sesini kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Klavsenin sesini çok severim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu kuş insan sesini taklit edebilir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom sesini yükseltti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Köpek sahibinin sesini duyar duymaz, bir ok gibi fırladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben de bu şarkıcının sesini severim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Lütfen müziğin sesini azaltır mısın?
Translate from Türkçe to İngilizce
Bip sesini işittikten sonra mesajınızı bırakın.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom Mary'nin sesini duyduğuna memnun oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu otel odasında denizin sesini duyabilirsin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Lütfen sesini biraz azaltır mısın? Akşamdan kalma baş ağrım var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom Mary'nin sesini duymayı ummuyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom sesini kaybetti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Senin sesini derhal tanıdım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tony onun sesini duydu ve piyano çalmaya durdurdu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom sesini duyuramıyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sesini yükselt.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, sesini yükseltti.
Translate from Türkçe to İngilizce
TV'nin sesini kısabilir miyim?
Translate from Türkçe to İngilizce
Sesini biraz açın.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, radyonun sesini kıstı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Lütfen radyonun sesini kıs.
Translate from Türkçe to İngilizce
Radyonun sesini biraz aç.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hâlâ sesini duyabiliyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bana sesini yükseltme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Radyonun sesini kıs.
Translate from Türkçe to İngilizce
TV'nin sesini kıs.
Translate from Türkçe to İngilizce
Radyonun sesini kız.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, sesini alçalttı.
Translate from Türkçe to İngilizce
O sesini alçalttı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben piyanonun sesini seviyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Radyonun sesini aç. Duyamıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çatıdaki yağmurun sesini seviyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çocukların gülme sesini seviyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Televizyonun sesini açtı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun sesini duyduğunda geriye döndü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom teneke çatıdaki yağmurun sesini duyuyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kötü bir soğuk algınlığı şarkıcının sesini kaybetmesine sebep oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sesini alçalt.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom sesini alçalttı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Telefonda Ryo'nun sesini duyunca heyecandan dilim tutuldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sesini yükseltme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un sesini duydum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un sesini duyduğuma yemin edebilirdim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Telefonun kulaklığının sesini açar mısın artık?
Translate from Türkçe to İngilizce
Zilin sesini duydunuz mu?
Translate from Türkçe to İngilizce
Televizyonun sesini kıs.
Translate from Türkçe to İngilizce
Televizyonun sesini kısın.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sesini aç.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sesini kısın.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kalbinin sesini dinle.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yüreğimin sesini dinledim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Söyleyecek bir şeyin varsa hemen söyle ya da sesini kes.
Translate from Türkçe to İngilizce
TV'nin sesini aç.
Translate from Türkçe to İngilizce
Radyonun sesini biraz açın.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un sesini tanıdım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Herkese aşkın dilinde konuş. Sesini yükseltme. Küfretme. Tatsızlık çıkarma. Gözyaşlarına sebep olma. Diğerlerini yatıştır ve iyilik göster.
Onun sesini seviyorum.
Sesini kısabilir misin?
Sesini kısar mısın?
Lütfen sesini kısar mısın?
Tom Mary'nin sesini hemen tanıdı.
Tom, Mary'nin sesini tanımadı.
Tom'un sesini duyabiliyorum.
O karanlıkta otururken bilgisayarında yazı yazıyor, cıvıl cıvıl öten sabah kuşlarının sesini duyuyor ve bütün gece uyumadığını fark ediyor- fakat uykusuzluk hastası hâlâ uyumayı reddediyor.
Marika'nın sesini günlerdir unutamıyorum.
Papağan bir insanın sesini taklit edebilir.
Yağan yağmurun sesini severim.
Plajdaki dalgaların sesini duyabiliyor musun?
Hemen o radyonun sesini kıs.
Vadi şelalenin sesini yansıtıyor.
Tom asla sesini yükseltmez.
Tom, Mary'nin sesini duydu.
Bana bir iyilik yap ve kes sesini.
Lütfen, müziğin sesini azaltabilir misiniz?
Arkamızdaki arabaların kornalarının sesini duyamıyor musun?
Kalbinin sesini dinle, o sana asla yalan söylemez.
Kes sesini, Fred!
Mutfakta birilerinin sesini duyduğumu düşünüyordum.
Lütfen sesini alçalt.
Bu kadar geç aradığım için üzgünüm. Sadece sesini duymak istedim.
Tom, kumandayı aldı ve televizyonun sesini biraz kıstı.
Radyonun sesini o kadar yüksek açtım ki, duvarlar sarsıldı.
Günlerdir sesini duymadım.
Sadece yüreğinin sesini dinle.
Müziğin sesini aç!
Tom sesini alçalttı bu yüzden başka hiç kimse duyamadı.
Sesini alçalt, yoksa Tom'u uyandıracaksın.
Alenen hırsızlık yapıyor ve kimse sesini çıkarmıyor.
Tom'un sesini duymak istiyorum.
Hiç yöneticinin sesini kestin mi?
Sesini alçalt!
Ben senin sesini seviyorum.
Penceremin dışında oynayan çocukların sesini duyabiliyordum.
Sesini duymak için sabırsızlanıyorum, Tom.
Avusturya'nın tepelik manzaraları Bay Bogart'a Müziğin Sesini hatırlattı.
Onun sesini unutamam.
Sesini duyabiliyorum.
Kalbinin sesini dinle Mary.
Ben senin kalbinin sesini dinliyorum.
Tom dışarıdaki insanların sesini duyabildi.