soluk kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 44'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Ayrılacak son kişi soluk yüzlü,düz siyah saçlı, uzun bir adamdı.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, soluk bir pamuk etek giymişti.
Translate from Türkçe to İngilizce
O hep soluk görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Soluk pantolonlar hâlâ modadır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom sadece büyükbabasının soluk bir fotoğrafına sahip.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom soluk bir mavi gömlek giyiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu bitki soluk görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yetişkin bir insan her gün terleme, idrar ve soluk yoluyla yaklaşık 2,5 litre su kaybeder.
Translate from Türkçe to İngilizce
Soluk alamıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom soluk aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom uzun bir soluk aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Meri arzudan soluk soluğa.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kumaşın rengi çok soluk.
Translate from Türkçe to İngilizce
Soluk tenli uzun boylu bir adam odaya girdi ve Tom'un yanına oturdu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Turkuaz rengi, berrak su rengini çağrıştırıyor, açık ve soluk bir mavi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom soluk mavi renkli bir iş gömleği giymişti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Mary soluk mavi bir elbise giydi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu yeni bir soluk getirir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Reçetesiz olarak bir soluk aldırma cihazı alabilir misin?
Translate from Türkçe to İngilizce
O bir soluk cildi vardır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom soluk alamamaktan öldü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Soluk yüz beni biraz rahatsız etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Mutfak soluk sarı çinilerle kaplıydı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom benim biraz soluk göründüğümü söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un soluk bir teni var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom soluk almak için yukarı çıktı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Soluk ver.
Translate from Türkçe to İngilizce
Soluk al.
Translate from Türkçe to İngilizce
Soluk alması yavaşladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom soluk, değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Soluk soluğa kalmıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Soluk soluğa kalmışlardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom soluk soluğa kalmıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yabanıl hayvanlara, gökteki kuşlara, sürüngenlere, soluk alıp veren bütün hayvanlara yiyecek olarak yeşil otları veriyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yeryüzüne tufanı ben göndereceğim. Göklerin altında soluk alan bütün canlıları yok edeceğim. Yeryüzündeki her şey ölecek.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onlarla birlikte her tür hayvan - evcil hayvanların, sürüngenlerin, kuşlarla uçan yaratıkların her türü - gemiye bindi. Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuh'un yanına gelip gemiye bindi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yeryüzünde yaşayan bütün canlılar yok oldu; kuşlar, evcil ve yabanıl hayvanlar, sürüngenler, bütün insanlar, soluk alan bütün canlılar öldü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dünyayı ve içindekilerin tümünü yaratan, yerin ve göğün Rabbi olan Tanrı, elle yapılmış tapınaklarda oturmaz. Herkese yaşam, soluk ve her şeyi veren kendisi olduğuna göre, bir şeye gereksinmesi varmış gibi O'na insan eliyle hizmet edilmez.
Translate from Türkçe to İngilizce
Soluk aldım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un yüzü soluk.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom haberleri soluk soluğa bekledi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Soluk almıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Soluk alın.
Translate from Türkçe to İngilizce
Soluk soluğa içeri girdi.