Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"soğuk" içeren Türkçe örnek cümleler

soğuk kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Hava soğuk.
Translate from Türkçe to İngilizce

Soğuk algınlığım var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kahve soğuk.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kış soğuk fakat ben onu seviyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Harbin çok soğuk.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu soğuk değil, sıcak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bugün hava çok soğuk.
Translate from Türkçe to İngilizce

Burası tüm sene boyunca soğuk olur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Soğuk Moskova kışlarında kendi başına şapka takmak en iyisidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Oda çok soğuk. Ateş söndü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Soğuk algınlığını atlatmalısın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hava çok şiddetli soğuk.
Translate from Türkçe to İngilizce

İçmek için soğuk bir şeye ne dersin?
Translate from Türkçe to İngilizce

Yatmaya gitmeden önce üç tablet soğuk algınlığı ilacı aldım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Soğuk kanlılığımı kaybetmeye başlıyordum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kısa sürede kendini soğuk havaya alıştırdı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Soğuk bir sabahta ülkesini terk etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu soğuk hava haziran için olağan değil.
Translate from Türkçe to İngilizce

New York'ta kış çok soğuk olabilir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kızım soğuk almış
Translate from Türkçe to İngilizce

Kışın her zaman soğuk alıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kışın sık sık soğuk alıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Almanya soğuk bir ülkedir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dışarıda hava çok soğuk, ceketsiz üşüteceksin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Soğuk algınlığı için bir şeyin var mı?
Translate from Türkçe to İngilizce

Hava şimdi soğuk.
Translate from Türkçe to İngilizce

Birçok öğrenci soğuk algınlığından dolayı okula gelmedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Buz kadar soğuk.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, soğuk algınlığına kolayca yakalanır.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, başka bir soğuk algınlığına yakalanmak istemediğinden dolayı odadan ayrılmayacak.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, soğuk algınlığına yakalanma korkusuyla odadan ayrılmaya cesaret edemiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sarımsak ve soğan soğuk algınlığına karşı iyi ilaçlardır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Annem kötü bir soğuk algınlığından dolayı hasta.
Translate from Türkçe to İngilizce

Soğuk rüzgar iliklerime kadar üşüttü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir bardak soğuk biraya gerçekten minnettar kalırdım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kötü bir soğuk algınlığı ülke genelinde hüküm sürüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom cinayetle suçlandığında soğuk ter döktü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu şehir sen olmadan soğuk ve yalnız.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben kötü bir soğuk algınlığı çekiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kış yılın en soğuk mevsimdir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ken korkunç bir soğuk algınlığı olmuş gibi görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Karım soğuk algınlığına kolayca yakalanır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hava soğuk olduğunda eklemlerim ağrıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çorba soğuk değil.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, soğuk algınlığı yüzünden yatakta.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, sık sık soğuk algınlığına yakalandı.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, soğuk algınlığına duyarlıydı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ev soğuk.
Translate from Türkçe to İngilizce

Soğuk algınlığımı atlatmam on günümü aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Soğuk algınlığımı atlatmam bir aydan daha fazla zamanımı aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, soğuk algınlığından dolayı maratona katılmaktan vazgeçti.

Onun soğuk algınlığı var.

Ben soğuk kahve sevmiyorum.

Zengin arkadaş ona soğuk davrandı.

Soğuk hava birçok bitkinin çiçek açmasını engeller.

Ben hamlemi yaptığımda, o bana tokat attı ve soğuk bir duş almamı söyledi.

Oluklu kaşıklar geleneksel pelin ayininde belirli bir role sahiptir.Onlar bir adet küp şekeri soğuk suyla bardaklarının içine eritmek için küp şekeri bardağın üstünde tutmak için kullanılır.

Jane soğuk algınlığını atlatmadan bir hafta önceydi.

O, haberde soğuk kanlılığını kaybetti.

Ne kadar soğuk!

Soğuk hava Tom'u yeniden hayata döndürdü.

Tom soğuk kanlılığını o kadar çabuk kaybediyor ki herkes ondan kaçınıyor.

Tom Mary'nin soğuk aldığını söyledi.

Bunun bizim yirmi yıl içerisinde yaşadığımız en soğuk kış olduğunu duydum.

Bu kış çok soğuk.

Biz bu yıl çok soğuk bir kış bekliyoruz.

Bu, otuz yıl içerisinde yaşadığımız en soğuk kıştır.

Bu yıl soğuk bir sonbahar var.

Bu yıl geçen yıla göre daha soğuk.

Tom soğuk aldığı için bugün gelmeyecek.

Tom bu ilacı alırsa soğuk algınlığından kurtulabileceğini söylüyor.

Tom soğuk algınlığından muzdarip.

O her zaman soğuk kalpli.

O her zaman soğuk kalplidir.

Bugün hafif bir soğuk almışım.

O, buz kadar soğuk.

Tom kendini uyandırmak için kendi üzerine soğuk su döktü.

Bana yaklaşma, soğuk almışım.

Soğuk Savaş devam etti.

Soğuk Savaş İkinci Dünya Savaşından sonra başladı.

Soğuk Savaş aynı zamanda Orta Doğuyu da etkiledi.

Seçim günü soğuk ve yağışlıydı.

Hava çok soğuk değildi, ama her zaman yağışlıydı.

Soğuk hava ve böcekler bitkileri mahvetti.

Mart 1841 sonlarına doğru onun soğuk algınlığı pnömoniye dönüştü.

O, milletin tarihinde en soğuk açılış günüydü.

Bu zalim soğuk bir adamı kendi sesinden korkutabilirdi.

Benim ev çok soğuk.

Dün soğuk algınlığına yakaladım.

Tom soğuk bir duş aldı.

Tom bu sabah soğuk bir duş aldı.

Tom Mary'ye paltosuz dışarı gidilmeyecek kadar çok soğuk olduğunu söyledi.

Tom soğuk algınlığı ile aşağı inebileceğini düşündü.

Tom kendini soğuk su ile yıkadı.

Tom soğuk algınlığı olacak gibi görünüyor.

Tom, Mary'ye soğuk davrandı.

Tom kovayı soğuk su ile doldurdu.

Tom gelen bir soğuk hissetti.

Tom soğuk pizza bile seviyor.

Tom Mary'nin soğuk aldığını duydu.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce