Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"sonunu" içeren Türkçe örnek cümleler

sonunu kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 98'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Yaramaz kız kaleminin sonunu çiğneme alışkanlığı içinde.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, parasının sonunu harcadığı zaman umutsuzluğa düştü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Peygamberler yüzyıllar boyunca dünyanın sonunu önceden tahmin etmiştir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom yaşadığı sürece bu hafta sonunu hatırlayacaktır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'nin hafta sonunu nerede geçirdiğini merak etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ve Mary hafta sonunu bir yazboz üzerinde geçirdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu hafta sonunu Hawaii geçireceğim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Başlayınca, sonunu getirmelisin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hafta sonunu arkadaşlarımla geçirdim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hafta sonunu tek başına geçirdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hafta sonunu arkadaşlarla geçirdik.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hafta sonunu Kanazawa'da geçireceğim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hafta sonunu Tokyo'da geçireceğim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hafta sonunu uzun bir roman okuyarak geçirdim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sonunu göremiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Paraya olan ihtiyacım seyahat planlarımın sonunu getirdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Nihai terfinizi aldığınız zaman, nihai alışverişinizi yaptığınız zaman, mükemmel evinizi satın aldığınız zaman, birikim yapıp maddi güvencenizi sağladığınız zaman ve başarı merdivenlerinin basamaklarına tırmanıp gelebileceğiniz en yüksek noktaya geldiğinizde heyecanınız da kaybolur ve kaybolacaktır. Peki ya sonra ne olacak? Yolun sonunu görebilmek için daha ne kadar çaba sarf etmek zorundasınız? Eminim anlıyorsunuzdur; hiçbir zaman yeterli olmayacak. Öyleyse kendinize şu soruyu sormak zorundasınız: Önemli olan nedir?
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un hafta sonunu bizimle geçirmesini istedim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom hafta sonunu deniz evinde geçirdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hafta sonunu Boston'da geçireceğim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hikayenin sonunu bilmiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tüm hafta sonunu birlikte geçirelim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom hafta sonunu evimizde geçirdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom uyuyakaldı ve filmin sonunu kaçırdı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Savaşın sonunu yalnızca ölüler görür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Geçen hafta sonunu nasıl geçirdin?
Translate from Türkçe to İngilizce

Hafta sonunu nasıl geçirmeyi planlıyorsun?
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom her hafta sonunu amcasının evinde geçirir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom her hafta sonunu Boston'da geçirir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hafta sonunu dört gözle bekliyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom hafta sonunu tek başına geçirdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu filmin sonunu merak ettim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Berbat zincirleme kazalar hafta sonunu yasa boğdu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu hafta sonunu iple çekiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Somerset'teki küçük yazlıklarında hafta sonunu onunla geçirmeye can atıyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Filmin sonunu gördün mü?
Translate from Türkçe to İngilizce

Hafta sonunu Tom'la geçirdim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bütün hafta sonunu Boston'da geçirmek istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hafta sonunu onlarla birlikte geçirdim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hafta sonunu onunla birlikte geçirdim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ne yaparsan yap bunu akıllıca yap ve sonunu unutma.

Filmin sonunu beğenmedim.

Tom filmin sonunu sevmiyor.

Tom filmin sonunu izlemek istiyordu.

Tom tüm hafta sonunu tarihsel bir roman okuyarak geçirdi.

Ben yalnızca Tom'un konuşmanın sonunu duydum.

O filmin sonunu sevmedim.

Oyunun sonunu yeniden yazalım.

Tom Mary'ye John'un hafta sonunu nerede geçirdiğini söyledi mi?

Roma İmparatorluğu'nun sonunu ne belirledi?

Tom ve Mary hafta sonunu onlarla geçirmemiz için bizi davet etti.

Sen bu işin sonunu hiç düşünmüyorsun, hoca!

Tom'un hafta sonunu nasıl geçirmeyi planladığını öğren.

Tom hafta sonunu Boston'da geçirmek istedi.

Gerçekten tüm hafta sonunu bunu yaparak geçirmek zorunda mıyız?

Hikayenin sonunu tahmin ettin mi?

Amerika ve diğer sömürgeci güçler, Rus Devrimi'nin sonunu umut ettiler.

Kum saati, mücadelenin sonunu gösterecek.

Ben filmin sonunu sevdim.

Üvey kız kardeşim kızılcık suyunun sonunu bitirdi.

Tüm hafta sonunu kütüphanede çalışarak geçirdim.

Sonunu berbat etmek istemiyorum.

Bütün hafta sonunu evde bilgisayarda geçirdim.

Hafta sonunu arkadaşlarla geçirdim.

O bütün hafta sonunu düzeltme yapmakla geçirdi.

O her hafta sonunu internette sörf yaparak geçirir.

Hafta sonunu nasıl geçireceksin?

Zil, dersin sonunu duyurur.

Konstantinopolis'in fethi, Orta Çağ'ın sonunu işaret eder.

İstanbul'un fethi, Orta Çağ'ın sonunu işaret eder.

Bir insan her şeyde sonunu düşünmeli.

Bütün hafta sonunu sorun üzerinde çalışarak geçiren işçilerin ödüllendirilmesi gerekiyor.

Ben sadece hafta sonunu çocuklarımla geçirdim.

Senin yüzünden filmin sonunu kaçırdım.

Senin için sonunu berbat etmek istemiyorum.

Tom Mary'nin yemeğin sonunu yediğini izlerken orada sessizce oturdu.

Hafta sonunu nasıl geçiriyor olacaksın?

Hafta sonunu nasıl geçirdin?

Tom hafta sonunu Mary'nin çiftliğinde geçiriyor.

Sami hafta sonunu uykuda geçirdi.

Kazandıkça bölüşemiyorsan elini sorgula. Konuştukça kırıcı oluyorsan dilini sorgula. Yürüdükçe menzilden çıkıyorsan yolunu sorgula. Ömür geçtikçe yerinde sayıyorsan gününü sorgula. Sevildikçe vefasızlaşıyorsan gönlünü sorgula. Hangi hâlde olursan ol sonunu sorgula.

Tom önümüzdeki hafta sonunu onu yaparak geçirecek.

Tom gelecek hafta sonunu bizimle geçirecek.

Sonunu söyledin.

Tom bütün hafta sonunu çalışarak geçirdi.

Ay sonunu zor getiriyorum.

Filmin sonunu seyretmeden gitti.

Hafta sonunu görebiliyorum.

Filmin sonunu izlemedim.

Filmin sonunu görmedim.

Geriye dönüp başlangıcı değiştiremezsiniz, ama bulunduğunuz yerden başlayıp hikayenizin sonunu değiştirebilirsiniz.

Tom bütün hafta sonunu bahçesinde çalışarak geçirdi.

Tom tüm hafta sonunu parti yaparak geçirdi.

Janos ve Olivia hafta sonunu Cezayir'de birlikte geçirdiler.

Filmin sonunu sevdim.

Filmin sonunu sevmedim.

Filmin sadece sonunu sevdim.

Filmin sonunu beğendin mi?

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce