serbest bırakmıyorsun?

Tom bir serbest gazeteci.

Tom serbest bırakmayı reddetti.

Serbest konuşma özgürlüğün var ama iftira etme hakkın yok.

On üçüncü yasa değişikliği tüm zenci köleleri serbest bıraktı.

O tutukluyu serbest bırakmayın.

Tom serbest paraşütçü eğitmeni.

Tekstil endüstrisi serbest rekabet pazarına önümüzdeki yıllarda uyum sağlayacaktır.

Onlar tüm mahkumları serbest bıraktı.

O aday serbest ticaret yanlısı.

Onlar Tom'u birkaç saat gözaltında tuttu ve sonra onu serbest bıraktı.

Dün tüm suçlamalardan aklandı ve serbest bırakıldı.

Dan, Matt ve Linda'yı kefaletle serbest bıraktırdı.

Polis herhangi bir ek ayrıntıyı serbest bırakmadı.

O serbest kalabildi.

Tom serbest bırakıldı mı?

Mahkûmlar serbest bırakıldı mı?

Tom daha sonra serbest bırakıldı.

Bu hayvanları kafesten serbest bırakmalısın.

Ateş serbest.

İki gün önce kaçan mahkum hâlâ serbest.

Rehinelerden üçü serbest bırakıldı.

Tutukluları serbest bırakıyorum.

Ne yazık ki Tom'u serbest bırakmak zorunda kalacaksın.

O onlara tutukluyu serbest bırakmasını emretti..

Tom geçen ay ceza evinden serbest bırakıldı.

Hayal kurmak serbest.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce