Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"seven" içeren Türkçe örnek cümleler

seven kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Beni seven bir arkadaşım var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gülü seven dikenine katlanır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Etraflıca düşünmeyi seven biriyim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz barış seven bir milletiz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un tenis oynamayı seven bir kız kardeşi var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kumi köpekleri seven kızdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kumi, babası köpekleri seven kızdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Beni ancak seven anlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben ölünceye kadar beni içten ve gerçekten seven bir kadın hayatıma girer mi?
Translate from Türkçe to İngilizce

Ailemi üzmek istemiyorum. Hayatta beni en çok seven insanlar onlardır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sanırım Tom'u seven biri bir yerde vardır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Beni seven kadın fiziksel özelliklerime bakmadan ve tüm hatalarımı bilerek de sevebilir mi?
Translate from Türkçe to İngilizce

Beni seven ve bana yardım eden insanların olması beni duygulandırdı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Beni sevmeyeceğini düşünüp beni seven bir insan aradım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Seni seven benim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom şimdiye kadar beni gerçekten seven tek kişidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ailemizde yüzmeyi seven tek kişidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Burada basketbolu seven tek kişisin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Burada Tom'u seven tek kişisin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Keşke beni seven birini bulabilsem.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ne olursa olsun birbirini seven iki aşıktadır sevgi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Beyzbolu seven insanlar varsa, o zaman futbolu seven insanlar da vardır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bir tane ve onu seven bir kız alacak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Size kedim Leonidas'dan bahsetmek istiyorum. Ona kısaca Nidas diye seslenirdik. Dünyanın en mükemmel kedisiydi. Beni en çok seven oydu. Nidas ile yakından ilgilenince daha iyi hissederdim. Ne yazık ki bir yıl önce kaçtı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şimdiye kadar Tom'u gerçekten seven tek kız Mary idi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom, dikkat çekmeyi seven birisidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'u seven tanıdığım tek kişisin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Seni seven insanların olduğunu unutuyorsun.
Translate from Türkçe to İngilizce

Seni şimdiye kadar seven başka herkesten daha çok seviyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bunu seven bazıları var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben bir tür yalnızlığı seven kişiyim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çiçekleri seven bir kişi kötü olamaz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çiçekleri seven biri kötü bir kişi olamaz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çiçekleri seven adam kötü olamaz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Parayı delicesine seven kişi sensin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Video oyunu oynamayı seven bir kızla evlenmek istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben okula gitmeyi seven bir öğrenciyim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben mektebe gitmeyi seven bir talebeyim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben okula gitmeyi seven bir talebeyim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Herkes sözde seviyor, peki özde seven var mı?
Translate from Türkçe to İngilizce

Canını seven kaçsın!
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom şikayet etmeyi seven kişi türüdür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom yeni şeyleri denemeyi seven adam türüdür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben bir kedi seven kişi değilim.

Bana seni seven kişiyi göster.

Tom'u seven tek kişi ben değilim.

Ateş! Canını seven kaçsın!

Tom'un hiç kampçılığı seven arkadaşları yok.

Luigi okumayı seven bir oğlan.

Tom biraz yalnızlığı seven bir kişi.

Tom'un hiç golf oynamayı seven arkadaşı yok.

Sabah erken kalkmayı seven bir kişi değilsin, değil mi?

O, törenleri seven bir adam.

Karıştırıcılar meyveli buzlu içecekleri gerçekten seven insanlar için güzeldir.

Bir kedi; fareleri seven, köpeklerden nefret eden ve insanlara tahammül eden minyatür bir aslandır.

Hala yerel pirinç kekleri yemeyi seven insanlar var.

Seven insan vazgeçmez; sadece köşede sessizce sabırla bekler.

O gerçekte beni seven tek kızdı.

Beth, yılanları seven garip bir kızdır.

Cezalandırılmayı seven adamlar var.

Sen sabahleyin erken kalkmayı seven tanıdığım tek kişisin.

Kız arkadaşımın kucaklamayı seven biri olması çok önemli.

Yazı seven ve kışı seven kişiler vardır.

Latin Amerika'da Japon animasyonunu seven bir sürü insan var.

O, ayini seven bir adam.

Jocelyn Bell 1943 yılında Kuzey İrlanda'da doğdu. Babası okumayı seven bir mimardı. Jocelyn sık sık babasının kitaplarını ödünç alırdı. Onun okuması sayesinde, Jocelyn astronomi ilgilenmeye başladı.

Tom işini seven mutlu bir adam ve işyeri hakkında iyi hissediyor.

Ben yalnızlığı seven bir kişiyim.

Tom yalnızlığı seven biri.

Bu köpek yavrularını köpekleri seven birine vereceğim.

Çocukluğumda karpuz, mandalina ve yenidünya meyvelerini yemeyi seven bir köpeğim vardı.

Tom beni seven yalnızca tek kişidir.

Onu seven bir adama aşık oldu.

"En çok hangi tür kızlardan hoşlanırsın?" "Beni seven türdekilerden."

Bu video klasik müzik seven herkesi, özellikle viyolonselden hoşlananları ilgilendirir.

Seven bir kalp, tüm bilginin başlangıcıdır.

Balık avlamayı seven Markku bugün büyük bir balık yakaladı.

Çok seven kişi kolay affetmez.

Tom'un seven ebeveynleri vardı.

Onlar ülkelerini seven önemli liderlerdir.

Frizbi seven bizler için, yarın bir maç var.

Burada Mary'yi seven tek kişi Tom değil.

Buralarda Mary'yi seven tek kişi Tom değil.

Zaten sizi seven harika bir kocanız var.

Tom, ailemizde köpekleri seven tek kişi.

Yalnızlığı seven bir kimseydim.

Tom yalnızlığı seven bir kimse.

Tom eğlenceyi çok seven genç bir adamdır.

Tom benim haricimde onu yapmayı seven tanıdığım tek kişi.

Tehdidi seven kimse onun içinde yok olur.

Tom yalnızlığı seven biri değil.

Beni seven arkamdan gelsin!

Operayı seven arkadaşım yok.

O beni olduğum gibi kabul ederek seven tek kızdı.

O beni olduğum gibi kabul eden ve seven tek hatundu.

Sami şimdi onu seven insanlarla çevrilidir.

Tom'un yanı sıra bunu yapmayı seven tanıdığım tek kişisin.

Burada basketbolu seven tek kişi sensin, değil mi?

Tom bunu yapmayı seven tek kişi.

Tom kedi seven bir kişi değil, değil mi?

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce